- Kategori
- Sivil Toplum
Neden eğitim gönüllüsü olmak zorundayız?

Net'ten düzenleme
Devletin bu gün geldiği durumda gerçek eğitimden söz edilmez oldu.
Toplumlar eğitimleri ile ilerleyip yönlerini çizebilirler. Eğitimin eksik olduğu bir toplumda gelecekte olamaz. Ancak doğmalar ile yaşam şekillendirilir. Bilimden, ilerlemeden uzak, sadece dine dayalı bir eğitim ile geleceğimizi şekillendiremeyeceğimiz gibi dünya üzerinde varlığımızı da sürdüremeyiz. Bağımsızlığı savunamayız, özgürlüklerimizi koruyamayız. Eğitimli bir toplum olursak, önümüze sunulan yaşam biçimlerine karşı tavrımızı belirleyip yerimizi alabiliriz.
Kadercilik ve kabullenmişlik içinde ana sorunlardan uzaklaşıp, ancak geçim derdi ile boğuşuruz. Biz geçim derdi ile boğuşurken birileri de bizi istediği tarafa yönlendiriyor. Açlık ile terbiye edilir duruma geldiğimiz şu günlerde eğitimin önemi daha bir artmıştır.
Bu ülke de yaşamak ve mücadele etmek de kararlıysak, eleştirenlerden değil, eleştirilenlerden olmak zorundayız. Aksi takdir de olaylara sadece seyirci kalırız. Bir filmi izler gibi izleriz başkalarının şekillendirdiği yaşantımızı.
Konuşanlardan değil, iş yapanlardan olmak zorundayız. Sadece konuşmak ile sorunları çözmenin artık mümkün olmadığını anlamak durumundayız.
Tanzimat dönemi önde gelen şairlerinden Ziya paşa;
“Ayinesi iştir, kişinin lafa bakılmaz.
Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde”
“Kişinin aklı, nitelikleri eserlerinden anlaşılır; ne kadar da kendini övse faydasızdır”
Düşündüklerimizi mantıklı bir şekilde söyleyip, tavrımızı belirlemeliyiz. Savunduklarımızdan dolayı değişik suçlama ve yakıştırmalarla karşılaşabiliriz. Ama biz doğrularımızdan sapmama cesaretini göstermeliyiz.
Araştırmayı ve olayları takip etmeyi öğrenmeliyiz. Attığımız her adımın takipçisi olmaz isek asla sonuç alamayız.
Türkiye genelinde nüfusun %34’ü civarında ilköğretim çağında gencimiz var. Bunların içinde geleceğin siyaset ve iş dünyası yöneticileri çıkacak. Ekonomik krizler aşılır, siyasi kargaşalıklar çözülür ama çocuk ve gençleri harcanmış, kültürsüzleştirilmiş, bilimden uzaklaşmış bir toplumu yeniden yapılandırmak mümkün değildir. Bu gençlerimiz doğru yönlendirilmedikleri takdirde ülkemiz bu gün olduğu durumdan daha kötü durumda olacaktır.
Gelinen bu noktada hepimiz birer eğitim gönüllüsü olmak zorundayız.
Eğitim yolunda onların önünü açıp, hak ettikleri gerçek eğitimi almalarını sağlamak bizim görevimizdir.
Ne yapabilirliliğimizi gözden geçirip ona göre adımlar atmalıyız.
Gençlerimizin ve yurdumuzun geleceği için hepimiz gerçek anlamda eğitim gönüllüsü olmak zorundayız.