​ Mühendis, doktor, avukat / Sosyoloji / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Temmuz '12

 
Kategori
Sosyoloji
 

Mühendis, doktor, avukat

Mühendis, doktor, avukat
 

Hepsi saygın meslek.


Eskiden bu meslek gruplarından olan gençlere teklifsiz kız verilirdi, şimdilerde öylemi bilmiyorum doğrusu. Günümüzde orta yaştaki kadınlar kocalarına ya da kaynanalarına, beni ne mühendisler, ne doktorlar ve avukatlar istedi de varmadım demiyordur en azından. Neyse genelde herkes üç aşağı beş yukarı bu meslek gruplarına mensup kişilerin ne iş yaptığını kabaca bilir. Ama yine de içlerinden en saygını benim sosyolojik tespitlerime göre (çünkü bu mesleğe ait olan alt bilgilerden sıradan vatandaş biraz uzaktır, insan bilmediği, korktuğu şeye de saygı duyarmış) doktordur.

Bir İnşaat Mühendisi olarak ise bu konuda Avukatlardan bir kademe daha saygın olduğumuzu sanıyorum, çünkü vatandaş, Avukatın yasaları iyi bilerek, hakimi inandırması (burada kandırmak demek çok düzeyli olmayabilir) gerektiğini, ayrıca iyi yalan konuşması konusunda yetenekli olması, çok iyi ve fazla konuşması gerektiğini söyler.

Vatandaş için mühendisin konusu bildiktir, her vatandaş birazda mühendistir. Hatta benim 10 yıllık şantiye şefliği iş yaşamımda ameleden, bekçiden tutunda kalfaya kadar hatta eğitimi ne olursa olsun işveren dahil tüm şantiye personeli mühendisten daha çok teknik bilgiye sahiptir iddiası vardır. Üçgenin ve karenin alanını hesaplayamayan kalfa ise en iddialı olandır. Ancak şantiyede imalat yapan uygulamacılar ise mühendise karşı biraz daha temkinlidir.

Neyse esas konu bu değil aslında. Mühendislik eğitimime başladığım ilk yılımda İnşaat Mühendisliğine giriş diye bir dersimiz vardı, o derse Türkiyenin en iyi Zemin Mekaniği (Yazdığı, Zemin Mekaniği I-II kitaplarına, esprili bir şekilde Akının İncilleri denirdi.) hocalarından Prof. Dr. Akın ÖNALP hoca girerdi, espri anlayışı da iyi idi hatta slayt gösterilerinde bir Teknik gezi anlatımı yaparken arkadaşlarından birinin eşinin de olduğunu maalesef o arkadaşının kılıbık olduğunu söylemesini hiç unutmam. Ayrıca, ilk insan da mühendisti derdi.

Yukarıda bahsettiğim üç meslekte farklı bilimsel disiplinlerin eğitimini almaktadır. Bu yazımda çok teknik detaylar vermek istemiyorum, bu meslekleri tercih eden gençler, oldukça zor ve kapsamlı bir eğitim süreci yaşamaktadır.

İfade etmek isterim ki Mühendislik eğitimi çok farklı uygulama alanlarına sahiptir, barajlar, yüksek yapılar, iş ve alışveriş merkezleri, katlı otoparklar, kuleler, yollar, viyadükler, köprüler, limanlar, iskeleler, kazıklı inşaatlar bunlara örnektir.

Yine Akın Hocamın ifadesi ile yazıma devam etmek istiyorum, Avukat yanlış yaptığında müvekkilini idam ettirebilir (idam cezası olan ülkelerde) ya da haps ettirebilir, yanlışlık hata bir kişiye yapılmıştır. Doktor ise hastasını muayene ederken ya da ameliyat yaparken yanlış teşhis ya da yanlış ameliyat uygulaması sonucu hastasını sakat bırakabilir, öldürebilirde, yine hatalara maruz kalan bir kişidir.

Ancak, mühendisin hatası sonucu onlarca, yüzlerce, hatta binlerce kişi ölebilir. Nasıl mı?

Depremselliği iyi hesaplanmamış binaların (okul, hastane, toplu konutlar, iş merkezleri, alışveriş merkezleri, kışlalar) depremde yıkılması, yapısal statiği iyi çözülmemiş köprülerin, yüksek binaların çökmesi, iyi hesaplanmamış bir baraj gövdesinin çökmesi çok büyük felaketlere, maddi hasara ve insan kayıplarına neden olabilir.

Bu yapıların sadece tasarlanıp, yapı statiklerinin çözülmesi ile mühendis sorumluluktan kurtulamıyor, ayrıca bu yapıları hesap kurallarına göre hazırlanmış projesine, Teknik Şartnamelerine uygun olarak imal edilmesi de mühendisin sorumluluğundadır.

Son yıllarda Şehir Planlama Mühendisleri yeter sayıda var ancak benim mezun olduğum yıllarda sayıları yok denecek kadar azdı dolayısı ile şehir planlaması işlerini de İnşaat Mühendisleri yapıyordu.

Sevgili Meslektaşlarım, “Bana verilen mühendislik ünvanına daima layık olmaya; Onun bana sağladığı yetki ve sorumluluğu bilerek, hangi şartlar altında olursa olsun onları ancak iyiye kullanmaya; Yurduma ve insanlığa yararlı olmaya; Kendimi ve mesleğimi maddi ve manevi alanlarda yükseltmeye çalışacağıma, Namusum ve şerefim üzerine and içerim” Mühendislik yeminine, sadık kalarak, görev yapınız. Siz, memur değil mühendissiniz.

Doğadaki malzemeyi insanlık yararına örgütleyen mühendisler, insanları da insanlık yararına örgütlemelidir. Unutmayın, son on yıllardır, Ülkemizde doğal felaketlere karşı koyamayan inşaatlar yapmış olan bizler, ölen onlarca, yüzlerce, binlerce insanın sorumluluğunu taşıyoruz. Bu sorumluluk, vicdani, insani ve teknik olarak çok büyüktür.

Sevgili Hocam PROF. Dr. Akın Hocamın anfide söylediklerini şu an gibi hatırlıyorum, “siz çok önemli bir görev üstleniyorsunuz, sorumlu olduğunuz insan sayısı bir değil, on değil, yüzler, binler, belki de milyonlardır.” Diye.

Sevgi ile kalın.

Nizamettin BİBER

Uzman İnşaat Mühendisi

 
Toplam blog
: 887
: 2743
Kayıt tarihi
: 06.06.12
 
 

Yeni dünya düzensizliğinde insan olmaya çalışan ve okuyarak ne kadar cahil olduğunu gören, olayla..