Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Ağustos '14

 
Kategori
Siyaset
 

Ne oluyor orada (!) ?

Polis teşkilatı içerisinde gerçekleştirilen son operasyonun”; devlet içerisinde yuvalanan cemaatçilere yönelik bastırma hareketi olduğu açık. Ancak bu harekatın, yalnızca Fettullah Gülen cemaatini “çökertmeğe” yönelik olduğunu söylemek eksiktir.

Seçim döneminde böyle bir operasyonun yapılması; “T. Erdoğan üzerinde dolaşan kara bulutları dağıtmak için olanak verse de; içerisinde, istenilenin tam tersi etki yaratma riski taşıdığı da bir gerçek.

Bu nedenle; seçim döneminde riski beraberinde taşıyan bir eylemi gerçekleştirmek için RTE’nin çok önemli bir gerekçesi olmalı. Ki öyle.

Recep Tayyip Erdoğan ve şürekâsı; özellikle seçim dönemlerinde yandaşlarını militanlaştırmak için; Var olan karşıtı (hasmı) belirginleştirerek ona saldırma yöntemini kullanıyor. Bu yöntem, “ilkelliği” aşamamış toplumlarda sık başvurulan yöntemdir. İlkelliği alt edemeyen sağ ve sol tüm örgütler, bireyler; kendi vasfını ve duruşunu;  belirginleştirilen “karşıt “ üzerinden kurgulayıp, hasıma acımasız saldırarak, militanlaşma yöntemini kullandılar.

Bu yöntemi kullanma pratiği; yandaşları militanlaştırmanın yanı sıra; örgüt içerisinde “pasif” muhaliflere gözdağı vermeği de hedefler.

AKP önderliği; daha önceki seçimler öncesinde bu yöntemi kullanmanın faydasını gördü.

Ancak Recep Tayyip Erdoğan tedirgin;

AKP’nin mono blok bir yapı olduğunu zannedenler; sonun başlangıcı olan depremin sesini duymadıklarından olsa gerek; Erdoğan’ın “tedirginliğine” anlam veremiyorlar.

Yandaş basının; “seçilme garanti” algısı yaratmasına karşın, gerçeğin böyle olmadığını bildiği için RTE; Seçim kazanacak olma rahatlığı yaşayacağına, seçimi kaybetme korkusunu içerisinde taşıdığını ayan edecek şekilde “asabi” ve bağırıp çağırıyor.

Toplumdaki her siyasi eğilimi ve toplumsal değeri kullanarak tedirginliğinin kaynağı olan pratiği gölgelemek istiyor.

Miting görüntülerinde, fotoshop yaparak kitlelerin algısını ters yüz etmeğe ihtiyaç duyuyor.

Bağlılık yalakalığını şevkle gerçekleştirenlere dahi kuşkuyla bakıyor.

RTE, ayakta alkışlayan, ağlayan milletvekillerine, parti kadrolarına, “üstü örtülü” tehdit yağdırıyor.

RTE tedirgin;

Çünkü parti içerisinde yapılan son şekillendirmeden memnun olmayanların homurtusu, parti binalarının dışına taşacak denli arttı.

Görünen o ki; AKP içerisinde, Tayyip Erdoğan’ın etrafını kuşatan “yeni” unsurlar oldukça etkin. Yeni dönemin aktörleri olan bu kadro; daha rahat hareket etmek için, “eski” unsurlarla RTE’nin irtibatını büyük ölçüde koparmayı başardı. Bu kadroların çizdiği siyasi rotadan rahatsız olan/ sıkıntı duyan yönetici kadro sayısı da az değil.  

Kendini süreçten “dışlanmış” sayan bu kadrolar, sıkı markaja rağmen parti içerisinde, RTE etrafında şekillenen “yeni kadronun” egemenliğine karşı ayak diretiyorlar.

Doğrudan tavır almayan; ayak sürtme şeklinde yürüyüşü yavaşlatmak isteyen unsurların; pasif muhalifliğinin gerçek nedeni; parti içi konumlarının irtifa kaybetmesi nedeniyle beyinlerini kemiren siyasi ve maddi erki yitirme korkularıdır.

Bu eksende, parti içinde, “R.T. Erdoğan’ın cumhurbaşkanı olmasının, AKP’nin geleceği açısından tehdit olduğu ve bu nedenle önlenmesi gerektiği” fısıltı gazetesi vasıtasıyla dillendiriliyor.

Bu durumu bilen ve rahatsız olan, geleceğini yeni kadroyla birlikte şekillendirebileceğine aklı yatmış ve AKP’yi kendine ait mülk gibi gören RTE’nin; en küçük tepkiyi ihanet addederek “çorbaya düşen sinekleri” etkisiz hale getirmekte tereddüt etmeyeceği ve bu doğrultuda her araca başvuracağı ayandır. Bu minvalde çeşitli toplantılarda yaptığı üstü örtülü tehdidin yeterli etkisi olmadığını hisseden RTE ve ekibi; sözde ”paralel yapıyı çökertme operasyonu” ile aynı zamanda, parti içerisinde ayak direyenlere; “sizin de başınıza gelecek olan budur” dedi.

Bu operasyonla Recep Tayyip Erdoğan bir taşla iki kuş vurmayı amaçladı.

Bu tehdit önemli ölçüde karşılığını bulabilir. Ancak karşılık bulmaması ihtimali de güçlü.

Bu operasyonun, RTE’nin amacına ne kadar yarar sağladığını/sağlamadığını seçim sonuçları gösterecek.

RTE’ nin elinde; parti içi “hainlerin”, “münafıkların” listesi var. RTE karakterinde birisi; Seçimler sonrası iç hesaplaşmayı yapmadan yürümez.

Recep Tayyip Erdoğan durdurulamadığı taktirde; parti içerisindeki muhaliflerin, yönetici vasıflarının/ güçlerinin, sönük köz gibi etkisini yitirerek sona ereceği kesin. RTE engellenirse; güç kaybetmiş bir lider olarak, doğrudan saldırısını erteleyip, 2015 genel seçimlerini riske sokmadan, iç hesaplaşmayı sürece yayarak gerçekleştirecektir.

İç hesaplaşma; AKP iktidarının kıyamet sürecinin fitilidir. Bu fitili ateşleyecek etkinliğe katkı vermek isteyenler; RTE kaidesinin oturduğu zemini oyacak güce katılıp, yurttaşlık yükümlülüğünü yerine getirmelidirler.  

Ya yoksa olmaz; dış etkenin tahrip edici gücü devreye girmezse; AKP’deki iç hesaplaşma; RTE diktasını kolaylaştırıcı “yağa” dönüşebilir. 

 
Toplam blog
: 37
: 395
Kayıt tarihi
: 17.06.08
 
 

Üniversite mezunuyum, mimarım. Şiir ve felsefe politika ilgi alanım ve yazıyorum. Resim yapıyorum..