- Kategori
- Gündelik Yaşam
Neden?

“Neden” dedim kendi kendime, ”neden tartışmıyoruz tabulaştırdığımız, görmezden geldiğimiz, çaktırmadan gizlediğimiz, ama inadına yaşamımızı kuşatan cinselliğin kendisini; neden konuşmuyoruz?Neden çomak sokmuyoruz ki bu kuşatılmış ve bolca kelimelerle çıkmaz sokaklara itilmiş konuyu, merak ettiğimizden öte ortaya getirmiyoruz? ”Önce, ne düşündüğümü paylaşmalıyım diyerek bir ucundan giriyorum konuya.
1)Neden cinsellik toplumumuzda tabudur?
2)Neden seks-eylemsel-özelinden çıkıp abartılır,söylemlerdedir ve çarpıtılır hep?
Neden cinsellik toplulumuzda tabudur sorusuyla başladığımda kendi toplumuma dönüp bakıyorum ve çok basit yanıtlarla-soruların içine girmiş- karşılaşıyorum.
Ülkemizde aşk yaşanıyor mu?Aşk gibi yüce bir duygunun yaşanmasına izin veriyor mu bizleri kuşatan dayatmalar ve tabular?
Elele dolaşan bir çifte bile tahammül edilebiliyorlar mı işgüzarlar,kuşatma militanları. Bu namus koruyucularının ve onların kıskanç bekçilerinin isteği ne?Nasıl bir toplum istiyorlar ki iki cinsin birbirlerinden habersiz tabuların öğrettikleriyle kursunlar yaşamlarını?Kadınların yaşamı, çocuk dünyaya getirmek ve onlara kol kanat olmaktan daha fazlasını görmemesi ve istememesi için neden namus bekçilerin koruyuculuğa soyunmuş?Bu öğreti ,bilinen ahlaki değerleri beslerken “neden bu denli koruyucusu var” diye düşündüm ardından. Tüm bu soruların yanıtı hemen beliriyor özelinde:Aslında ülkemizde cinsellik de yaşanamıyor yeterince.
Tüm görsel araçlar buradan içeri sızarak giriyorlar,en özelinden,merak edilen, hoşa giden,aşkla beslenen,hormonları aktifleyen mutluluğundan,gizeminden tüm heyecanıyla giriveriyorlar içerlere.Bir resim-film tetikliyor tüm benliğinde ürpertiyi, yerinde olma arzusu yapanın.Uzaklaştırılan,yasaklanan elma bahçesinde bekçiler eli sopalı gönüllü...
Birey tüm çıplaklığıyla boyun eğişte öylece kalakalıyor bazen.Ne yazık ki,ne yazık para ediyor bu mahremiyet.Merak tohumları her toprakta yeşerirken mutlaka alıcısı çıkıyor her toplumda,kaçışsız,gönderilme şansı olmadan cennetten elma, sürekli akıllarda.
Niçe'nini dediği gibi," insan kendinde olmayanı sever",merak eder sözünden yola çıkarak abartılarında zihinlerde.Cinsellik,hele mutluluk hormonlarını kırbaçlayıp, şahlandırıyorsa heyecanlarınızı,üstelik bir de yoksa...
Güdüler geliyor aklıma suçlu ararken çürümeye varan zavallı tavırlarda insanın.
"Güdüler"; ismi üzerinde, yeri geldiğinde insanı koyun gibi güden;benlikten çıkaran,kontrolsüz davranışlar eşliğinde yakılacak yorganı en harlı alevinden. Yaşama refleksinin bile durduramadığı ama bazen insan olmayı anımsatan tüm diretmelerin içinde,vurulması garanti gözünden kaçamak bir samanlıkta,üstelik yasak elma ısırırken insan,aşk mı yaptıran...
Cinsellik...
Toplumda çok sevilen hatta güvenilen, saygı duyulan bir adam, sırf özeline küfür edildi diye birini rahatlıkla öldürebiliyor olmasındaki çılgınlığı cinsel özelini koruma güdüsü mü?Buradaki öldürme eylemi, “özelini korumak, itibarını yerine koymak veya cinselliğine verdiği değer içindir” açıklaması sığ ve yanlış olduğu gibi,"acaba toplum beni dışlar mı" mantığından ileri geliyor olmalı.En çok toplumda saygı duyulup alkışlanan bu tür ilkel tavrın bana anlattığı; aslında silahı tutturan ellerin, kahvehanede, yolda, sokakta,orada, burada gördüğünüz sıradan insanların inançlarından güç aldığıdır.Bu eyleme kalkışan birey bencilce hareket etmekte ve toplumundaki yerini korumaya kendince çalışmaktadır.Bu, tüm kimliğine çocukluğunda ataerkil toplumca verlir,yüklenir fikirlerine.Bu yüzden:
Cinsellik kavramı erkeksel bir tabudur- simgedir.(yeri gelmişken;aşk ise dişiseldir-dişidir-).
Kadınlar gizli örgütçüdür çoğu zaman.Farkındalıklarının bilinmesini istemezler; susarlar ve beklerler.Tüm gelişecek olumsuz gelişmeleri önceden hissetmenin ötesinde çoğu zaman bilirler ama öncelik sıraları biz erkeklerden farklıdır.Eğer erkek doğurgan olsaydı ve doğum anında gelişebilecek bir anormal durum karşısında tercih yapması söylenseydi,kadın yaşamda kalma kararını bebeği adına kullanacaktı. Bu türün devamlılığında en mantıklı çözümdür aslında.Erkekse eşini tercih edecekti çoğunlukla.Kadın en zor anlarda gözleriyle önce ,ardından tavırlarıyla güçlü tanımı yapar erkeğine.Güçlü olmasını beklerken en olumsuz ortamda elinden gelenin en iyisiyle omuz verir kelimelerle.Cinselliğin önemi yoktur artık onun için. Özveride en önde durmayı bilir kadınlar.En önemli güç söylenmemiş kelimlerdir onlar için.
Kelimeler anlamını bazen aşar,derinleşir.İşte Türkçeyi gizemli kılan noktalardan: Yanlış kullanılmış bir kelime tüm bir soyu tüketebilir.
Özveri kadını kimliğinden uzaklaştırır, ardından onu ilgilendiren yaşamı ve yaşattıkları olur.
Böyle bir anlayış ritüeline sahip toplumlarda cinselliğin yorumlanması o denli güçtür.
Erkekler ise tüm bu kuşatmaların içinde kendilerini farkedişte bulduklarını düşündükleri artı cinselliklerini ararlarken,kadınlar da beklemeye koyulurlar, bazen bir ömür.
Güzel kızlar süsler rüyaları,bazen pahalı cömert gecelerde sahte gülümseyişte, bırakılan birikimidir emeğin,çocuklar evde beklerken sıcak çorbada...
Konuşulandır yaşanmamış keyifsiz gecelerin abartısında saatlerce.Herkes herşeyi bilir, hisseder, ama duymaz ve görmez.
Cinsellik ortadadır ve konuşulmaktadır durmadan...
Bu denli çok konuşulan,ortada duran konuya ismi üzerinde "medya" da katılır. Medya günceldir ve bu konu da güncelliğini hiç yitirmez.
Erkeğin "yapma" özgürlüğü olan, kadında "kötü" adını alır."Erkeğin elinin kiri, yıkayınca geçer, ama kadın için dokuz ay on gün artı bir yaşamdır" diyenlerdir düzeni korumaya çalışanlar-kadınlarımız-.Erkek egemen toplumda bir kadının ayakta kalabilmesinin yolunu bu şekilde tecrübe edip bulmuşlardır:Sadece düzen içinde var olabilme çözümleridir çaresizce.Ama ardından kadınların tüm yaşam biçimleri bu söz üzerine belirlenir.
Dünya adına şu söylenebilir;"seks kavramının tüm dünyada tabu olmasının nedeni kadın ve erkeğin cinselliğe farklı pencerelerden bakıyor olmaları"dır .
Cinsellik konusunda konuşup bu konuda verici görüntüler resmettiren kadınların hemen hemen hiçbirinin düzenli ve sağlıklı bir cinsel yaşamlarının olmadığını düşünüyorum. Aksine, ten sürtüğü duyarsızlık ,cinselliği uzak isteyecektir özel yaşamlarında. Sıradan bir huzur arayışı olabilir örneğin özellerinde.
Biraz magazinsel gireyim konuya.Geçen yılın ilginç magazini,” Paris Hilton ile Britney tuvaletten-diskoteğin- bir saat çıkmamışlar” haberiydi.Medyanın vermek istediği mesaj şuydu, "cinsel fantezilerini yaşadılar".Halbuki bu tür yerlerin kameraları milyon dolarları kaydeder.Yoktur böyle birşey,ama işte, beyinde oluşturulan fantezi, gerçeğini örtüp geçer her zaman.
Fantezi bir güç odağına dönüştürülür. Cinsellik içinde eritilir,hislenim biçimi teklendirilerek değiştirilir. Amaç dikkatleri sürekli kılmaktır.
Bir tür güç odakları oluşturularak paranın daha sıcak akması sağlanır.Sıcak para önce sıcağından ayrımsız sevenleri çeker...
Sayın Genco Erkalın’ Breht’le tanıdığımız öğretici-eğitici tiyatro anlayışına bile sızarak yaşam bulabilir.Ama kuşatmanın sınırsızlığına gidiyor yol.Çıkmaz bir sokakta sonlanmalı dileğini içimde hissetsem de kırılıveren idoller,kırılıveren gönüllerde anlam bulur;leke olur...
Televole mantar kültürünü bulup geliştiren taraftarlar toplarken geri-eğitim veren, ilkelleştiren mantığının çıkış noktaları, anlattıklarımdan beslendiğini düşünüyorum. Tüm bu düzenli oluşturulumuş kargaşanın içinde var olma savaşı verenlerin dayanakları boşvermişlik ve günü kurtarmak düşüncesi üzerine kurulduğundan toplum üzerindeki yıkıcı etkileriyle ilgelenmezler,üstelik çoğu zaman fark bile etmezler. Onları besleyen, çabalayan, ipleri ellerinde tutanlarında böyle bir kaygıları olamaz. Çünkü onları da ilgilendiren tek bir şey vardır;bu güç savaşında her yolu deneyerek sistemde ayakta kalmak.Toplumun ne istediğinden çok “topluma neyi istetebiliriz” çabasında en verimli sonuçları almışlardır.Ortaya sundukları bir değerin üzerinde ön çalışmalar ve yatırımları tamamlandıktan sonra kitlelerin önüne koymak,beğenisine sunmak yerine gözüne sokmak gibi bir anlayış tüm dünya medyasına hakim olmuş görünüyor.En kötü futbolun,şike söylentilerinin kirlettiği, parası olanın istediği futbolcuyu takıma katarak aldığı bir şampiyonluk bile kitleler için,”bizim şampiyonluğumuz” ismini alacaktır.Çünkü sistem güç ve onun unsurları üzerine kurulmuştur.Gücün ne şekilde elde tutulduğu önemli değil, gücün dayanıklılığı ve işlevidir onlar için. Bireyler sosyal yaşmlarında tercih edebilecekler aktiviteler yerine toplumsal bir arada bulunma psikozondan-korku- seyirciler olmayı tercih ediyorlar.Bu bireysel yeni özgün yaşamlar yerine aynılığı ve monotonluğu getiriyor.Anadolunun bir çok yerinde yaşayan insanların aşırı derecede birbirine benzemesi gen alışverişine izin vermeyen akaraba,hısımlar arasında çoğalmadır.Bahsettiğim "korku" ya örnektir.
Tüm bu çürümüşlük içinde sağlıklı bir bireyin gelişmesi,cinselliğini hissedip yaşayabilmesi, kimliğini geliştirip-edinmesi en zoru olacaktır günümüzde.En çok zorlanan kuşatılmış gençlik olacak ve herzamankinden daha yalnız olacaktır.Genç bireyin önündeki tercihler,dayatmalara dönüştüğünden kendi olabilmesinin yollarını dahi arayacak ortamlar bulamayabilecektir.
O yüzden diyorum ki, bloga daha çok genç bireylerin gelmesi, fikirlerini paylaşması, yazmasını her konuda isterim.
Son söz:Sapladım toprağa küreğimi:Toplumuna en büyük zararı bencil aydın veririr; benenaley, çevresini aydınlatmayan aydın değildir.
Sağlıcakla...