- Kategori
- Siyaset
Muharrem İnce İçin Tekrar Kurultay Şart mı?

Hep söylüyoruz ya 'demokrasi ile yönetilmiyoruz. demokrasi ile yönetiliyor olsak seçimlerde çarşaf liste sistemi uygulanmaz, gerçek demokrasi ile buluşmuş olurduk' diye. (tüm partiler için geçerli bu durum.
Hal böyle olunca da ne genel seçimlerde seçimlerden söz etmek mümkün, ne anayasa'da geçerliliği olan demokrasiden ne adalet'ten ne hukuktan ne yasama ne de yürütme'den!
'Çarşaf liste' metodu gökten zembille inmediğine göre bunun mimarının 12 Eylül sonrasında askeri yönetimle birlikte meclisten geçirilmiş olan 24 Ocak kararları ile birlikte uygulamaya konulmuş olan serbest piyasa ekonomisi olduğu apaçık ortadadır.
Çarşaf listeler ile seçilmiş olan (seçmene dayatmalı şekilde seçtirilmiş olan) vekillerin neredeyse tümü piyasa ekonomisi modeline göre kurgulanmış olan ekonomi sistemine göre politikalarını sürdürmek zorunda kalmakla birlikte tüm çalışmaları global küresel ekonomiye göre planlamak durumunda kalmaktadır.
Dolayisiyle çarşaf liste metodu başlayalıberi gelmiş geçmiş gerek iktidar partileri gerekse muhalefet partileri hepsi birden demokrasi'yi adalet'i hukuk'u delerek demokrasi adalet hukuk varmış gibi politikalarını sürdürmeye çalışıyorlar.
Parlamentodaki siyasi partilerin temsilcileri (bütün partiler) bu nedenle ihale komisyonlarında beraber yürüyor, beraber islanıryorlar yağan kar'ların altında.
Asıl konumuz ihale veya komisyonlardaki yolsuzluklar değil.
Konumuz, her fırsatta 'adalet ve demokrasi' üzerinde politikasını sürdürmekte olan Cumhuriyet Halk Partisi'nin son kurultayında yaşanmış olan adaletsizlik ve demokrasi'den uzak genel başkan seçimi.
Muharrem İnce'ye yapılmış olan haksızlığı parti yöneticileri tarafından farkına varılarak yeni bir genel başkan seçimi için kurulta'ya gidilmezse CHP seçmeninin CHP üzerindeki adalet ve demokrasi'ye olan inancını yitirmeye yüz tutacağını ve oy yüzdesinin hissedilir seviyeye düşebileceğini söyleyebilirim.
"Adalet ve demokrasi herkes içindir" diyen Cumhuriyet Halk Partisi'nin şu anda yapması gereken şey'in parti içindeki adaletsizliği gidermesi ve kaymak üzere olan demokrasi çizgisinden bir an önce kendini geri çekmesidir.