​ Müslüman ve terör / Blog yazarları tartışıyor! / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Ocak '15

 
Kategori
Blog yazarları tartışıyor!
 

Müslüman ve terör

Müslüman ve terör
 

Şimdi, "islam bu değildir" desem, "islam, haksız yere insan öldürmeyi reddeder, islam barış dinidir" diye bas bas bağırsam beni kim dinler.

Çünkü olan olmuş, atı alan üsküdarı geçmiştir. Amaç gerçekleşmiş, niyet hedefine ulaşmıştır. Böylece batı insanının zihinine islamın,"terör üreten bir din" olduğu imajı bir kez daha yerleşmiştir.

Artık bir batı ülkesi vatandaşının yaz tatilini müslüman bir ülkede geçirmesinin,  çarşı pazarında dolaşmasının, evlerinde, otellerinde konaklamasının, müslümanlarla dostça ilişkiler kurup güzel hatıralarla oradan ayrılmasının hiç bir anlamı kalmamıştır. Çünkü müslüman, onun tatilde gördüğü gibi insani yanları olan, kendisiyle dostluk kurulabilen biri değildir/ olmamalıdır. O imajın kafadan silinmesi müslüman tipinin nihai çıkarlara uygun biçimde yeniden tanımlanması lazımdır ve tanımlanmıştır.

Müslüman teröristtir, katildir, canidir. Kafa kesen, kol koparan, kadınların ırzına geçen aşağılık yaratıktır. Kirli sakallı, pis giyimli, uçkur düşkünü cahil bir tiptir ve insanlıkla hiç bir alakası yoktur. Esasen bu, sadece batılılar için değil içimizdeki bazıları için de uygun bir tanımdır.

Etrafına baktığında adları islamla birlikte anılan bir çok terör örgütü görürsün. Liderlerinin konuşması, giyim tarzı ve görünümü zihinimize yerleştirilmiş radikal müslüman tipiyle benzeşmektedir. Fakat bu gerçekten, islamın kendi anladığı gibi olduğuna inanan samimi bir müslüman mıdır, yoksa batılı istibarat örgütlerinin beslemesi midir, hiç bir zaman bilemezsin. Buna karşın, islam adına yapıldığı söylenen her saldırı ile moralin alt üst olur, derdini anlatamamanın sıkıntısını çekersin. Müslüman adı taşıyan bu kişilerin işledikleri cinayetlerden utanır, yerin dibine girersin. Hristiyanlar bir tarafa, kendi içindeki insanlara bile, bu cinayetleri dinin onaylamadığına inandıramazsın.

Şurası muhakkak ki, samimi ya da provakatör vaizlerin coşkulu konuşmalarından etkilenerek mücahitliğe soyunan çok insan olmuştur. Bildiklerimden Afganistan'a savaşa gidenler bile çıkmıştır. Bir tanesini son gördüğümde akıl hastanesindeydi. Kardeşiyle beraber cuma namazına gelmişti. Sebebini sordum, "Siperdeyken yakınımıza bomba düştü, arkadaşlarım gözümün önünde paramparça oldu, beyinleri dağıldı. O günden beri uyuyamıyorum, tedavi için geldim" demişti. İşte bu genç gibi zihinleri cihad fikriyle doldurulup savaşa ikna edilenlerin kahir ekseriyeti, hayatlarında eline silah almamış, karıncayı bile incitmekten korkan genç insanlardır. Asıl itibariyle, islamın ne olup ne olmadığıyla ilgili  yeterli bilgileri yoktur. Kendilerine söylenenin doğru olduğuna inandırılmış bilinçsiz zavallı beyinlerdir. Kafaları cihad fikriyle doldurulmuştur ama silahın ve savaşın ne olduğuna dair en ufak bilgileri yoktur. Bu konuda herhangi bir eğitim de almamışlardır.

Bir de El Kaide, İşıd vs. gibi uluslar arası bazda eylemlere katılanlar var ki, bunlar benim sözünü ettiklerime benzemiyorlar. Silah kullanmayı, bombayı, mermiyi tabancayı çok iyi biliyor ve kullanıyorlar. Yabancı dil ve özellikle de ingilizce konuşabiliyorlar. Dünkü Paris saldırısında da görüldüğü gibi bir yerlerde eğitim aldıkları her hallerinden belli oluyor. Ancak bunları kim yönlendiriyor, kim katliama ikna ediyor, ipleri kimlerin elindedir, işte bunlar tam olarak bilinmiyor. Müslüman teröristler denilip geçiliyor. Doğrusu ben, inanılıp güvenilen bir lider tarafından yönetilmeyen bir insanın veya insanların (ister müslüman, ister hristiyan, ister ateist olsun) kendi ideolojisi için katliama çıkabileceğini sanmıyorum. 

Fakat emri vereni kim olursa olsun sonuç itibariyle yapılanlar müslümanların üzerine kalıyor ve bizim yüzümüzü kızartıyor. Evet dindar veya laik olsun, her topluluğun arasında şiddete meyilli saldırgan tipler vardır. Bunlar her meseleyi kavgayla çözmeye eğilimlidir. Ne var ki, şiddet ve katliam denilince batılının aklına müslüman gelmektedir. Halbuki, solun ve hristiyanların içinde de insan öldüren, bir yerleri bombalayan grup ve örgütler vardır. İspanya'daki Eta, İngiltere'deki İra örgütleriyle ülkemizde faaliyette bulunan sol örgütler bunların somut örnekleridir.

Bu örgütler PKK, Eta veya İra gibi ister masum bir hak isteğiyle ortaya çıkanlar, isterse İşıd ve El Kaide gibi neye hizmet ettiği bilinmeyenler olsun hiç biri tek başına değildir. Bunların her birinin içinde harici istihbarat örgütlerinin parmakları vardır. Bunun nedeni açıktır. Hedef ülkeyi bir şekilde bu yolla kontrol altında tutmaktır. Doğrusu ben bu kanaatteyim. Bir örgüt lideri ve özellikle de adamları için, 20 30 sene boyunca na müsait şartlarda savaşarak yaşamak çok ta cazip bir hayat biçimi değildir.

Müslümanlar tarafından gerçekleştirildiği söylenen bir cinayet örneği de dün, Fransa'da yayınlanan bir mizah dergisinin  Paris'teki merkezine yapıldı. İkisi polis olmak üzere 12 kişi hayatını kaybetti. Her şey olup bittikten sonra bunu yapan müslüman olamaz ya da müslümanlık buna izin vermez demenin hiç bir anlamı yoktur.

Kabullenmekte zorlansak ta pekala fanatik ve saldırgan müslüman yetiştirmek mümkündür. Eline bıçak versen tavuk bile kesemeyecek karaktere sahip bazı hocaların cihad konusunu anlatırken fazlaca abarttığını, özellikle de genç dimağların bundan etkilendiğini kabul etmek zorundayız. Dünyada, yıllara göre bazı akımların öne çıkması gibi müslümanlar arasında da şartlara göre önem arzeden bir kısım trendlerin olduğu ve bunların başında da cihadın geldiği bir vakıadır. Özellikle bazı radikal gruplar arasında modası hiç geçmeyen islami akımın adı cihattır. Çünkü islam dünyasında sona ermeyen tek şey savaştır. Yiyecek, içecek biter, ekonomi çöker, hayatlar altüst olur, açlık hastalık, ölüm kol gezer, umutlar ve ömürler biter ama savaş hep devam eder. Bu nedenle  islam dünyasında mücahitlik önemli bir görevdir!

Burada şuna bakmak lazımdır. Müslümanların birbirleriyle savaşmasından kimin çıkarı vardır. Yahut New York'ta, Londra'da, Paris'te cinayet işlemenin müslümanlara veya müslümanlığa ne gibi bir faydası vardır? Bu soruların cevabını doğru olarak verebildiğimizde zihinlerimizde daha gerçekçi fikirler oluşturabiliriz. Belki de olayların dışarıdan göründüğü gibi olmadığı, batılı istihbarat servislerinin bu örgütleri yönlendirdiği gibi bir kanaate bile ulaşabiliriz.

Güç başkalarının elinde olduğu sürece izlemekte olduğumuz oyunların kimler tarafından kurgulandığını hiç bir zaman bilemeyecek ve bu yapılanların islama mal edilemeyeceğini kimseye anlatamayacağız. Akşam bir tv kanalında kendisinin veya en azından ana babasının müslüman olduğundan emin olduğum biri, İşıd her icraatını ayet ve hadise göre yapıyor diyordu.. Diyelim bu doğrudur. İşıd hangi hak ve yetkiyle bunları yapmaktadır. Beğenirsiniz ya da beğenmezsiniz ama islamın, yüzyıları aşıp zamanımıza ulaşmış bir hukuku vardır ve bu hukukun nasıl ve kimler tarafından uygulanacağı da bellidir.

Öyle önüne gelen mahkeme kurup yargılama yapamaz. Şırnak'ta, Cizre de barış sürecine engel olmak isteyenlerin kurdukları mahkemeler ve yaptıkları yargılamalar ne kadar kuralına uygunsa İşıd'ın yaptıkları da o kadar uygundur.

Bugün çok üzgünüm ve kimseyle tartışmak istemiyorum. İslamın ve müslümanların yüzünü eğdiren ve yaptıklarıyla şeref ve onurumuzu inciten aşağılık ve düzenbaz zihinlere lanet okuyor, bunlara maşalık yapan beyinsiz köleleri de şiddetle kınıyorum. Ben müslümanı böyle tanımıyorum ve eğer varsa bu anlayıştaki bir müslümanlığı da reddediyorum.

 
Toplam blog
: 462
: 707
Kayıt tarihi
: 28.04.07
 
 

Emekliyim. Herkes gibi benim de bir dünya görüşüm var. İnsanların farklı fikir ve inançlara sahip..