- Kategori
- Siyaset
Namlunun ucu ters dönerse

Emperyalizm sanayi devrimi sonrasında özellikle İngiltere’nin ürettiği malları satmak için sanayisi üst seviyeye ulaşmasıyla diğer ülkelerin pazarlarında hakimiyet kurmaya çalışmasıyla birlikte hız kazanmıştır. İngiltere diğer ülkelerin kendi bebek (gelişmekte) sanayilerinin büyümesini engellemek için gümrük duvarlarının indirilmesini savunmuş ve her ülkenin bir dalda uzmanlaşması gerektiğini ileri sürmüştür.
Üretilen mallar seri üretim olması sebebiyle diğer ülkelerin emek gücüyle ürettiği mallara kıyasla ucuzdu.Gümrük duvarlarının inmesi sağlanarak o ülkelerde de İngiliz malları dolaşmaktaydı. Bu önce İngiltere”nin sonra dünya ekonomisinde bir dev olan Amerikanın işine gelen bir durumdu. Günümüzde ise, bazı ülkelere siyasi çıkarlar için verilen tavizler artan küreselleşme dünya ticaret örgütü gibi kurumlar Batının bir zamanlar en büyük silahı olmasına rağmen bu verilen tavizler sonrasında önce Güney Kore”nin teknolojik açıdan geliştirilmesi, Çinin dört şehrinin serbest ticaret bölgesi haline getirilmesi başta Amerikanın kendi siyasi çıkarları için kullandığı silahlardı. Çin in işçilerinin Avrupa”daki işçilere göre neredeyse yirmi kat ucuz çalışması ve teknolojik açıdan da bilgi birikiminin oluşmasıyla çok uluslu şirketler birbirleriyle rekabet edebilmek için iş gücünün fazla ücretlerin az olduğu Çin ve Hindistan gibi ülkelere yönelmeye başlamışlardır. Bunun sonucu olarak Batının küreselleşme silahının namlusu ters dönmüştür. Bunun en açık örneği, Amerikanın Çine karşı 200 Milyar dolar dış ticaret açığı vermesidir. Yapılan anlaşmalar sebebiyle Doğuya sermaye kayması engellenememektedir. Aynı zamanda hiçbir şirket ulusal çıkarlarını düşünüp geriye dönemez . Bunun nedeni ise örneğin, geriye dönen bir şirketin işçiliğe ödediği ücret 20 kat artacaktır. Aynı zamanda serbest ticaret bölgeleri olmaması sebebiyle ödediği vergiler yükselecektir. Sendikalarında Batıda güçlü olması dolayısıyla işçilerin hakları daha fazladır ve Çevre kuruluşları yasalarıyla şirketlere başka bir yük daha binmektedir. Bütün bunlar düşünüldüğünde ülke çıkarlarını düşünen bir şirket rekabet gücünü kaybedeceğinden dönüş imkansızdır. Aynı zamanda Batı ülkelerinin de güçlü olan sendikalar, çevre yasaları gibi etmenleri değiştirmesi halklarından doğacak tepkileri nedeniyle mümkün değildir.
Enerji bakımından da zengin olan ülkeler Kafkas ülkeleridir. Enerji hatları da Rusya”dan ve ileride de Türkiye”den geçecektir. Bütün bunlar Batının aleyhine gelişmelerdir. Büyük kamuoyu tepkileri nedeniyle gerekli reformlar yapılamamaktadır. Ticaret hadleri doğunun lehine değişmesi sebebiyle artık önümüzdeki on yıllarda Dünyadaki hakim gücün Doğu olması öngörülmektedir. Görüldüğü gibi batının silahları artık batıyı vuruyor .
SİLAHININ NAMLUSU TERS DÖNMÜŞTÜR.