- Kategori
- Kişisel Gelişim
Negatif düşüncenin gücü
İnsan hem sağlıkçı olup hem de kişisel gelişim ile ilgileniyorsa; doğal olarak çıkarımları hastalar ve hasta davranışları üzerinden oluyor. Zira en çok karşılaştığı insanlar ve durumlar hastane ortamında yaşanıyor.
20 yıldır sağlıkçıyım, 3 yıldır da kişisel gelişim ile ilgileniyorum. Kişisel gelişim ile ilgilenmeye ve eğitimler alıp öğrenmeye başladıktan sonra, etrafımdaki olayları biraz daha farklı şekilde yorumlamaya başladım. Aynı zamanda yaşanılan aksiliklerin de anlamını yavaş yavaş çözmeye başladım.
İşim gereği ben sadece gelen materyal ile ilgiliyim, hastalarla birebir diyalogum olmuyor. Aynı zamanda elimdeki materyalin kime ait olduğunu da bilmiyorum çünkü barkot sistemi ile çalışıyoruz. Yani benim o materyal ile ilgili kişiye özel bir davranışta bulunmam nerdeyse imkansız. Buna rağmen hep aynı kişiye denk gelen bir takım aksilikler yaşanabiliyor. Ya cihaz arızalanıyor ya tam sıra ona gelince bilgisayar sorun çıkarıyor ya da kanında herhangi bir problem olduğundan çalışılamıyor.
Negatif düşünce ile bir işe başladığınızda, o işiniz mutlaka ters gider. Böyle sorunlar yaşanılan materyalin sahibi ile karşılaştığımda artık hiç şaşırmıyorum. Zaten benim işlerim ters gider düşüncesi ile gelmiş olduğu apaçık bellidir. Ve bütün işleri de ters gitmiştir.
Bu ve buna benzer o kadar çok olay ile karşılaşınca; insan bir takım çıkarımlarda bulunabiliyor. Kendi gözlemlerimle çıkardığım sonuçlar şunlar;
Benim işim bugün mutlaka uzar diye başladığınız bir iş, mutlaka uzuyor ve gecikiyor.
Bu çalışanların hepsi asabi ve sinirli diye düşündüğünüz zaman, mutlaka asabi birine ya da kişinin ters bir anına rastlıyorsunuz.
Şimdi mutlaka bir aksilik çıkar diye düşündüğünüz zaman, mutlaka bir aksilik çıkıyor.
Rica edeyim ama kesin reddederler diye düşündüğünüz zaman, mutlaka reddediliyorsunuz.
Negatif düşündüğümüz zaman negatif bir enerji yayarız. Bu yaymış olduğumuz negatif enerji ise işlerin yapılması esnasında, ortamı ve yapan kişileri etkiler. Böylece, bu düşünce ile işlerimizin ters gitmesini garantilemiş oluruz. Negatif düşüncelerimizi ne kadar yoğun ve inanarak düşünüyorsak, işlerimizin ters gitme olasılığını ve hızını da o oranda artırmış oluyoruz.
Bir de bunun haricinde her işi düzgün giden ve dışarıdan şanslı olarak nitelendirilen insanlar var. Acaba onlarınki gerçekten şans mı? Yine kendi gözlemlerime göre; o insanlar gerçekten her şeyin olumlusunu düşünebilen, en zor anlarında bile kontrolünü kaybetmeyen pozitif insanlar. Dışımızdaki dünya içimizin yansımasıdır. O insanlar olumlu düşündükleri için yaymış oldukları enerji de olumlu. Doğal olarak kendilerine dönüşümü de olumlu oluyor.
Düşüncenin gücü ve düşüncelerin kontrolünün insanın kendi elinde olduğu, artık herkes tarafından bilinmekte. Elinde bulunan bu gücü, negatif ya da pozitif anlamda kullanma seçeneği tamamen kişinin kendi elinde.
Durup dünya ile kavga etmek yerine, dönüp kendimize bakma zamanıdır artık.