- Kategori
- Ben Bildiriyorum
Nasıl yani, bir de Allah'ı mı inkâr etmem gerekiyormuş? Ateizm(IV)

.
Ateizmle ilgili beş bölümlük yazı dizimizin bugünkü dördüncü bölümünde, 'ideolojik faktörlerin etkisinde gelişen felsefi ateizm' konusunu işleyeceğiz.
2. İdeolojik faktörlerin etkisinde gelişen felsefi ateizm: Bu ateizm türünde, bireyin ateizmi seçmesinde
temel etken ve dayanak, sahip olduğu siyasal ideolojisidir.
Pek tabii ki de nihai olarak ilk akla gelen marxizm ya da bu ideolojinin sulandırılmış bir şekilde ortaya konmuş türevleridir.
Sosyal demokrasi (demokratik sosyalist), ulusal sol gibi…
Zaten asıl vurgulamak istediğimiz, ne marxism eksenli gelişen ateizm sorununa neşter vurmak, ne de eski Yunandan beri, örneğin, Platon' dan bu yana tartışma konusu olan idealist, materyalist kavgasına son noktayı koymak.
Sadece ateizmi tercih eden bireyleri, bilimsel bir tasnife tabii tutmak.
Bunun sonunda da kimin, neden, ne şekilde inkâr ettiğine dair bir sonuç ortaya koyabilmek. Ve pek tabii ki yazı dizisi bittiğinde, ateist insanları rahatlıkla analiz edebilip, anlamlandırabilmenizi sağlamak...
İdeolojik faktörlerin etkisinde gelişen felsefi ateizmde, asıl olan bireyin sahip olduğu siyasi görüşüdür.
Yoksa aslında, kişi daha önce ayrıntılarıyla açıkladığımız spontane ateistler gibi değildir. Yani siz onu kendi hâline bıraksanız, Allah'ı inkâr edeceği falan da yoktur. (Spontane ateistlerde kişi kendi hâline bırakılsa bile inkâr edebilmekteydi.)
Yani kişi spontane ateist olmadığı gibi belki de inançlı birisidir.
Materyalizm(maddecilik-özdekçilik) ateizmi işaret ettiği için, marxist kuramı savunan birisi de otomatik olarak ateist olmaktadır.
Bu görüşümüzü ispatlama yoluna gidersek, şu veçheden yaklaşabiliriz. Evet, ideolojik faktörlerin etkisinde gelişen felsefi ateizm, bizzat materyalizmin kendisinden doğmaktadır. Yoksa marxizmin, hak adalet, emek ve alın teri gibi argümanları ilk anda herkesin kulağına hoş gelir ve normal koşullarda bu kişiler ilk anda ateist de değillerdir.
Çünkü zaten bu kavramları beğenen ve kulağına hoş geldiğini düşünen birisi, ilk anda ateizmi seçmek durumunda da değildir.
Ancak sonraları bakar ki, materyalizm ona ateizmi sadece dayatır. Bu durumda o da mecbur kalır tercihini yapar. Çünkü marxist teori onu işaret etmektedir. Ona, ateizmi işaret etmektedir.
İşte bir etki altında tercih edilmiş ateizme en somut ve en güzel örnektir, ideolojik faktörlerin etkisinde gelişen felsefi ateizm.
Toparlarsak, marxist ideolojiyi seçen bir kişi ateizmi seçmek zorunda bırakılmaktadır. Nitekim Nikolay Buharin, Komünizmin ABC 'si adlı kitabında, marxistlerin tanrı tanımaz olmaları gerektiğini, eğer böyle davranmazlarsa ve bu şekilde düşünmezlerse, hiçbir zaman komünist olamayacaklarını vurgulamaktadır.
Bakın buradan bile anlayabiliriz ki, bir çok marxist çoğunlukla ilk anda ateist olmayabilmektedir.
Kişiler önce marxizmin emek, alınteri, adalet, hak gibi kavramlarını seçiyorlar, benimseyip beğeniyorlar daha sonra ise, komünist teoriyi taramaya başladıklarında, başka bir gerçeklikle, ateizmi kabullenmelerinin ideolojik zorunluluğu gerçeğiyle karşılaşıyorlar.
Kısa bir bilgi olması açısından; marxist teorideki ateizmin dayandığı genel ilkelerin en önemlilerinden birisi şudur:
Kitleler yaşadıkları hayatın Allah'ın çizdiği bir kaderin sonucu olmadığına inanırlarsa isyan duyguları daha rahat tetiklenebilecektir.
Çektikleri maddi sıkıntıların ve gelir dağılımındaki adaletsizliğin kaynağının yüce yaratıcının mukadderatı olmadığına inandırılırlarsa, kapitalistlerin servetlerinde kendilerine ait bir hakkı daha rahat görebileceklerdir. Zaten Allah gerçekten var olsaydı, insanlar arasındaki gelir dağılımındaki adaletsizliği çoktan gidermiş olmaz mıydı?
Zaten marxizmin kurucusu Karl Marx' ın dünyayı sarsan o meşhur 'din halkın afyonudur' cümlesi hep bu mantık üzerine kurgulanmıştır. Ona göre din kavramı, genelde halkı, özelde de proleteryayı yâni işçi sınıfını bir afyon gibi uyuşturacak ve bu yüzden de kapitalistlerin her türlü sömürüsüne baş eğilmesine sebep olacaktır.
Bu satırları okuyan sizler, yine bu satırların sahibinin burjuvazinin borozanlığını yaptığını sakın düşünmeyiniz.
Biz de, insaf, akıl ve vicdan sahibi bir çokları gibi, gelir dağılımındaki adaletsizliğe, insanlar arasındaki eşitsizliğe, insanın insana kulluğuna, vahşi kapitalist sömürüye karşıyız, ancak bu noktada ateizmi bir çözüm olarak görmemekteyiz.
Hülâsa , ideolojik faktörlerin etkisinde gelişen felsefi ateizmde, kişi ilk anda ateist olmayabilmektedir. Tamamen seçtiği ideolojinin mutfağında böyle bir yemek piştiği için ateizm çanağına kaşığını uzatmak zorunda kalmıştır.
***Tanrının varlığının çürütülmesinin imkânsız olduğunu -inanmadığı hâlde- anlayan ve bunu itiraf eden Bertrand Russell gibi düşünürler bulunsa da, çoğu ateist aynı olgunluğu gösterememiş, her şeye rağmen ideolojik saplantılar uğruna fikirlerinden ve ön yargılarından vazgeçmemişlerdir. (1)
Bir sonraki yazımız, sosyolojik faktörlerin etkisinde gelişen patolojik (hastalıklı) ateizm ile, yazı dizimiz sonlanacak, film kopacaktır.
Sabrın sonu ile
Bibliyografya :
*** (1) Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi 1, M.E.B. Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü Yayınları Açık Öğretim Okulları Ders Kitapları Dizisi, İlhami Sazak, Ankara-2007, sf.11