Nerede kalmıştık? / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Temmuz '10

 
Kategori
Siyaset
 

Nerede kalmıştık?

Nerede kalmıştık?
 

Aynen öyle…

Nerede kalmıştık sorusunu sorarak başlıyorum haftaya. Çünkü yine epeyce bir ara verdim sohbetlere. Arada bir böyle oluyor. Gündem yoğun olunca benim o ünlü “Rus kafam” bir türlü gündeme uyum sağlayamıyor, ipin ucu kaçıyor. E tabi kaçınca da toparlanması oldukça zor oluyor nedense…

“Nedense” diye sorduğumda da sizler “Belli… Kafa malum” diye yanıtlamanızı da kabul ediyorum…

Gelelim gündeme…

De… Neresinden başlamalı…

En iyisi kafayı karıştırmadan sondan başlayalım, devamını nasılsa getiririz…

Şimdi soluğu, İkinci Abdülhamid'in torunu Osman Nami Osmanoğlu'nun cenaze törenine katılıp, bir süre tabuta omuz veren Başbakan Tayyip Erdoğan’ın “Diyalog”larına, yani muhalefet liderleri ile yan yana gelip, karşılıklı konuşmasında alalım…

Türkiye, bize göre ekonomik, sosyal ve siyasal gündemi ile oldukça yoğun günler geçirmektedir. Böyle bir ortamda doğru olan şey, elbette iktidar partisi ile muhalefet partilerinin bir araya gelerek sorunlara çözüm bulmaya çalışmalarından daha doğal ne olabilir ki?

Ancak bu çabaların olmazsa olmaz bir kuralı var, o da samimiyet…

İzliyoruz, gözlüyoruz…

Bu çabalardan benim çıkardığım sonuç şu; samimiyet yok ve herkes gelecek seçimlere yatırım yapma peşinde.

Diyeceksiniz ki “Be birader, ne çabuk çıkardın bu sonucu, daha ortada fol yok yumurta yok…”

Aynen öyle, daha fol yok yumurta yok, ama ne fol olacak ne de yumurta. Çünkü iktidar partisinin başkanı ve başbakan Erdoğan, bütün bu konuşmalar sonrasında kendilerine yapılan önerilerden yola çıkarak “Bak vatandaş” diyecek önümüzdeki referandum kampanyasında, “Biz gittik konuştuk, onlar işi yokuşa sürüyorlar…”

Çünkü başbakanın aklı başka yerde…

Başbakan, bugüne kadar hiç diyalogu denemedi, çünkü kafasındaki şablonu Türkiye’ye uygulama çabasından vazgeçemedi. Siz ne derseniz deyin, onun aklı “Şablon”u uygulamakta…

O zaman ne diye “Diyalog” arayışa girdi derseniz, ben hemen size söyleyeyim. Girdiği “Diyalog” arayışlı değil, ilerideki caminin minaresine kılıf arayışı…

Vatandaş bıkmış usanmış liderler arasındaki kavgadan ve sertleşmeden, bunun yumuşaması gerek. Biz de bu konuda başbakanı suçlamaya başlamadık mı?

Başbakanın çabası, bu suçlamaların altında ezilmemek ve “Ben gittim görüştüm, ama onlar yaklaşmadı” diyecek. Hal böyle olunca da elbette görüşmelerin sonunda fol da olmayacak, yumurta da çıkmayacak.

Biliyorum yine itiraz ediyorsunuz…

Siz edin…

Ama takip de edin…

Şundan hiç kuşkunuz olmasın ki, “Diyalog” çalışmalarının ardından da kavga çıkacak. Yine birbirlerine sert çıkacaklar, çıkmaya da başlamadılar mı?

“Sarkık bıyıklı” “Badem bıyıklı”dan başladık mı tartışmaya.

Evet… “Nerede kalmıştık” diye soruyorduk ya…

Kaldığımız yer “Kavga” idi, varacağımız yer de kavga.

Bu kavgayı ayıracak olan da sizlersiniz, siz “Millet” olarak bu kavganın arasına girip, önce “Referandum” oylamasdında, sonra da seçimlerde…

Yoksa daha çok kavga seyredersiniz de sizin elinize bir şey geçmez ne yazık ki…

18 TEMMUZ 2010

NOT: "Kayda geçerken" yaptığım bir hata sonucu ilk 20 okurum metni göremedi. Özür dilerim.

 
Toplam blog
: 146
: 576
Kayıt tarihi
: 17.01.09
 
 

Yazacak belki bir çok şey vardır, ancak sadece "Yazmak en büyük tutkum" desem!... Sonrasında da zate..