- Kategori
- Şiir
Ne mutlu "ölmeyipbaharı görene"
Hiç önceleri bilmezdim kahvenin yeşile yakıştığını
Sebep mi? Kader mi, ama sanırım iyi izlemek sevmek deniyor.
Bir nazlı gelin düşün başı değerli taşlarla ışıl ışıl işli.
Bir elbise giymiş boylu boyunca kar beyazı
Üstünde kardelenleri beyaz üstüne yeşille sarı dans ediyor
Gözlerimde gelin hafif salınıyor eteklerinde kar çocukları
Kahkaha neş'e sedaları yankılanıyor karlarda.
Gel kardeşim memleketime gel.
Yaz kış olsun gene gel,
Mevlana’mız olmasa da, MEVLAMIZ var arkadaş.
Sabrın sevgiyi nasıl kucakladığını gözlerinle gör.
İster toprakta yalınayak yürü istersen fayton içinde salın
Pek güzeldir içine ılık ılık dalar serin rüzgâr, rahatsızlık ne kelime mest olursun.
Geceyse yat çimenlere bak gökyüzüne say yıldızları
Yoruldun mu? Doğrul da iç demli sıcak çayını. Ağızda ki tadı buruk.
Bir oka dar da keyiflendirici bazen az yağmur yağmışsa değmeyin benim paşa gönlüme.
Gökyüzüyle sen karanlıkta bir ışık beklersiniz,
Artık toprakla arkadaş sırdaşsın,
Elini atıp avuç benim demek uzak değil ki.
Evladını toprağa vermiş olanlar için bu topraklar asla terke dilemez
Mekânlar olurken; hayatlarının baharında kanat çırpan kelebekler gibiler.
Yaşamayı bilenlere uzun ömür herkese derken
Hayatı bize bahşedeni unutmamayı dilerim.