Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Kasım '08

 
Kategori
Cinsel Sağlık
Okunma Sayısı
2243
 

Mutlu seks, hem de ömür boyu (1)

Mutlu seks, hem de ömür boyu (1)
 

Bu sene yapmış olduğum bir röportajı sizlerle paylaşmak istiyorum.

Konuşturmakta hiç zorlanmadığım, anlatacak çok şeyi olan ve bunları paylaşmaya bayılan zat-ı muhteremin adı Dr. Iv Psalti. Belçika’nın en ünlü seksologlarından biri. Ayrıca kendileri İstanbullu da olur. Lise eğitiminin sonuna kadar bu güzelim şehirde yaşamış. Yani iletişimimiz beş saat boyunca türkçe oldu ve ben çok eğlendim…

Kendisiyle Fransa’da yayınlanan “Migren mi, kocaman bir kucaklaşma mı?” (Migraine ou gros calin) adlı kitabı üzerine konuştuk.

Şimdi efendim, Psalti’nin bu kitabında üzerinde durduğu anafikir şu : Ömür boyu, hem de aynı partnerle mutlu ve doyurucu seks mümkün. Hatta ÇOK DAHA FAZLA DOYURUCU.

Aşağıda bu röportajdan derlediklerim… Lütfen not alınız.

Ben : Cinsellik açısından milletler arası ayırım yapabilir miyiz? Örneğin bizde, “Türk erkekleri…” diye başlayan negatif cümleler var…

Psalti : Türk kadınları erkekler hakkında atıp tutmayı çok seviyor. Seks konusunda din, dil, ırk ayırımı yok. Hepsi hurafe. Farklılıklar ancak sosyal seviyelerle ilgili. Yapabileceğimiz tek genelleme; olsa olsa erkeklerimizin yüzdesel olarak daha fazla erken boşalma sorunu olduğu ve de kadınlarımızın cinsel iştahsızlığı olabilir. Ama bu da sadece bize özgü değil tabi ki. Örneğin Romalılar’dan kalan yazıtlarda rastladığımız ilginç noktalardan biri; hamam alemlerinde bir adamın boşalması iki dakikayı geçtiğinde “hasta” olarak kabul edilmesi. Bu hayvanlarda da böyle. Ancak bazı erkekler iki dakikada boşalmamayı öğrenebiliyorlar. Bunun için de zaman ve dört cinsel çağı yavaş yavaş geçebilmeleri lazım.

Ben : Nedir bu çağlar? Kitapta da çok yer vermişsiniz…

Psalti : Ergenlik çağında erkek kendini keşfetmeye başlıyor. Zevk, sadece cinsel organla bağlantılı. Kızlar ise duygu, heyecan ve tutkuyu beraber istiyor. Bunun adı “Saflık çağı” . Bu dönem uzun sürerse, ileride cinsel hayatta sorunlar yaşanıyor.

“Kısır çağ” dediğimiz, çiftlerin sekse başladıkları dönem. Birbirlerini keşfetmeleri bir iktidar mücadelesine dönüşebiliyor.

Sonra “Olgunluk çağı” geliyor. Güven, dürüstlük, iletişim ve özelin paylaşılması. Çiftlerin birbirlerine kendilerini teslim ettikleri evre. Kadın, cinsel organına erotik olarak yaklaşabilir, erkek de erken boşalmamayı öğrenebilirse, bu dönem sekste mutluluğa ulaştırıyor.

Ben : Ve sonunda “Altın çağ” diyorsunuz…

<ı>

Psalti <ı>: Evet. Uzun süredir beraber olan çiflerin, günlük hayatlarında seksi doğallık içinde ve düzenli olarak yaşadıkları, birbirlerine karşı tabusuz, sevgi ve saygılı oldukları, böylelikle cinsel mutluluğun şahikasına ulaştıkları dönem.

Psalti : Çiftlerin yavaş yavaş bu kademeleri aşıp en üst seviyelere çıkması lazım. Eşlerini sevmeyi, paylaşmayı öğrenmeleri gerekiyor. İlginçtir; dünya üzerinde erken boşalma problemi yaşayan erkeklerin oranı yüzde kırk. Ancak sorununa çare aramaya gelenlerin ancak yüzde onu bunu dile getiriyor.

Ben : Dile getirilmiyorsa, sayının bu kadar yüksek olduğu nasıl biliniyor peki ?

Psalti : Kadınlar şikayetçi olmadıkları için araştırma yüzdelerine girmiyor. Yani “aman adam işini çabucacık bitirsin, canıma minnet” bakış açısı. Ama terapi ilerledikçe anlaşılıyor.

Ben : Erken boşalmaya ön sevişmeyi de dahil ediyor musunuz?

Psalti : Benim kastım cinsel birleşmeden sonrası. Ne yazık ki türkçede ve ingilizcede bunun ayırımı yok. Sadece fransızlar on sene önce iki ayrı tanım getirdiler bu konuya. Tamam, üç saat sevişilmiş de olabilir, ama adam cinsel birleşme başladıktan iki dakika sonra boşalıyorsa burada bir problem var demektir. Belki kadının on sekiz dakikaya ihtiyacı var, nereden biliyorsun?

Bu noktada İv’in ofisinin kapısı çalıyor. “Hay Allah, unuttum” deyip, aceleyle beni mutfağa alıyor – veya saklıoyor ! . (Söylemeyi unuttum İv’in ikinci önemli uzmanlığı da tüp bebek) Meğer adamın spermleri sayılacakmış! Eline bir iki dergi, banyoya uğurlanıyor!

Anlayacağınız tuhaf bir durum. Ama İv rahat. Ne de olsa işi bu. Binlerce çiftle bu konuları konuşmak palazlamış olsa gerek. Bense biraz huzursuzum…

Devamında konuştuklarımızı da bir başka sefere anlatayım artık. Şimdi bile huzursuzlandım.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

bana bu aşamalar için "eğitim şart" gibi geldi..

SEMA KILIÇ 
 18.11.2008 15:34
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 36
Toplam yorum
: 32
Toplam mesaj
: 17
Ort. okunma sayısı
: 1237
Kayıt tarihi
: 25.10.08
 
 

Fransa ve Türkiye'de on sene kadar turizmcilik yaptıktan sonra iletişim alanına yönelmiştir. İnte..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster