- Kategori
- TV Programları
Muhteşem Yüzyıl , ilk bölümüyle başarılıydı...

Televizyon dizilerini genelde pek izlemem...
Muhteşem Yüzyıl dizisini tarihe olan merakım ve Osmanlı’yı öve öve bitiremeyenlerin bu diziden neler beklediklerini merak
ettiğimden izlemeye başladım... Dizinin ilk bölümünden sonra eleştiriler başladı. Osmanlı padişahlarını gözlerinde
büyütenler şok yaşadı... Osmanlılar'ın harem dünyasının dizide gösterilmesi ve vurgulanması bence doğru bir karardı...
Eğer dizi bir yörüngeye oturtulacaksa bu yörünge harem ve çevresidir... Dizinin ilk bölümünden de anlaşılabileceği gibi,
padişah analarının kök köken olarak Türk olmadıkları, saray yönetimi ve saray çevresinde de Türkler'in bulunmadığını
görmüş olduk... Bu durum tam anlamıyla gerçeklerle örtüşürken, bazı kesimlerin bu durum hoşuna gitmedi ve hemen
diziyi en ağır şekilde eleştirmeye başladılar...Dizi bu anlayışıyla devam ederse, çok önemli gerçekleri toplumumuzun
gözünün önüne sermiş olur...Günümüzdeki Osmanlı meraklılarına da önemli bir ders vermiş olur...
Osmanlı yönetimi azınlıkları hep korumuş ve desteklemiş, yönetim kadrolarına almıştır... Türkler ise hep dışlanmış, savaş
zamanlarında hatırlanmıştır... Türkler, Türkmenler hep horlanmış aşağılanmıştır... Padişahlar, şehzadeler Türk kızlarıyla
evlenmemişlerdir... Osmanlı kurduğu imparatorluğun adına Türk diyememiştir... Türklerin kullandığı Türkçe hiçbir
zaman saraya girememiştir... Osmanlı, Farsça, Arapça, Türkçe karışımı bir dil kullanmıştır...
Kanuni Sultan Süleyman ve Babası Yavuz Sultan Selim şiirlerini Türkçe değil, Farsça olarak yazmışlardır... Aynı dönemlerde
yaşayan ve öz ve öz Türk olan Türk Safeviler’inin Şahı Şah İsmail’in Hatayi mahlasıyla yazdığı Türkçe şiirler, günümüzde de
çok sevilerek okunmakta, bazıları da Türkü tadıyla bizlerle buluşmaktadır...
Diziye gelince, diziyi kostümleriyle tarihsel mekânlarıyla, oyuncularıyla başarılı buldum... Bazı kesimlerin eleştirilerini de
yersiz ve zamansız buluyorum... Dizinin sürekliliği de çok önemli... Tarihsel bir konuda dizilerin sürekliliğinde sıkıntılar
olabilir...
Son olarak şunu anımsatayım, Orhan Bey zamanında cariyelerle tanışan Osmanlı sarayı, Fatih Sultan Mehmet’le birlikte de
Harem hayatıyla tanıştı. Osmanlı haremini her zaman sakladı... Kapıları hep dışarıya kapalı kaldı...Osmanlı Haremi her
zaman merak edildi.. Harem üzerine çok sayıda kitap yazıldı... Muhteşem Yüzyıl filmi de Osmanlı Haremi ile ilgili çok önemli
bilgileri izleyicisiyle paylaşacaktır...
İyi seyirler diliyorum...


