​ Müzik ile tedavi / Müzik / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Şubat '09

 
Kategori
Müzik
 

Müzik ile tedavi

Müzik ile tedavi
 

Müzik ile Tedavi


Astroloji, Organ Tesiri, Zaman Bağlantısı, Tedavi Etkileri

1) NİHAVEND MAKAMI:Oğlak Burcu (Yay Burcu). Satürn, Jüpiter. Toprak- Ateş tabiatlı. Sıcak-kuru yapıdadır. Öğleden sonra ( ikindi ) zamanı etkisi fazladır. Sarı safra, gündüz ve erkek bağlantılıdır. Kan dolaşımı, karın bölgesi, kalça, uyluk ve bacak bölgelerine etkilidir. Kulunç, bel ağrısı ve tansiyon rahatsızlıklarına faydalıdır. Kuvvet ve barış duygusu verir. Akıl hastalıklarına etkili olduğu konusunda önemli bilgiler vardır. En eski makamlardandır. Ebu-selik kelimesinden geldiği söylenmektedir (Güzel yazma ve söyleme yeteneği). Mouse'un sağına tıkla ve hedefi farklı kaydet1 dakikalık örnek mp3 dosyası (Sağ tıkayıp, 'hedefi farklı kaydet')

2) RAST MAKAMI: Koç Burcu Ateş tabiatlı, kuru-sıcak tabiatlı makam. Gece yarısı ve seher zamanları etkilidir. Soğuk organlar olan kemik, beyin ve yağlara etkilidir. Fazla uyumayı engeller. Düşük nabzın yükselmesine yardımcı olur. Özellikle çocuk bünyesinde nem hakim olduğu için; bu nedenle oluşan dengesizlikleri düzeltir. Akıl hastalıklarına iyidir. Sarı safra bağlantılıdır. Erkek karakter gösterir. Gündüz, Salı günleri etkisi fazladır. Oğlak burcu ve su ile ilişkilidir. Tedavi değeri yüksek olan dört esas makamdan birisidir. Sefa, neşe, iç huzuru ve rahatlık verir. Felç illetine devadır. Başa ve göze etkilidir. Kaslara tesiri vardır. En eski makamlardandır. Farsça "doğru" "dosdoğru" "sağ" ve "gerçek" demektir. Spazmı çözücü özelliği nedeniyle spastik ve otistik hastaların tedavisinde yararlıdır. Mars gezegeni ile bağlantılıdır. Tıkla ve Dinle1 dakikalık örnek mp3 dosyası (Sağ tıkayıp, 'hedefi farklı kaydet')

3) REHAVİ MAKAMI: Terazi Burcu. Rüzgar tabiatlı. Sıcak ve kuru. Seher zamanı ve ikindiyle yatsı arası etkilidir. Aslan Burcu, Güneş ve Pazar günüyle ilgilidir. Nemli ve kuru, sarı safra, erkek, sağ omuz, baş ağrıları, burun kanamaları, ağız çarpıklığı ve balgamdan gelen hastalıklara, akıl hastalarına faydalıdır. Doğuma yardımcı olur. Göğüs, mide ve yan böğür (basen) için faydalıdır. Sonsuzluk ve yer çekiminden kurtulma duygusu verir. Urfalı; Urfaya ait demektir. X. Yüzyıldan önceye giden bir geçmişi vardır. İbn-i Sina ve Evliya Çelebi'de bahsi çok geçer. Sonraları Rast makamı, Rehavi makamının yerini almıştır.

MAKAMLARMAKAMLARIN ORJİNALLERİNİ GÖRMEK VE DİNLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ

4) HÜSEYNİ MAKAMI: Akrep Burcu ( Kova Burcu). Su tabiatlıdır. Satürn etkilidir. Nemli ve sıcak. Sabah ve gün ağarırken etkilidir. Sabah- öğlen arası etkisi fazladır. Cumartesi özel gündür. Güzellik, iyilik, sessizlik, rahatlık verir ve ferahlatıcı özelliği vardır. Karaciğer, kalp ve ruhların iltihabını söndürür ve yok eder. Mide hararetini giderici özelliği vardır. Büyük erkeklerde görülen gizli ateşli nöbeti ve günde bir kere gelen ateşli nöbetin giderilmesinde faydalıdır. Sol omuza etkilidir. Sıtma hastalığına iyidir. Barış duygusu verir. İç organlara etkilidir. Tabiat ile birleştirir. İçindeki, gizli pentatonik yapı sebebiyle, kendine güven ve kararlılık duygusu verir; bundan dolayı otistik ve spastik hastalara faydalıdır. En eski makamlardan biridir. En az altı asırlıktır. Mert bir ifadesi vardır. Kalp, karaciğer ve mide için faydalıdır. "Küçük sevgili" ve " Hüseyin ile ilgili" demektir.

5) HİCAZ MAKAMI: Yay Burcu. Ateş tabiatlı. Sıcak özellik gösterir. Jüpiter bağlantılıdır. Yatsıdan sabaha kadar olan zamanda etkisi fazladır. Kuru- soğuk nedenli hastalıklar için faydalıdır. Kemiklere, beyne ve çocuk hastalıklarına tedavi edici etkisi vardır. Üro-genital sisteme ve böbreklere etki gücü fazladır. Alçakgönüllülük duygusu verir. Düşük nabız atımını yükseltir ve göğüs bölgesi diğer önemli etki alanıdır. En eski makamlardandır. Zengüle ve Zirgüle makamları ile yakınlık gösterir. Adını Arabistan'daki Hicaz bölgesinden almıştır.

6) PENTATONİK MELODİLER: Pentatonik müzik, Asya kökenli Türk musikisinin en önemli ve karakteristik özelliğidir. Bir gam içindeki 7 sesten ikisinin azalması ile, 3 adet tam ve 2 adet 1, 5 sesten olmak üzere 5 sesten oluşmuştur. Kendine güven ve kararlılık verir, rahatlık sağlar. Çocuklara, 9-10 yaşına kadar sadece pentatonik müzik dinletilmesi tavsiye edilmektedir. pentatonik1 dakikalık örnek mp3 dosyası

7) ACEMAŞİRAN MAKAMI: Ateş tabiatlıdır. Kuru-sıcak makamdır. Fecirden kuşluk vaktine kadar etkilidir. Kemiklere ve beyne etkilidir. Vücutta yağ dengesine yardım eder. Yaratıcılık duygusu ve ilham verir. Durgun düşünce ve duyguları canlandırır. Hanımlarda doğumu kolaylaştırır. Anne karnındaki çocuğun yanlış duruşlarının düzelmesine yardım eder. Ağrı giderici ve spazm çözücü özelliği vardır. Lezzet verir, gevşemeye yardımcı olur. En eski şed makamlardandır.

UŞŞAK MAKAMI: Balık Burcu. Su tabiatlı. Soğuk-nemli. Jüpiter. Fecirden kuşluk vaktine kadar ve günbatımında etkisi fazladır. Beyaz balgam, gece ve dişi bağlantılı olup; Perşembe günü özellik gösterir. Kalp, ayak rahatsızlıkları, nikriz (damla) ağrılarına faydalıdır. Gülme, sevinç, kuvvet ve kahramanlık duyguları verir. Çocukların bütün organlarını etkileyen kuru ve sıcak yellerde ve büyük erkeklerde görülen ayak ağrılarına faydalıdır. Derin aşk ve mistik duyguların ifade vasıtasıdır. En eski makamlardandır. "Aşıklar" demektir. Uyku ve istirahat için faydalıdır, gevşeme hissi verir.

9) SEGAH MAKAMI: Su ve toprak tabiatlıdır. Soğuk makamdır. Kuşluktan ikindiye kadar olan zamanda etkilidir. Hararetten meydana gelen şişmanlık, uykusuzluk, yüksek nabız, kalp, ciğer ve kas rahatsızlıklarına faydalıdır. Beyin nöronlarına etkisi vardır. Mistik duygular oluşturur. XIV. Yüzyıldan eskidir.

10) SABA MAKAMI: Şecaat, cesaret, kuvvet ve rahatlık verir. Seher vaktinde daha etkilidir.

11) BUSELİK MAKAMI: Nihavend makamı ile benzer özelliği gösterir.

12) ISFAHAN MAKAMI: İkizler Burcu (Yengeç Burcu); Hava tabiatlı, ikindi ile yatsı arası etkilidir. Su bağlantısı vardır. Soğuk ve nemlidir. Beyaz balgam ile ilgilidir. Dişi, gece karakterli, Pazartesi bağlantılıdır. Soğuk tabiatlı olduğu gibi, ateşli hastalıklardan vücudu koruyucu özelliği vardır. Ense, boyun, omuzlar ve sol dirsek için etkilidir. Güven hissi, uyum sağlama, hareket yeteneği, zihin açıklığı, gönül yenileme, düzgünlük verme, zekayı açma ve hatıraları tazeleme özelliği vardır. En az yedi asırlık bir makamdır.

13) NEVA MAKAMI: Kova Burcu (Oğlak Burcu); Satürn. Hava tabiatlı, kuru-soğuk özellik gösterir. Kara safra bağlantılıdır. Dişi özellik gösterir. Gece ve kuşluktan ikindiye kadar olan zamanda etkisi fazladır. Göğsün sağ tarafına, böbreklere, omurilik, kalça ve uyluk bölgelerine etkisi vardır. Üzüntüyü giderir ve lezzet verir. Gönül okşayan makam adıyla bilinir. Kötü fikirleri kovduğu, cesaret ve yiğitlik verdiği, gönül sevinci oluşturduğu ileri sürülür. Kuvvet ve kahramanlık duyguları meydana getirir. Akıl hastalıklarının tedavisinde faydalıdır. En eski makamlardandır. Buluğ çağındaki kız çocuklarının kadın hastalıklarına tedavi etkisi vardır. "Ses, seda, makam ve ahenk" demektir.

14) BAKSI DANSI: Eski Türklerde baksı adı verilen koruyucu hekimlerin, tedavi esnasında transa geçmek ve bilgi almak için kullandıkları dans. - İmprovize - Kılkopuz ve dombra ile yapılan improvize müzik uygulaması.

15) ARŞETİPİKAL HAREKETLER: Kol omuz ve baş hareketleri ile hazırlık ve terapi sağlar.
İmaj Müzik: İmaj göstererek tedavinin kolaylaşması sağlar.

16) SEMA - SEMAH: Sema ve Semah örnekleri.

17) IRAK MAKAMI: Boğa Burcu; Venüs bağlantılıdır. Toprak tabiatlıdır. Kuşluk ve ikindi vakti etkilidir. Kuru-soğuk karakterdedir. Kara safra ile ilişkilidir. Karakteri dişi olup, etkisi Cuma günü ve geceleri fazladır. Menenjit, beyin ve akıl hastalıklarına faydalıdır. Omuz, kol, sol kol ve ellere etkilidir. Başın üst tarafına etkisi belirtilmektedir. Lezzet verir, düşünme ve kavrama konusunda etkilidir. Korku gidericidir. Saldırganlığı önleyici ve nevrotik hastaları tedavi edici etkisi vardır. Tarih olarak en az 7 asırlıktır. Spiritüel tesiri görülür. Irak-ı Acem'den gelmektedir.


18) BÜZÜRK MAKAMI: Aslan Burcu. Ateş, Güneş. Soğuk ve sıcak-kuru tabiatlıdır. Fecirden kuşluk vaktine kadar etkili olmaktadır. Kara safra, dişi ve gece bağlantılı olup, Merkür gezegeni ve Çarşamba günü ile ilgilidir. Zihni temizler, vesvese ve korkuyu def eder. Fikre yön verir. Kulunç ve beyin hasarı ile ortaya çıkan şiddetli hastalıklara yararlıdır. Güç kazandırır. Boyun, boğaz, göğüs, ciğer ve kalp ve yan böğür (basen) için etkilidir. Farsça "büyük" demektir. Yedi-sekiz asırlık bir makamdır.

19) ZİREFKEND MAKAMI: Yengeç Burcu. Merkür. Su tabiatlı. Uyku vakti etkilidir. Sıcak- nemli özelliğe sahiptir. Kan, erkek ve gündüz bağlantıları vardır; günü Çarşamba'dır. Sırt, mafsal ağrılarına ve kulunca faydalıdır. Beyinle ilgili ağız çarpılmasına, kalp, ciğer, göğüs, kalça ve sağ omuza etkilidir. Meclisin neşesini arttırır, derin duygu hissi verir. Farsça " döşek ( yatak)" demektir. XIII. asırdan önceye aittir.

20) ZENGÜLE MAKAMI: Başak Burcu ( Terazi Burcu). Venüs etkisi. Toprak tabiatlı, sıcak ve nemli. Günbatımından sonra etkilidir. Hava bağlantılıdır. Kan, erkek, gündüz ve Cuma günü ilişkisi vardır. Kalça eklemleri ve bacak içleri ile ilgisi bulunur. Kalp hastalıklarına, menenjit ve beyin hastalıklarına etkilidir. Beyin hastalıkları ve ruh hastalıklarının tedavisi için mide ve karaciğer ateşini yok eder. XIII. asırdan önce Hicaz makamından ayrılarak oluşmuştur. Hayal ve sırlar telkin eder, uyku verir masal duygusu verir. Farsça "çıngırak, def pulu, zil" demektir. İran mitolojisinde bir Türk kahramanın adıdır.


English Version Samples - SPECIALTIES OF
TUMATA MUSIC THERAPY MAKAMS

English VersionEffects to the organs, Astrological properties, Time Relations, Curing Effects

1) NIHAVEND TONALİTY : Gives a general feeling of relaxation and peace.Good for the abdominal area . Regulates blood tension and circulation. Relaxes the muscles and is more effective around noon.The speciality of the pentatonic tonality is that it induces feelings of confidence and determination.

2) RAST TONALITY (MAKAM) : Good for the head and the eyes; helps paralysis. Induces feelings of joy, enjoyment and comfort. Sign: Aries. It is more effective at dawn and midnight. http://www.tumata.com/99ing_default.aspx1%20minute%20sample%20mp3%20file%20%28Right%20click, %20%27save%20target%20as%27%29

3) REHAVI TONALITY : Induces feelings of eternity, infinitude and general relaxation; is good for the head and the eyes. Sign: Libra. More effective at dawn. 1 minute sample mp3 file (Right click, 'save target as')

4) HÜSEYNI TONALITY : It is good for the internal organs; liver, heart and stomach. It increases resistance against malaria. Induces feelings of peace, calmness and relaxation. Sign: Scorpio. 1 minute sample mp3 file (Right click, 'save target as')


5) HICAZ TONALITY : Good for the urogenital system and the kidneys. Gives rise to the feelings of humbleness. Sign: Sagittarius. 1 minute sample mp3 file (Right click, 'save target as')

6) PENTATONIC MELODIES: Induces feelings of self confidence and determination. 1 minute sample mp3 file (Right click, 'save target as')

7) ACEMASIRAN TONALITY : Induces feelings of creativity and infinitude. Helps labour. Good against pains. 1 minute sample mp3 file (Right click, 'save target as')


USSAK TONALITY : Good for gout pains and feet in general. Induces sleep and laughter. Sign: Pisces. More effective at dusk. 1 minute sample mp3 file (Right click, 'save target as')

9) SEGAH TONALITY : Strengthens the heart; is good for the brain. It induces bravery and relaxation. 1 minute sample mp3 file (Right click, 'save target as')

10) SABA MAKAMI: Induces religious feelings, bravery and strength. It also helps relaxation. More effective at down. http://www.tumata.com/99ing_default.aspx1%20minute%20sample%20mp3%20file%20%28Right%20click, %20%27save%20target%20as%27%29

11) BUSELIK TONALITY : Induces general relaxation. It is beneficial for the abdominal area and the muscles. Regulates blood tension and circulation. 1 minute sample mp3 file (Right click, 'save target as')

12) ISFAHAN TONALITY : Removes negative thoughts; clears the mind and increases intelligence. Beneficial against gynaecological illnesses. Increases mobility and induces self confidence. Sign: Gemini. 1 minute sample mp3 file (Right click, 'save target as')

13) NEVA TONALITY : Removes negative thoughts. Beneficial against waist and hip pains; good for gynaecological illnesses. Restores taste and induces relief and happiness. Sign: Aquarius. 1 minute sample mp3 file (Right click, 'save target as')

14) BAKSHI DANCE: An ancient therapy dance originating from the Altai mountain range - improvised application. 1 minute sample mp3 file (Right click, 'save target as')

15) ARCHETYPICAL MOVEMENTS: Therapy and preparation by arm, shoulder and head movements. İmage Music: Helps therapy and healing process by inducing the visualisation of images. 1 minute sample mp3 file (Right click, 'save target as')

16) SEMA - SEMAH: Examples from Sema and Semah (Whirling dance of dervishes). 1 minute sample mp3 file (Right click, 'save target as')

http://www.tumata.com/99ing_default.aspx17%29%20IRAK%20TONALITY%20: Affects people with tan complexion. More effective in mid-morning. Helps learning, understanding and concentration. Beneficial for the stubborn and vulgar characters. Removes feelings of fear and exasperation. Sign: Taurus. 1 minute sample mp3 file (Right click, 'save target as')


18) BUZURK TONALITY : Gets rid of apprehension and fear. Clears the mind. Directs thought. Beneficial against fever. Sign: Leo / Group: Fire. 1 minute sample mp3 file (Right click, 'save target as')


19) ZIREFKEND TONALITY :Beneficial against back, muscle and acute abdominal pain. More effective after midnight. Sign: Cancer / Group: Water. 1 minute sample mp3 file (Right click, 'save target as')

20) ZENGULE TONALITY : Good for the brain and the heart. Beneficial for stomach and liver disorders. It has a relation with hip joints and inner side of the legs. Sign: Virgo - Libra. Group: Earth. 1 minute sample mp3 file (Right click, 'save target as')


<- mesaj="" tekrarı="" yüzünden="" mesajınız="" birleştirildi.bu="" mesajın="" gönderim="" tarihi="" ::="" ocak="" 29,="" 2009,="" 12:12:19="">

Müzik terapi
Türk Müzik ve Hareket Terapisi Geleneği

Müzik konusunda araştırma yapan uzmanların görüşüne göre müzik, konuşmadan önce de var idi. Konuşma için gerekli olan soyut kavramlar, hafıza, semboller, çağrışımlar, analojik bağlantılar insanla beraber gelişmiş ve olgunlaşmıştır. Tabiatın her zerresinde ise büyük bir nizam ve ahenk içinde devam eden ritim ve melodi beraberliği bulunmaktadır. Kuş seslerindeki ahenk ve ritim mükemmelliğinde; elektronların, atomların, galaksilerin hareketleri ile vücudumuzdaki sıvıların dolaşımlarının büyütülen seslerinde müziğin varlık alemiyle ilgi ve ilişkisini gözlemleyebilmekteyiz.

Dünyada müzik ve müzikterapi tarihi anlayışı bizi antropoloji, tarih, ethnoterapi, ethnomedicin, psikoloji, pedagoji, sosyoloji, spiritüalite, parapisikoloji gibi bilimlerle işbirliğine götürmektedir.

Tarih açısından konuya girdiğimizde çok eski yıllara yolculuk yapmamız gerekir :

Azerbaycan’da Gobustan Kayalıklarında görülen dans eden insan şekilleri, 12 - 14 bin yıllık müzik ve hareket gerçeğini ortaya koymaktadır. Uygur Türklerine ait Hoten şehri Çerçen kazası yakınında Mülçe ırmağı kenarında bulunan Mingyar kaya resimleri 6-8 bin yıllık bir geçmişten haber vermektedir.

Çok eski zamanlara bizi ulaştıran tarih ve kültür birikimi, Proto Türk kültürü ile gözlendiğinde, Alman bilim adamı Dr. Wolfram Eberhard tarafından yazıya geçirilmiş bilgiler önem taşımakta olup, Türk kültürünün M.Ö. III bin yıllarında Çin kültürüne; müzik, dans seramik, tiyatro, hayvan terbiyesi v.b. konularındaki etkileri belgelenmektedir. Fransız araştırıcı Maurice Curan’ın Çin kaynaklarına dayanarak Lavinniac müzik ansiklopedisinde neşredilen verilere göre, Eski Türk müzik enstrümanları ve pentatonik (beş sesli) müzik icra şekli Çin kültürünü geniş biçimde etkilemiştir. Bu konuda Eduard Chavannes, Bela Bartok, Robert Lach isimli araştırıcılar ve büyük Türk Etnomüzikologları Mahmut Ragıp Gazimihal ile Ahmet Adnan Saygun, Ferruh Arsunar araştırmalar yapmışlar, Türk müzik kültürünün Orta Asya - Anadolu bağlantısını ve Çin kültürüne etkisini belgelerle ortaya koymuşlardır. Bu araştırmalara göre Proto Türk kültürünün önemli merkezleri, Sensi ve Kansu eyaletleridir. Hakas ve Tuva kültürü, Altay Türk kültürü bizi M.Ö. 3000 yılları ile buluşturmaktadır. XX . yüzyılın başında Sovyet araştırıcılar Rudenko ve Griaznov, Altay’lardaki Pazırık Vadisinde buzların altında ”Çeng” adı verilen bir enstrüman buldular. Rudenko, bu enstrümanın ait olduğu Proto-Türk kültürü tarihini 3700 yıl önceye götürmektedir.
MÜZİK VE HAREKET TEDAVİSİ GELENEĞİ
AKTİF MÜZİK TERAPİ

Kam ve Baksı adı verilen Orta Asya hekimleri, müzik ve dansı hasta tedavisi için kullanıyorlardı. Kazakistan, Kırgızistan, Altay, Moğolistan ve Sibirya bölgelerinde halen devam eden bu dans terapisi, kol, omuz ve baş hareketleriyle faaliyete geçen ruhi enerjinin bütün vücudu sarması ile elde edilen trans hali sonucu, hasta kişi için gerekli tedavi bilgisine ulaşmayı amaçlamaktadır. Baksılar; KILKOPUZ, DOMBRA, ŞANKOPUZ, ASATAYAK, DAVUL gibi müzik aletleri ile trans ve tedavi eylemini gerçekleştiriyorlardı. Bu seanslarda genel olarak Pentatonik müzik tonları kullanılıyordu. İngiltere’de, Londra Nordoff Robbins müzikterapi enstitüsünde uygulanan tedavi sisteminde Pentatonik müziğin kişilerde kendine güven ve kararlılık oluşturduğu bulgusu ile, otistik çocukların tedavisi ve eğitiminde bu müzik kullanılmaktadır.

TÜMATA çalışmaları içinde, Baksı dansı ile birlikte çeşitli sufi dansları (semah ve sema) incelenmekte ve oluşturulan aktif müzikterapi anlayışı ile bu eski teknikler, modern tıp içinde, otizm, geriatri, onkoloji, immünoloji, nöroloji, kardiyoloji, depresyon, anksiete vb. konularında tedavi amacı ile uygulanmaktadır. Bu konularda Berlin Urban hastahanesi ve Viyana Meidling Kliniği işbirliği sözkonusudur.
PASİF ( RECEPTİV ) MÜZİK TERAPİ GELENEĞİ

Türk tarihi ve kültüründe önemli bir yeri olan müzik ve dans ve bunlarla yapılan tedavi konusunda; pentatonik müzik formu ve Baksı-Kam tedavi geleneğinin yanısıra olgunlaşıp yerleşen makam müziği ile tedavi’ günümüz tıbbında yeniden güncelleşmiş bulunmaktadır. Bin yıldan daha önceki zamanlarda Orta Asya’da, Horasan ve Uygur bölgelerinde gelişerek yayılan makam musikisi hakkında Farabi, İbn-i Sina, Ebu Bekir Razi, Hasan Şuri, Hekimbaşı Gevrekzade Hafız Hasan Efendi, Haşim Bey eserler yazmışlar ve makamların duygular ve organlarla ilişkilerini tasniflerle belirtmişlerdir. Pentatonik müzik Türk illerinde gelişmeye devam ederken, yedili sistem olan ve bir tam sesin dokuz komadan oluşması esasına dayalı makam sistemi, takriben dört yüzü geçen makam zenginliği ile kültür ve sanatımıza büyük katkıda bulunmuştur.

M.S. 834-932 yıllarında yaşamış olan müslüman Türk bilginlerinden Ebu Bekir Razi, melankoliklerin tedavisi üzerine yazdığı bir eserinde şöyle diyor: “... melankolik hasta kesinlikle meşguliyetle tedavi edilmelidir. ... melankolik hasta balık tutma veya avlanma gibi eğlenceli işlerden biri ile uğraşmalıdır. Mümkünse çeşitli oyunlara alıştırılmalıdır; huyunu, ahlakını, davranışlarını beğendiği ve sevdiği kimse ile buluşup görüşmeli özellikle güzel sesle okunan şarkılar dinlemelidir.”

Büyük Türk Bilgini Farabi (870-950) makamların ruha etkisini şöyle sınıflandırır:

1. Rast makamı: İnsana sefa(neşe, huzur) verir.
2. Rehavi makamı: İnsana beka (sonsuzluk fikri) verir.
3. Küçek makamı: İnsana hassasiyet ( duyarlılık ) verir.
4. Büzürk makamı: İnsana havf ( çekinme, sakınma duygusu) verir.
5. İsfahan makamı: İnsana hareket kabiliyeti ve güven hissi verir.
6. Neva makamı: İnsana lezzet ve ferahlık verir.
7. Uşşak makamı: İnsana gülme ’dilhek’ verir.
8. Zirgüle makamı: İnsana uyku ’nevm’ verir.
9. Saba makamı: İnasana şecaat (cesaret, kuvvet) verir.
10. Buselik makamı: İnsana kuvvet verir.
11. Hüseyni makamı: İnsana sulh ( sükunet, rahatlık) verir.
12. Hicaz makamı: İnsana tevazu (alçak gönüllülük ) verir.

Büyük islam bilgin ve filozoflarından İbn-i Sina ( 980-1037), musikinin tıpta oynadığı rolü şöyle tanımlamaktadır: “...tedavinin en iyi yollarından, en etkililerinden biri, hastanın akli ve ruhi güçlerini arttırmak, ona hastalıkla daha iyi mücadele için cesaret vermek, ona en iyi musikiyi dinletmek , onu sevdiği insanlarla bir araya getirmektir...”

İbn-i Sina, Farabi’nin eserlerinden çok yaralandığını ve hatta musikiyi de ondan öğrenerek Tıp mesleğinde uygulamaya koyduğunu söylemektedir. Arapça yazdığı Kitap’ün necat ve Kitab’ün Şifa’daki oniki fasıl tamamen musikiye ayrılmış olduğundan, bu kısım Baron Rodolph Dearlangar tarafından Fransızca olarak ’La musique Arap’ adıyla yayınlanmıştır.

Eski Türk hekimlerinden Şuuri’nin ’Tadil-i Emzice’ adlı eserinde müzik ile tedavi hakkında geniş bilgi vardır. Şuuri, ’Tadil-i Emzice’de belirli makamların günün belirli zamanlarında etkili olduğunu belirtmektedir. Ona göre:

* Rast ve Rehavi makamları: Seher zamanları etkilidir.
* Hüseyni makamı: Sabahleyin etkilidir.
* Irak makamı: Kuşlukta etkilidir.
* Nihavend makamı: Öğleyin etkilidir.
* Hicaz makamı: İki ezan arası etkilidir.
* Buselik makamı: İkindi zamanı etkilidir.
* Uşşak makamı: Gün batarken etkilidir.
* Zengüle makamı: Gurubdan sonra etkilidir.
* Muhalif makamları: Yatsıdan sonra etkilidir.
* Rast makamı: Gece yarısı etkilidir.
* Zirefkend makamı: Gece yarısından sonra etkilidir.

Şuuri’ye göre musikinin meclis adamlarına olan etkileri de birbirlerinden farklıdır.

* Ulema ( Alimler ) Meclisine: Rast ve Tevabii makamları
* Ümera ( Emirler ) Meclisine: Isfahan ve Tevabii makamları
* Dervişler Meclisine: Hicaz ve Tevabii makamları
* Sufiler Meclisine: Rehavi ve Tevabii makamları etkilidir.

Günümüzden 900 sene önce Selçuklu Sultanı Nureddin Zengi tarafından Şam’da yaptırılan Nureddin Hastanesi’nde musiki makamları tedavi amacıyla kullanılmıştır. Sonraki dönemlerde 700 senedenberi Amasya, Sivas, Kayseri, Manisa, Bursa, İstanbul (Fatih Külliyesi) ve Edirne şifahanelerinde 100 sene önceye kadar musiki ile tedavi uygulanmıştır. Evliya Çelebi seyahatnamesinde şöyle yazılıdır: “””Merhum ve mağfur Bayezid Veli ... Vakıfnamesinde hastalara deva, dertlilere şifa, divanelerin ruhuna gıda ve def’i sevda olmak üzere on adet hanende ve sazende gulam tahsis etmiştir ki, üçü hanende biri neyzen, biri kemani, biri musikari, biri santuri, biri udi olup, haftada üç kere gelerek hastalara ve delilere musiki faslı verirler...”

Anlaşıldığına göre, Horasan kaynaklı Türk Sanat musikisi ve Horasan-Anadolu musiki makamlarımızın olgunluğu ile gelişen pasif-receptiv müzik terapi geleneği icrası sırasında hastalar rahat bir şekilde oturarak veya uzanarak dinlenme halinde idiler. Bu tedavi şeklinde amaç, hastaların emosyonel (duygu) durumlarını değiştirerek onları rahatlatmak ve kendine güvenlerini kazanmalarına yardımcı olmak idi.

Günümüzde tarafımızdan uygulanan teknikte bu esaslara sadık kalınmıştır. Hasta istirahat pozisyonunu alır, bir seans süresince geniş ve rahatlatıcı bir ritim ve su sesi eşliğinde, Ney, Rebab, Çeng, Ud, Dombra ve Rübab ile emprovize (ritimli taksim) yapılır ve uygun makamlar üzerinde çalışılır. Bu şekilde bir icra sırasında, otizm’den ve psikolojik çocuk hastalıklarından Geriatri’ye kadar çeşitli psikolojik ve fizik hastalıklarda olumlu değişmeler ve iyileşmeler gözlenmektedir. Bu konuda Dr. L. Gutjahr ve Prof. V. Mechleid tarafından EEG ölçümleri yapılmış ve en az 1000 yıllık bu gelenek bugünün labarotuvarında doğrulanmıştır. 400’den fazla olduğu bilinen bu makamlardan önemli olan 15 tanesi üzerinde uygulamalardan sonra tedavide kullanılacak kaset ve CD’ler tarafımızdan vücuda getirilmiştir.

Viyana’da Meidling Rehabilitasyon Merkezi’nde komada bulunan hastalara Türk musikisi makamları dinletilerek terapi uygulamaları yapılmakta olup, beyinde alfa ve teta dalgalarının değiştiği tespit edilmiştir ve bir çok hastanın müzik terapi seansları ile komadan çıktıkları gözlenmiştir.

Teşekkür Puanı : 6 Online Cinsiyet: Mesaj Sayısı: 5
Konu Sayısı: 3 Meslek: Doktor


Kan grubu

Dönem: Öğretmen
Yer: Ankara

Durumum


Müzik Terapi Cd leri, Burçlar ve Makamlar Cd'leri, Meditatif Türk Müzikleri « Mesaj numarası #2: Ocak 29, 2009, 12:19:34 ÖS »

<- mesaj="" tekrarı="" yüzünden="" mesajınız="" birleştirildi.bu="" mesajın="" gönderim="" tarihi="" ::="" ocak="" 29,="" 2009,="" 12:29:53="">

Müzik terapi Sunumu ve Uygulaması


www nevagelisim com


<- mesaj="" tekrarı="" yüzünden="" mesajınız="" birleştirildi.bu="" mesajın="" gönderim="" tarihi="" ::="" ocak="" 30,="" 2009,="" 15:58:08="">

1977'de Amerika müzikle tedaviyi bir bilim dalı olarak kabul etti. Müzik terapisi psikiyatri temelli hastalıklarda 1950'lerden bu yana etkin olarak kullanılıyor. Türkiye, müzikle tedavinin henüz farkında değil. Oysa Farabi, Razi, İbn-i Sina ve Gevrekzade Hasan Efendi gibi Türk alimleri bu alanda çok önemli çalışmalara imza atmışlardı.

Felsefe, tıp, astronomi, matematik, musiki gibi on yedi ayrı bilim dalında eserler veren İslam âlimi Yakup El Kindi'nin tüccar komşusunun oğlu birdenbire hastalanır. Yemeden içmeden kesilir. Hastalık, tüccarın işlerini sekteye uğratır; çünkü her işi oğlu yönetmektedir. Hastalığa çare bulunamaz. Bir arkadaşı tüccara, bu hastalığı ancak Kindi'nin tedavi edebileceğini söyler. Tüccar, komşusu Kindi'yi bilmektedir ama şimdiye kadar sürekli aleyhinde konuşmuştur. Yine de aracı vasıtasıyla ondan yardım ister, Kindi de kabul eder. Hastanın nabzını kontrol ettikten sonra musikide hünerli öğrencilerinden birkaçını çağırır. Onlara ne çalmaları gerektiğini söyler ve sürekli o musikiyi icra etmelerini ister. Dakikalar geçtikçe nabzı kuvvetlenen ve nefesi canlanan hasta bir süre sonra kımıldamaya, oturmaya ve konuşmaya başlar. Kindi, tüccara, "Oğluna ne sormak istiyorsan sor?" der. Sorular sorulup cevaplar alındıktan sonra hasta yeniden eski haline döner. Baba müzisyenlerin devam etmesini isteyince Kindi, "Hasta son gayretini gösterdi. Fazlasına imkan yok; çünkü ömrü tamamdır." diye konuşur.

9. yüzyılda meydana gelen bu olay, bitkisel hayattaki bir kişiyi bile musikinin nasıl etkilediğini göstermesi bakımından son derece önemli. Aslında, insanlık müzikteki şifa kaynağının başından beri farkında. Eski Yunan, Roma, Çin ve Mısır'da müziğin tedavi edici özelliğinden faydalanılıyor. Bugün de başta ABD ve Avrupa olmak üzere dünyanın birçok yerinde psikiyatrik hastalıkların tedavisinde müzikten yararlanılmakta. Türkiye'de henüz kurumsallaşamayan konu daha ziyade bireysel faaliyetlerle gündeme geliyor.


Bugün Batı'da hastane, klinik, gündüz bakımevi, okul, madde bağımlılığı merkezi gibi yerlerde 5 binden fazla uzman, müzik terapisi uyguluyor. Şüphesiz, bunda etkili olan temel faktör son yıllarda müzik ve beyin araştırmalarında elde edilen veriler. Müziğin, özellikle serotonin, norepinefrin, dopamin, melatonin, kortizol, adrenalin, testosteron gibi psikiyatrik hastalıkların oluşumunda etkili hormonlara; kan basıncı, solunum ritmi, solunum kalitesi, nabız sayısı gibi fizyolojik olaylara olumlu etki yaptığı biliniyor artık.

Müzikle tedavide bize çok değerli bilgilerin miras bırakıldığını vurgulayan Adnan Çoban, Bu bilgileri, günümüz anlayışı içinde yeniden gözden geçirmek zorundayız. Aksi takdirde, geçmişiyle övünüp bir şeyler üretemeyen mirasyedilerden bir farkımız kalmaz. Bugünün Türk hekimlerine, müzikle tedavi konusunda büyük sorumluluklar düşüyor." diyor. Müzikle tedaviye bilimsel bir çerçeve kazandırmayı amaçlayan Psikiyatri Çoban, araştırmaları sonucunda belirlediği Avusturya'daki Viyana Üniversitesi'nde faaliyet gösteren Entomüzikoterapi Enstitüsü ile temasa geçer. Enstitü'den Dr. Gerhard Tuçek'ten bilimsel destek ister. Klasik Türk Muziği makamları ile Orta Asya müziğini kullanan; ama tamamen bilimsel metodolojiye uygun çalışan Tuçek'in İslam dinine geçerek Kadir ismini aldığını öğrenir. 1990'ların başında kurulan enstitü, müzikle tedavide dünya çapındaki merkezlerdendir. Tuçek'e göre, müzikle tedavi nöroloji, kardiyoloji, onkoloji ve psikiyatri gibi klinik alanların vazgeçilmez bir parçasıdır ve özürlü insanlarla ilgili çalışma alanlarında da önemli bir yere sahiptir.


<- mesaj="" tekrarı="" yüzünden="" mesajınız="" birleştirildi.bu="" mesajın="" gönderim="" tarihi="" ::="" şubat="" 01,="" 2009,="" 15:49:18="">

OTİSTİK ÇOCUKLAR İÇİN MÜZİK TERAPİSİ VE DİLİ

Müzik Terapisi insan davranışlarında pozitif değişiklikler yaratmasıyla bireysel yaşamayı geliştirici eşsiz bir uygulamadır.

O, sosyal-duygusal, anlama-öğrenme ve irade-motor hareketler alanlarında gelişmeyi teşvik edici bir araç olarak müziğin kullanılmasıyla birleşen bir meslektir. Müzik Terapi, özel çocuk, genç, tıbbi tedavi altındaki yetişkin, kurumsal ve eğitimsel unsurları ile çok geniş bir işlev çeşitliliğine sahiptir. Müzik etkilidir. Çünkü o iletişim sözlü olmayan biçimidir. O doğal bir güçlendiricidir, o anında etkindir ve müzikle ilgisi olmayan yetenekleri pratik yapmak için motivasyon sağlar. E önemlisi başarılı bir medyumdur. Çünkü hemen hemen herkes en azından bir müziğe pozitif tepki verir.

Bir müzik terapistinin eğitimi, tüm müzik sınıflarını, psikolojideki belirlenmiş dersleri, özel eğitimi, anatomideki temel dersleri ve müzik terapide tecrübe edilen alanların tümünü içine alır. İzleyen kurs programında öğrenciler 6 ay boyunca klinik stajlarını tamamlarlar ve yazılı sınava tabi tutulurlar. Başarılı olanlar kursa devam ederler veya geri kalanlar sınavı tekrar alırlar.

Müzik Terapi, özellikle konuşmadan ve korkutmadan, doğal bir medyum olması nedeniyle otistik çocuklar için yararlıdır. Paralel müzik aktiviteleri, çocuğun nesnel unsurlarını desteklemek için terapisti, ailesi, öğretmeni veya diğer bir yetkili tarafından dizayn edilir. Müzik terapisti gözlem yapmalıdır. Örneğin, çocuğun diğer insanlarla sosyal aktivitede bulunma gereksinimini; müziğe göre bir topu ileri veya ileri hareket ettirmesi veya diğer insanlarla birlikte zilleri çalması gibi müzikle ilgili oyunlar bu aktiviteleri teşvik etmek için kullanılabilir. Göz teması, gözünün önünde bir aleti çalmak suretiyle dikkatini odaklamak veya gözünün önünde el çırpmak suretiyle sağlanabilir. Tercih edilen müzik bir çember oluşturmuş veya sandalyede oturan çocukların sosyal davranışlarındaki işbirliğinde geniş bir çeşitlilik olması için raslantısal olarak kullanılabilir.

Müzik Terapi, özellikle ses meditasyonunda ve gelişmesinde etkilidir. Otistik çocuklar arasında gözlenen iletişimdeki birkaç eksik kişisel olmayan veya hiç olmayan sesleri kapsar. Ses, homurdanmak, ağlamak, çığlık atmak, gırtlaktan çıkartılan sesler ve uğuldamaktan ibarettir. Anlaşılmayan yabancı kelimeler gibi gözüken veya zor anlaşılan kelime veya sesler ile araya karışan karmaşık anlaşılmayan sözlerin birleşmesi tonlama olmadan aynı sesler kullanılarak seslendirilir. Yüksek düzeyde otistik sesleri, bazı çocukların anlamlı olmayan veya monoton seslerle, deyimler, cümleler veya daha uzun cümleler kurarken, anlamsız sözlerin üst üste tekrarlanması veya zamiri tersine çevirmesini ihtiva eder. Otistik çocuklar normal olarak okulda müzik sınıfında ders görmeye başladığında, öğretmen müziğin otistik çocuğun diline yardım ettiğini görebilir.

Otistik çocukların müziğe karşı görülmedik bir duyarlılıkları olduğunun ispat edildiğine dikkat çekilmiştir. Ender olarakta olsa bir enstrüman çalarken, bazıları mükemmel bir şekilde müzik aletini tam notasında çalar. Bu görülmedik heves nedeniyle, müzik terapistleri geleneksel olarak otistik çocuklarla çalışır. Bazı çocuklar sadece belirli seslere duyarlıdır. Bir çocuk ksilofon çaldıktan sonra, esas gamına uygun olarak harmonik seriyi kendiliğinden söyleyebilir. Dikkatli bir incelemede, heceler harmonik şarkısı ile çiftlenerek birleşti ve çocuk sesindeki sesli ve sessiz harfleri birleştirmeye başladı. Yakın bir zaman sonra terapistin söylediği daha karmaşık bir melodi ksilofon ile basit 2-3 nota ile çalındı ve çocuk kademeli olarak onları taklit etmeye başladı.

Otistik çocuklar bazen konuşmazlar ama şarkı söylerler, müzik terapistleri ve müzik eğitmenleri, ağızla söylenen müzik aktiviteleri ile sesler üzerinde sistematik çalışabilir. Müzik sınıflarında basit kelimeler ile şarkılar, tekrarlanabilen kelimeler ve hatta tekrarlanan saçma heceler otistik çocuğun lisanına yardım edebilir. Anlamlı kelimeler, görsel ve dokunularak oluşan şarkı kompozisyonları ayrıca bu işleme kolaylık sağlayabilir. 6 yaşındaki anlamsız sözleri tekrar eden bir çocuk, terapist-öğretmenin harmonik akompaniman ve tamamıyla ritmik olarak bir melodiyi basit soru cevaplarla söylemesiyle konuşmayı öğrendi. Çocuk şarkı söylerken nesneleri tuttu;

Bir elma yiyebilirmiyim? Evet, evet
Bir elma yiyebilirmiyim? Evet, evet
Bir elma yiyebilirmiyim? Evet, evet
Evet, evet, evet

ve

Bir kalem yiyebilirmisin? Hayır, hayır
Bir kalem yiyebilirmisin? Hayır, hayır
Bir kalem yiyebilirmisin? Hayır, hayır
Hayır, hayır, hayır

Diğer bir otistik çocuk isimleri ve eylem fiillerini öğrendi. Büyük bir bebek oyuncağı terapist öğretmen tarafından elle oynatıldı ve şarkı oluştu;

Bu bir bebek
Bu bir bebek

Bebek zıplıyor
Bebek zıplıyor

Bu bir bebek
Bu bir bebek

Daha sonra kelimeler ?yürüyor, oturuyor, uyuyor vb.? ile yer değiştirildi. Bu şarkılarda koyu olan kelimeler terapist-öğretmen tarafından derece derece daha alçak bir sesle söylendi. Her kelime tekrarlandığında, çocuk gerçeğe tepki olarak kendi ekolalik taklidini kullanabildi. Müzik tamamen kesildiği zaman, çocuk sorulara cevap olarak cümleleri söyleyebildi; ?Bu nedir? Bebek ne yapıyor??

Diğer otistik çocuklar, soru ve cevapların her ikisi de bir şarkıda birleştirildiği zaman anlamlı cevaplar vermeyi öğrendi. Sonraki cümleler ?göz kırp, göz kırp küçük yıldız (twinkle twinkle little star)? ayarına yakın olarak bir çocuk ile şarkı gibi söylendi ve kelimelerin sesi kademeli olarak azaltıldı. Çevredeki sesleri bir çocuk için odaklarken, şarkı tamamıyla gramer olarak doğru şekilde planlanır.

Dinle, dinle, ne duyuyorsun? (Teypte ses çalar)
Ben bir ambulans duyuyorum.
(Ben bir bebek ağlaması duyuyorum)
(Ben annemin bana seslendiğini duyuyorum vb.)

Otistik çocuklar, müziğin azalmasıyla izleyen cümlelerin etkisi, akışı ve ritmine uyum sağlamak için şarkıları söylerken monoton sesleri azaltıp aşırı büyük adımlarla yürümeye başladılar. Aileler ve öğretmenler şarkı ile görülen sesin bu ahenkli özelliğini çocuğa hatırlatmada aynı şekilde yardım edebilirler.

Belirlenen şarkılar oluşturulurken sınıftaki diğer çocukların tümü öğretmenleri ile zaman geçirir. Repertuvardaki şarkılar genellikle tekrar edilebilir olması gerektiği hatırlanmalıdır. Hatta daha yüksek seviyede metot kitapları bile basit kelimelerin tekrarından oluşur. Böyle kitaplardaki kelimeler otistik bir çocuk için o an kritik gibi gözükmüyorken, beraberce kelimeleri koyarak basitçe artan kapasite, bu çocuklar için önemli bir başlangıçtır.

Zamanın büyük gruplara sınırlandırıldığı öğretmenler için, hemen hemen tüm şarkı söyleme denemeleri, aktivite devam ederken çocuğun dikkatinin odaklanması ile ve yavaşça, anlaşılır olarak şarkı oluşturulduğunda otistik çocuk için çok yararlıdır.

İnsanı artık bilim yalnızca biyolojik olarak ele almayıp onun ruhunun derinliklerine inmeye çalışıyor. İnsan vücudunun ve beyninin en ince noktalarına ulaşabiliyoruz. Bunun için bir çok araç geliştirilmiştir. Ancak henüz ruh dünyamıza inebilen, ruhumuzun derinliklerinden haber verebilen araçlar keşfedilememiştir.

Bu manada sanatı kullanarak ruhu anlamak, ruhtan haber almak mümkün hale
gelebilmiştir. Sanat henüz keşfedemediğimiz bir şekilde ruhumuzun derinliklerine inmeyi başarmış ve oralardan bir şeyleri alıp ortaya çıkarabilmiştir.
Bu yazımda müziğin tedavi edici etkisinden bahsetmeye çalışacağım. Özellikle çocuklarda görülen bir kaç psikiyatrik bozuklukta müziğin kullanımı ile ilgili bilgiler vereceğim. Bilindiği gibi mental retardasyon (zeka geriliği), davranış bozuklukları (hiperaktivite vb) ve öğrenme bozukluklarında müzikterapi bir çok açıdan kullanılabilmektedir. Müzik bu çocuklarda ruhsal, duygusal, toplumsal gelişime katkıda bulunur. Ayrıca hareket ve duyu sistemleri ile ilgili yetersizliklerin giderilmesine, dikkat-konsantrasyon gibi zihinsel melekelerin kuvvetlendirilmesin e ve iletişim yeteneğinin gelişmesine yardımcı olur. Müzikterapi esnasında çocuk, bozulmuş olan fiziksel yeteneklerini yeniden şekillendirebilir. Bir takım
davranış kusurları varsa bunları değiştirebilir.

Müzikterapi bu değişim ve gelişimleri sağlarken çocuğa iki türlü haz duygusu yaşatır. Bunlardan birincisi sıkıntı verici ortamın dışına çıkabilme hazzıdır. Bu evrensel bir hazdır. Dünyanın neresinde olursanız olun, duyduğunuz müzik sizi önce rahatlatır sonra da içinizde bir güven duygusu uyandırır. Çocuk için bu haz hayata ve öğrenmeye yönlendiren bir ödül etkisi yaratmaktadır. İkincisi ise müziğin farklı dünyalara, farklı duygulara açtığı kapıdan girme hazzıdır. Bu haz sayesinde ise çocuk kendi iç dünyasındaki keşfedilmemiş yerlere ulaşabilme ve bunları çevreye sunabilme imkanını yakalar.


<- mesaj="" tekrarı="" yüzünden="" mesajınız="" birleştirildi.bu="" mesajın="" gönderim="" tarihi="" ::="" şubat="" 01,="" 2009,="" 15:52:57="">

Introduction Of Turkish Music Therapy From:
http://www.voices.no/country/monthturkey_march2006.html

According to the view of experts who have done research on music; music existed before language. Abstract concepts, memory, symbols, associations, analogical relations necessary for conversation and speech have evolved and matured with humanity. Together with this, there is in every particle in nature, a unity of melody and rhythm which continues with great order and harmony. In the harmony and rhythm perfection of bird sounds, in the movement of atoms, electrons and galaxies and in the amplified sounds of the fluids of our body, we can observe the relation and association of music with the created world at large.

Music and music therapy history understanding of the present world, directs us to colloborate with sciences like anthropology, history, ethnotherapy, ethnomedicine, psychology, pedagogy, sociology, spirituality and parapsychology.

When we enter the subject through the scope of history, we have to venture into very ancient times.

Gobustan dancersThe dancing figures in the Gobustan rocks in Azerbaijan, presents us with a reality of music and dance which dates back at least 12 to 14 thousand years. Mingyar rock drawings on the banks of river Mulche which is near the Hoten City's administrative subdivision of Cherchen belonging to the Uigur Turks, dates back 6 to 8 thousand years. When we observe the disposition of history and culture accumulation which transmits us to very ancient times through the scope of Proto-Turkish culture, the findings of German scientist Dr. Wolfram become important and these findings document the effect of Turkish culture on Chinese culture in the areas of music, dance, ceramics, theatre and taming animals in the 3rd millenium BC. According to the findings of French researcher Maurice Curan which are based on Chinese sources, published in the Lavinniac Music Encyclopedia, ancient Turkish musical enstruments and pentatonic musical performance affected Chinese culture deeply.

Researchers like Eduard Chavannes, Bela Bartok, Robert Lach, Ahmed Adnan Saygun , Ferruh Arsunar and great Turkish ethnomusicolog Mahmut Ragip Gazimihal, have made important studies in this area and have documented the effects of Turkish music culture on Chinese culture, and its Central Asia-Anatolia connection. According to these studies, the important epicenters of proto-Turkish culture are Sensi and Kansu provinces. Hakas-Tuva culture and Altai-Turkish culture send us back to the 3rd millenium BC. In the beginning of the 20th century, Soviet researchers Rudenko and Griaznov, discovered a musical instrument called 'Cheng' under the ice of Pazirik valley in Altai region. According to Rudenko the proto-Turkish culture which the instrument belongs to, dates back 3700 years.
Tar
Movement Healing and Music Therapy Tradition
Active Music Therapy

Central Asian doctors (shamans) named Kam or Baksi (Bakshi) were using music and dance to cure patients. With this dance therapy, which is still continuing in regions like Kazakhstan, Kygyzistan, Altai area, Mongolia and Siberia, spiritual energy which is evoked by arm, shoulder and head movements spreads to the whole body and the knowledge necessary to cure the patient is obtained. The Bakshi were performing the trance and the curing session with musical instrument like Kilkopuz, Dombra, Shankopuz, Asatayak and Davul. In these sessions, pentatonic musical tonalities were used. In England, at London Nordoff-Robbins Music Therapy Institute, due to the findings that pentatonic music creates self confidence and feelings of determination in people, this type of music is used for the education and the treatment of autistic children.

Within The Group for the Research and Promotion of Turkish Music (Tümata) activities, together with Bakshi dance, various other Sufi dances (like sema-semah) are studied and with the active music therapy understanding that is formed, these old techniques are used for curing purposes within Modern Medicine, in the areas of autism, geriatry, oncology , immunology, neurology, cardiology, depression and anxiety. There is mutual cooperation with Berlin Urban Hospital and Vienna Meidling Clinic in these areas.
Passive (Receptive) Music Therapy Tradition

Curing with makam (Turkish tonality) music and treatment with these elements, which matured and established itself along with the Bakshi-Kam curing tradition and pentatonic music form which has an important place in Turkish culture and history of music and dance, has again revitalized itself in today's medical arena. One thousand years ago in Central Asia, Farabi, Ibn-i Sina, Ebu Bekir Razi, Hasan Şuri, Hekimbaşı Gevrekzade Hafız Hasan Efendi and Haşim Bey have written works on makam music, which was developing and spreading in Horasan (Transoxiana) and Uigur Regions, and they described the relations of makams with feelings and organs of the body by classifications. While pentatonic music was continuing to develop in Turkic provinces, a different makam music based on a system of 7 notes, where one whole note was divided into 9 different sounds (komas), has contributed to our culture and art with a wealth of over 400 makams.

Ebu Bekir Razi, one of the great Muslim Turkish scholars, who lived between 834-932, in his work on the curing of melancholic patients tells us the following: "… melancholic patient must be cured through some sort of pre-occupation… melancholic patient should pursue a joyful hobby like hunting or fishing. He should get to know different kind of games. He should meet people whose character, behavior and morals he likes; and should listen to songs which are sang by beautiful voices."

Great Turkish scholar Farabi (870-950) classifies the effects of the tonalities to the soul as follows:

1. Rast tonality: Induces joy and feelings of peace.
2. Rehavi tonality: Induces feelings of infinitude.
3. Kuchek tonality: Induces feelings of sorrow and grief.
4. Buzurk tonality: Induces fear.
5. Isfahan tonality: Induces feelings of self confidence and aids the ability to move.
6. Neva tonality: Gives a person taste and relief.
7. Ussak tonality: Induces laughter.
8. Zirgule tonality: Induces sleep.
9. Saba tonality: Gives a person courage and power.
10. Buselik tonality: Gives strength.
11. Huseyni tonality: Induces feelings of peace (calmness and comfort).
12. Hicaz tonality: Induces humbleness.

Great Muslim Turkish philosopher and scholar Ibn-i Sina (Avicenna, 980-1037) defines the role music plays in medicine as follows: "… One of the most effective and best paths of curing is to increase the mental and spiritual strengths of the patient. To cope better with the illness, the patient should be encouraged, should listen to good music and should come together with people whom he loves."

Ibn-i Sina states that, he had benefited greatly from the works of Farabi, and adds that he had learned music from him and applied it in his medicinal occupation. In his book 'Kitap'un Necat' and 'Kitab'un Sife' which he wrote in Arabic, 12. chapters are totally reserved for music. These chapters were translated by Baron Rodolph Dearlangar, and were named and published as 'La Musique Arap.'

In the works named 'Tadil-i Emzice' of the ancient Turkish Doctor Shuuri, there is encompassing information about curing with music. Shuuri in his work 'Tadil-I Emzice' states that at the different times of the day, different tonalities are effective.

According to him:

1. Rast and Rehavi tonality: Effective at dawn.
2. Huseyni tonality: Effective in the morning.
3. Irak tonality: Effective around mid-morning.
4. Nihavend tonality: Effective around noon.
5. Hicaz tonality: Effective between two prayer times.
6. Buselik tonality: Effective in the afternoon.
7. Ussak tonality: Effective at dusk.
8. Zengule tonality: Effective after sunset.
9. Muhalif tonalities: Effective after the last prayer in the evening.
10. Rast tonality: Effective at midnight.
11. Zirefkend tonality: Effective after midnight.

According to Shuuri, different tonalities affect the different gatherings of people:

1. Gathering of religious scholars (Ulema meclisi): Rast and Tevabii tonalities.
2. Assembly of Kings: Isfahan and Tevabii tonalities.
3. Gathering of Dervishes: Hicaz and Tevabii tonalities.
4. Gathering of Sufis: Rehavi and Tevabii tonalities.

Music Therapy Heal Houses – Hospitals - Asylums

Nine centuries before our time in the Nureddin Hospital in Damascus, which was built by Seljukian Sultan Nureddin Zengi, musical tonalities were used to cure patients.

In later times, curing with music was implemented in Amasya, Sivas, Kayseri, Manisa, Bursa, Istanbul (Fatih Kulliyesi) and Edirne hospitals. We find the following written in Evliya Chelebi's travel chronicles: "The late Bajezid, the benefactor; may God forgive his sins; to cure the ill, to relieve the aggrieved, to get rid of the passion of love and as a nutrition to the souls of the crazy, had arranged 10 professional singers and 10 musicians, of which 3 were only singers, 1 was a Neyzen, 1 was a violin player, 1 was a musikar (Pan flute) player, 1 was a Santur player, and 1 was an Ud player. They came 3 times a week to apply a session of music to the patients and the mad."

According to these sources, during the execution of these passive-receptive music therapy sessions, which developed with the ripened tonalities of Turkish Art Music - which has its origin in Horasan (Transoxiana) - and Horasan Anatolian music, the patients would listen either by sitting comfortably or lying down in a resting position. In this form of curing, the aim was to relieve the patient by changing their emotional states and help them rekindle their self confidence.

Today, in the technique applied by our therapists, these basic principles have been preserved. The patient lies in a comfortable position and with an accompanying relaxing rhythm and water sound; Ney, Rebab, Cheng, Ud, Dombra and Rubab are played in an improvised fashion and suitable tonalities are used. In these sessions, many positive changes and improvements have been recorded in psychological and physical illnesses ranging from autism and pediatrics to geriatrics. Dr. L. Gutjahr and Prof. V. Mechleid have recorded EEG measurements which have corroborated these traditions of at least a millennium. After experimenting on the important 10 to 15 of these 400 tonalities, we have made cassettes and CDs to be used in the sessions.

In Vienna, at the Meidling Rehabilitation Center, therapy implementations are executed by using Turkish tonalities on coma patients. Here a change in the alpha and theta waves in the brain of the patients was observed. Many patients are relieved of coma after these therapy sessions.

Dr. Mehmet Oz a famous cardiolog in United States Of America also use the Tumata Authentic Turkish Therapy tonalities in his clinic and %29 of patient turned from coma by the help of frequencies. He told the results of the Tumata music therapy in his book of Healing Inside.

Tumata is organizing concerts, seminars, festivals and conferences in all over the world for sharing their workshops. http://www.tumata.com/ is a window to open the group: Tumata.

 
Toplam blog
: 2
: 18601
Kayıt tarihi
: 22.12.08
 
 

Necla Ayber, Kişisel Gelişim Merkezi işletmecisi... Sevgiye giden yol'da alınması gereken eğitimler ..