Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Haziran '15

 
Kategori
Kişisel Gelişim
 

Neden bizim için önemli bir tek şeyi değil de her şeyi umursuyoruz?

Neden bizim için önemli bir tek şeyi değil de her şeyi umursuyoruz?
 

("The Equalizer -Adalet-" Filminden Yola Çıkarak İnsanı Okumak)
 
21. Yüzyılın en mühim meselelerinden biri "yabancılaşma" olarak aktarılmaktadır. Kimilerine göre yabancılaşmanın sosyolojik yani kavramsal kökenleri Sokrates'e kadar dayandırılır. 19.Yüzyılın başında endüstri devrimine paralel olarak insanın birey olma niteliğinden sıyrılışını ele almaktayız. Modernizmin kavurucu etkisi olarak insanın belkide doğada kullanabildiği tek özelliği olan zihinsel kavrayış kabiliyetinin yok olduğunu düşünmekteyim. Çünkü makine başında robotlaşan insan ile günümüzde teknoloji tasmasının boyunduruğu altına giren insan arasında pek bir fark göremiyorum.
 
Yabancılaşma aynı yabancılaşma; sadece yansımaları farklı gözükmektedir. Postmodernitenin doğuşu ile bu yabancılaşma yansımalarının neden farklılaşırken aynı olduğunu anlamak güç değil. Otobüs durağında beklerken karşısında bir kaza oluyor ancak insan bir film izler edasıyla olayın hayret ettirici yanlarındaki seyirci heyecanını arıyor. Bir diğer örnek; sokak ortasında gaspa uğrayan bir kadına yardım etmek yerine "banane!!!" duygusuna bürünüp, üzerine kulaklıklarını takıp, hem olayı izlemeye hem de yoluna devam eden postmodern insana sahibiz. Peki ya insanı toplumsal sorumluluk ve kamusal birlik fikrinden koparan şey nedir?
 
Filmde Denzel Washington'un canlandırdığı "Robert" karakteri eski bir ajandır. Filmde yapmış olduğu konu ve işlenen konu tanımadığı bir genç kıza musallat olan birkaç sokak serserisi ve ardından onların bağlı olduğu uyuşturucu çetesini yok edişidir. Klasik bir hollywood konusuna benzemektedir. Ancak can alıcı nokta şurasıdır; birey olmaktan uzaklaşmış insanın toplumsal farkındalığını kullanabilmesi için özel bir ajanın meziyetlerine mi sahip olması gerekiyor? Bence Robert ile aktarılmaya çalışılan mesaj postmoderniteye karşı bir tutumdur. Yabancılaşmış, aşkınsal egosonun uyuşmuş zihniyle hareket eden özne profilinden sıyrılması mümkün değil midir artık insanın? Dünya "tekno determizm" in etkisinden nasıl kurtulabilir?
 
Kelepçeye dönüşmüş saatlerimizi ve tasmamız olan cep telefonlarımızın hegomonyasıyla sonsuza dek yaşayacak mıyız?
 
Toplam blog
: 9
: 481
Kayıt tarihi
: 04.03.15
 
 

Akdeniz Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Felsefe Bölümü, Lisans  Akdeniz Üniversitesi, Eğitim  B..