- Kategori
- TV Programları
Ne oluyor? CNN-TV/ Şirin Payzın ve konukları…

Resim farklıhaber8.com alıntı Mustafa Altıoklar:" Türkiye 7 federasyona bölünmeli ve Kürtlerin yoğun yaşadığı bölgeler özerk olmalı" dedi
Kıraç, Mustafa Altıoklar, Renan Bilek, Rojin ve Ayşe Erbulak:
Gece boyu neyi tartıştılar?
Neler konuştular?
Her birinin sunduğu fikir yumurtaları: Paha biçilmez mücevherler gibiydiler…
Tabii ki benim algıladığım kadarıyla…
Renan Bilek:( Öyle bir geçer ki zamanın karizmatik Süleyman’ı) Sevişmekten yana; sevgili olma taraftarı; ayrılığa kati surette sıcak bakmıyor. İnsanın nerden geldiği; hangi din ve mezhebe bağlı olduğu; onun için fazla bir önem taşımıyor.
Çerkez, Arnavut, Kürt, Laz: Mutlak surette birbirleriyle kaynaşmalılar.
(Türkün kaynaşmadığı millet kaldı mı? (yazanın düşüncesi)
Bağımsızlığımızı geri almalıyız; zaten SOL yok oldu.(Renan Bey)
Kıraç: Her seçimden önce aday adaylarımızın- Amerika ziyaretine- anlam veremediğini dile getirirken; tek bir liderin; Atatürk’ün böyle bir ziyareti es geçtiğini sözlerine ekliyor.
Mustafa Altıoklar: Balçiçek Pamir’in programında “Dağa çıkardım” Sözlerinden dolayı savcıya verdiği sözlü raporundan; kanalın RTÜK’e ödediği cezadan; yayından alınarak başka bir isim altında devam ettirilen projeden söz ederken mesajlar veriyor.
***
Konuklardan biri: Ben eşit vatandaşlık istiyorum derken;
Rojin:
“Aman Babayasa olmasın” diyerek ekleme yapıyor.
Ayşe Erbulak: Diktatörlükten korktuğunu, hümaniter sistemin uygulanmasını; bunca sıkıntı varken kendisinin mutlu olmasını yadırgadığını, utandığını söylüyor.
Toplam olarak dünyanın gidişatında bir yanlışlığın var olduğu konusunda hem fikir olan konuklar; Amerika’nın dahi büyük şirketlerin(PARANIN) etkisi altında olduğunun gün gibi aşikâr olduğuna kanaat getiriyorlar.
Ülkemizin toplumsal fotoğrafı çekildiğinde her kesimde şiddetli bir geçimsizlik tespit etmek mümkün…
Mustafa Altıoklar: Tek parti devri hiç olmadı; başlangıçta geniş koalisyon vardı. CHP içinde farklı görüşleri barındırdı. Celal Bayar; Adnan Menderes, Şükrü Saraçoğlu vb.
Biz Kürtleri asimile ettik.
Yok ettik aramızda erittik.
(Şimdi birlikte havasını suyunu; terörünü paylaştığımız ülkemizde; Kürt kökenli vatandaşlarımız asimile edildi mi?)
Rojin: Açlık grevinden ve duygusal kopuştan endişe duyuyor.
Kıraç ve Ayşe Erbulak Anadil yasağına karşı bir tavır sergilerken; Kürt Türk kardeşliğine “Et tırnak” benzetmesini uygun görüyorlar.
O arada devreye giren Rojin: “Yahu biz hep tırnak oluyoruz; kesile kesile…” cümlenin sonuna yetişemiyorum. Telefon çalıyor.
Mustafa Altıoklar’ın spontane senaryosundan Atatürk’ün: Zsa Zsa Gabor tarafından yavaş yavaş zehirlendiği şüphesine kapılıyoruz.
Velhasıl, program öncesi havra sokağı misali uğuldayan yazanın beyni: Program sonrası daha bir karışıyor; düşünceler: Kol dirsek Allah ne verdiyse birbirlerini itekleyip duruyorlar.
Tarihi: Zaferi kazananların yazdığına inanırsak; gerçek tarihi hangi arşivlerde arayacağız?
Sanatçıları siyasette görmekle farklı bir lezzetin tadına bakmış oluruz.
Siyasetle ekmek parasını kazananlar ise sanatsal yetilere sahip olmadan bu kulvarda yarışabilirler mi?
Kılık kıyafet kostüm makyaj maske; ne kadar destek verirse versin; esas malzeme; donanım genlerde gizleniyorsa...
Gizleneni değerlendirenlerin: Ağzının içine bakıyorsak...
Komşuluk tarihe karışırken; mahalle dayanışması yok olurken;
aile mefhumu bir yerlerde şahadet getirirken;
tutulan takım kendi sahasında yenilirken…
Bir desteğe ihtiyaç duymak ayıp sayılır mı?
Sayılmaz sayılmasına da ne türlü bir destek söz konusu derseniz; doğrusunu söylemek gerekirse…
Ne federatif, ne merkezi, ne monarşi, ne de demokrasi…
Kaba kâğıtta pişmiş palamut canım çekiyor.
3 Kasım 2012
Alev Meisel/İzmir