​ Necip Köni - İzmir / TR. (Bölüm.2) / Dostluk / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Ocak '09

 
Kategori
Dostluk
 

Necip Köni - İzmir / TR. (Bölüm.2)

Necip Köni - İzmir / TR. (Bölüm.2)
 

Milliyet Blog yazarlarından Necip Köni


Mustafa Mumcu’nun yazıhanesine girdiğim anda karşımda Necip Koni Ağabey, Sevgili oğlu Egehan ve Mustafa Mumcu vardı.

Bu siteye girdiğim günden bu yana değerli insanlarla tanışma fırsatı elde ettim. Hepsi bilgili kültürlü, kendini bilen, en azından okumasını bilen ve az çok kendisini ifade edebilen insanlardı. Ve bu insanlarla sanal ortamda yazışmalarımda oldu. Bloglarını okudum, benim bloglarım da okundu. Onlar bana ben de onlara kısaca birbirimize yorumlar yazdık.

Bunları yaparken tabi hepsi sanal ortam da gerçekleşti.

Sonra, insanlar hiç yüz yüze görüşmedikleri halde birbirleri ile ilk defa karşılaştıklarında nasıl samimi olabiliyorlar?

Güzel soru.

Uzun zamandır yazıştığınız fakat henüz görmediğiniz bir blog yazarı arkadaşınız birdenbire karşınızda duruyorsa. Tıpkı…

“O, Ahmetçiğim”

“Merhaba Necip Ağabeyciğim” gibi sanki kırk yıl boyunca hiç görmediğiniz bir dostunuzu kucaklar gibi kucaklıyorsunuz onu.

Necip Beyi anlatmama gerek var mı?

Samimi, içten, konuşmasını bilen “Ben bloglarımı kendim için yazıyorum, bir kişi okursa ne olur, 10 kişi okusa ne olur” der gibi açık yürekli bir kişiliğe sahip bir insan.

Ya da şöyle söyleyeyim mükemmelin ötesin de bir insan.

Necip Köni – Adana. TR

Her zaman büyüklerimiz derler ya ilk görüştüğün insanlarla dost olma. Zamanla dost kazanılır diye. Herhalde sanal ortam, bilgisayar ve internet dolayısıyla MB gibi bir sitede blog yazarıysanız eğer dostluklar ilk görüşme de kurulabiliyor. Sanki 40 yıllık dost gibi. İşte öyle oldu Necip Bey'le karşılaşmamız.

Toplantılar karşılaştığımız diğer güzel insanlar da olduğu gibi.

Ben den sonra İzmir’in fedailerinden İlyas Bayram ağabeyim geldi.

O’da çok değerli bir insan. İlyas Bayram Ana sayfa: http://blog.milliyet.com.tr/Blogger.aspx?UyeNo=815160&rn=EL

Bloglarım da her defasında onu anlatmıştım. Beni İnönü’ye götüren insan ve onun ailesi ile ailecek kuş cennetine gitmiştik.

Benim yazdığım blog: http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=71275

İlyas Bayram’ın yazdığı blog: http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=71121

Son zamanlar da Fenerbahçeliliğini bir kenara bırakıp Çorumspor’u destekleyenlerden. Çorumspor’un 2. Lig’de yükselme grubuna kalıp ilk maçını İzmir’de Bucaspor’la oynayacak. Hazırlan Ahmetçiğim beraber maça gideceğiz dedi.

Sonra Blog yazarlarından Zehra Zora ve sevgili kızı Ebru geldi.

Arkadan Ali İhsan Uğuz’da geldi.

Hepsi Necip Köni’ye odaklandı. Necip Bey

“Beni hep sanal ortamlar da gördünüz. Şimdi tam karşınızda canlı olarak durmaktayım. İzlenimleriniz nasıl?” diye bir soru sordu.

Hepimiz sanki aynı şeyler de odaklandı. Bu kadar iyi bir insan olamazdı düşüncesindeydik hepimiz ve kendi adıma konuşuyorum Necip Köni Bey’le tanışan İzmirli olarak memnun oldum.

Sormak için o an aklıma gelmedi. Acaba Necip Köni Bey'ler bizleri nasıl bulmuştu?

Resimler de çekildi. Benim kameraman içinde ki piline şarj yapıp doldurmadığım için elimde yeterli malzeme elde edemedim. Anlaştığımız Necip Bey’in objektifinden resimleri galerimde yayınlamaya çalışacağım. Şimdiden Necip Bey’e teşekkürler.

Necip Bey’de benim bisikleti çok merak etti. Bol, bol resim aldı. Onun için kaskımı giydim. Bisikletimle birlikte resimler çekti. Kendisi söylüyor. “Ben” diyor. “Fotoğraf çekme özürlüyüm. Bol bol fotoğraf çekerim.” Bir yer de iyi yapıyor. Elinde kalan bir sürü malzeme oluyor. Üstellikte eskiden olduğu gibi tap ettirme derdi de yok. Film yandı yanmadı sorunu da yaşanmıyor ve beğenmediğiniz resimleri silme olanağını da sağlıyor şimdi ki dijital fotoğraf makineleri. Sonra bilgisayar da istediğin gibi düzenleyebiliyorsunuz.

Necip Bey benim MB bisiklet temsilcisi olarak ilan etti. Bundan da gurur duydum. Özellikle benim sayfam da devamlı olan kasklı resmimi kaldırıp normal resimimi koymuştum. Tekrar o kasklı resmimi koymamı rica etti.

Bir saatten fazla beraberdik Necip Köni Beyle. Gitmesi gerekiyordu. Ve saat 15.30 gibi Mustafa Mumcu’nun yazıhanesinden ayrıldık. Ben, Necip Bey, oğlu Egehan ve İlyas Bey Kemeraltı’ndan geçerek Konak meydanına meşhur saat kulesinin bulunduğu yere çıktık. Onlar deniz yolu ile şehir vapura binerek Karşıyaka’ya gidecekler. Onları uğurladıktan sonra bende misafir olacağım annemlere gitmek üzere Konak’tan bisiklete binerek pedala bastım.

 
Toplam blog
: 540
: 3176
Kayıt tarihi
: 02.01.07
 
 

Hiç bir motorlu araca binmeyi sevemedim. Daha doğrusu sevdiremediler. Onun yerine iki tekerlekli ..