Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Eylül '06

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Nasıl konuşmak

Nasıl konuşmak
 

Konuşmak… Bazı konularda konuşmak… Her konuda konuşmak… Hissiyat olmadan bilgi vermek.. Yararsız duygulanımlar içerisinde bilgiyi reddetmek.. Her durumu , her tek durumu aynı şablonun süzgecinden geçirerek aynı yere saplanıp kalmak… Şablonun rahatlığına teslim edip aklımızı, akılsızlıkla itham edip başkalarını, sonsuz bir oyunun güvenlikli bir parçası halinde sürdürmek temsilimizi….

Değil aslında bu durumun sorumlusu kimse… Bize belletilen ve bizim artık kanıksadığımız bir bilincin, toplumsal bilinçdışının yansıması bizim bu kendimizi düşürdüğümüz durum... Çünkü daha çok sesi çıkan haklıdır. Çünkü her konuda bir şey söylersen ne söylediğine bakılmadan saygı görürsün… Çünkü her konuda bir şey söylemek ya da bilmek hala entellektüel olmanın gereği sayılıyor…

Ya da tam tersi; konuşmamak… Ağır ol abi desinler … Suskunluğun çevrede yarattığı saygı aurasının ekmeğini yemek… Tüm bunlar yüklenmiş beynimize … Yüklemişiz… Yaşıyoruz… Tehlikelidir oysa benim bildiğim suskun insan…Ya bir şey bilmiyordur… Ya bildiğini paylaşmayı bilmiyordur…

Her iki durumda da yanlış giden bir şeyler var… Her iki durumda da ezberlediğimizi yaşıyoruz…

Ve her şeyden önce ezberimizi bozmak durumundayız….

Bir matematik sınavında öğrenci ilk soruda x bilinmeyeninin değerini 7 olarak bulup sınavın geri kalan sorularında x yerine hep 7 değerini kullanmıştır.. Yaşanmıştır… İşte bizde yaşamda böyleyiz… Bir x değeri bulmuşuz ve her durumda bir bilinmeyenle karşılaştığımızda bu değeri kullanıyoruz… Kimimiz marx , kimimiz nietzche, kimimiz din, kimimiz suskunluk, kimimiz iyiniyet, kimimiz hassasiyet, kimimiz gürültü olarak bulmuşuz o x değerini…. Ve her tek durumda o değeri kullanmaya çalışıyoruz… Bu yüzden kimse kimseyi anlamıyor işte… Çünkü kimsenin aklı kimseden fazla değil… Çünkü herkesin bir x değeri var ve tutmuyor birbirini…

Tartışmak değil önemli olan.. Neyin konuşulduğu önemli asıl… Fikirlerimiz ya da düşündüklerimiz değil değerlerimiz çarpışıyor oysa bizim tartışma dediğimiz , sevindiğimiz, insanlar konuşuyor diye umutlandığımız durumlarda…

Felaketimizi beynimizde taşıyoruz… Hep formüllerimize sadık, o formüllerin bizi gerçek olmaktan alıkoyduklarından bihaber , kendi küçük, belirlenmiş algılarımızda yaşıyoruz …. O algıyı bozmaya ihtiyacımız var ..her şeyden önce sarhoş olmaya…

Yoksa yarattığımız yaşantı belli işte…..

"(rezilsek bu hayat kadar reziliz…güzelsek?.... bu hayat kadar işte…)"

 
Toplam blog
: 12
: 992
Kayıt tarihi
: 11.09.06
 
 

"Aşkın ve iyiliğin ne demek olduğunu bugünün insanlarından öğrenemezsin... Bu yüzden yarın gerçekdış..