- Kategori
- Bayramlar
Nerdesiniz, nerdesiniz – RTE
Dün, arife günü, Karaca Ahmet Mezarlığına gittim, bayram vesilesiyle yeğenim Aslı ile beraber oğlumun kabrini ziyaret ettik. Oğlumun kabrinin 100 metre kadar ilerisinde RTE’ nin anne ve babasının da kabirleri var. Duydum ki RTE de anne ve babasının kabrini ziyarete gelmiş, oradaymış. Beraberce gidelim, görelim dedik. Yürüyerek bir dakikada yanına vardık. Hiçbir engelle karşılaşmadan, hiçbir sorgu sual ve aramaya muhatap kalmadan arkadan 25 cm yanına kadar yaklaştık. Allah muhafaza buyursun, kötü niyetli bir kişi olsa, çok kolay, çok rahat, istediği şekilde zarar verebilir, koruma maalesef çok zayıf.
Yeğenim Aslı tokalaşmak istedi ve “Sayın Cumhurbaşkanım” diye arkasından seslendi. Tabii ki, RTE nin etrafında korumalarına ilaveten orada bulunan ahaliden yaklaşık 100 kişi kadar bir insan topluluğu vardı. Aslının sesini duydu fakat yüzünü veya kendisini göremiyordu. Aslı’nın Sayın Cumhurbaşkanım diye sesini duyunca, o sırada başkaları ile konuşuyor olmasına rağmen hemen ilgilendi ve iki defa “neredesiniz, neredesiniz” diye cevap verdi, Aslı da bu arada yanına yaklaştı ve elini sıktı. O kalabalığın içinde ve o sırada meşgulken, hiç tanımadığı, yüzünü bile görmediği bir insanla ilgilenmesi, Aslı’nın kendine seslenmesine hemen, “neredesiniz” diye cevap vermesi çok hoşumuza gitti doğrusu.
Ben RTE’yi ilk defa görüyorum. Diyebilirim ki 75 cm kadar yakınındaydım. İntibalarımı sizlerle paylaşmak isterim. Bir defa, kıyafetiyle, duruşuyla, yüz ifadesiyle, mimikleriyle son derece mütevazi bir kişi. Bilmeyen biri görse reisicumhur demez. Yani değil bir reisicumhurun gururu, bir muhtarın gururu bile yok kendisinde, orada k i insanların sanki kırk yıllık bir akrabası havasında. Gururun, kibirin, afra, tafranın, kendini beğenmişliğin, otoriterliğin, diktatörlüğün zerresi bile görülmüyor. Çok uzun boylu, arı duru, temiz yüzlü, yüzünde en ufak bir kırışık yok, yaşından genç gösteriyor. Bir ara cebinden bir saç fırçası çıkardı, hani şu genellikle bayanların kullandığı telli saç fırçalarından, onunla sakin sakin, zaten epeyce azalmış saçlarını itinayla, dikkatle, özenle taradı.
Diğer gözlemlerim şöyle. Kendisine derdini anlatan, şikayette bulunan, kızına iş bulmasını isteyen vb herkesi, ama her bir kişiyi tek tek, sıkılmadan, lafını kesmeden, yüzünü ekşitmeden, kaşını kaldırmadan, sabırsızlık ve bıkkınlık göstermeden, ilgiyle merakla dinledi, kendisine verilmek istenen dosyaları aldı, baktı. Kendisiyle fotoğraf çektirmek isteyen herkes ile fotoğraf çektirdi. Oradan ayrılmak için en ufak bir acele, telaş, sabırsızlık göstermedi, Gören sanır ki daha üç saat orada kalabilir, sanki oradan hiç ayrılmak istemiyordu.
Velhasıl-ı kelam gerçekten sevimli, kendini sevdirebilme yeteneği olan, son derece sempatik ve karizmatik biri, gerçekten öyle…