​ Nevruz'dan Nevruz'a "çözüm süreci" - 4 : PKK sınır dışına çekiliyordu ama.... / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Mart '15

 
Kategori
Güncel
 

Nevruz'dan Nevruz'a "çözüm süreci" - 4 : PKK sınır dışına çekiliyordu ama....

Nevruz'dan Nevruz'a "çözüm süreci" - 4 : PKK sınır dışına çekiliyordu ama....
 

"Çözüm Süreci"nin baş aktörleri bu üç kişidir; gerisi tefarruattır...Aracıdır ve laf taşyıcıdır...


... OLMADI... ÖNÜMÜZDE BİR "NEVRUZ" DAHA VAR... BAKALIM BU SEFER ÇEKİLECEK Mİ?

Bunu anlamak için, 2013 Nevruzu'nu bir hatırlayalım... "PKK çekilmesi" ya da "silah bırakması" neden gerçekleşmemiş... Kim bilir, 2013'ün tecrübeleri, belki 2015 de işe yarar. Bunun için, biz hatırlamaya devam edelim.

-- Habur Olayı...

Bir önceki bloğumda, ayrıntılarını verdiğim, Öcalan'ın "2009 Yol Haritası" açıklandıktan sonraki günlerde Başbakan Erdoğan, "Kürt Açılımı" politikası doğrultusunda 19 Ekim 2009 günü, Kandil ve Mahmur kamplarından toplanan 34 PKK'lı, Habur sınır kapısından Türkiye'ye girdi.

Gelen PKK'lıların girişinde sonra ifadelerinin alınış şeklini ve giren grup üyelerinin serbest bırakılmasını "normal" karşılayan Hükümet, daha sonra grup üyelerinin tutuklanmalarına ve haklarında dava açılmasına sessiz kaldı.

Bunun başlıca nedeni, PKK'lıların Türkiye'ye girişlerini şova dönüştürmeleri oldu...T ürkiye'ye girişleri, sevinç duygusunun ötesinde, Türkiye'ye karşı "savaş kazanılmış bir gurura" bağlandı sanki...

Kimdi ki bunlar? Savaş kazanmış kahramanlar mı? Yoksa zorlu bir dış görevden zaferle dönen Mehmetçikler mi? Nasıl bir teslim oluştur bu? Davullar zurnalar çalıyor, sloganlar atılıyor, zılgıtlar çekiliyor, eller havada zafer işareti yapıyorlar...

Bu giriş, medyada da aynı şekilde görüntülenince ve aynı şekilde anlatılınca, Hükümet de, yukarıda değindiğim gibi, giriş yapan PKK'lıların tutuklanmasına ve haklarında dava açılmasına ses çıkaramadı.

Sulandırılan bu giriş, Avrupa'daki PKK Barış Grubu'nun da, Türkiye'ye giriş yapmasını engellemiştir.

Böylece, belki 2013 açılımına gelmeden 5 yıl önce elde edilen bir fırsat da, başta PKK'nın şımarıklığı nedeniyle elbirliği ile bir kenara itilmiş oldu.

Başarısız yönetilen bu Habur olayından sonra ve devamında DTB kapatılmış(11 Aralık 2009) ve onun yerine BDP kurulmuştur.

-- OSLO Görüşmeleri...

Bu görüşmeler, 2009 ya da 2010 yıllarında, Türkiye ile PKK arasında yıllardan beri devam eden çatışmaları durdurmak ve bir "çözüm ve  barış  süreci"ne girmek için MİT ve PKK arasında başlatılmıştır.

Öcalan ve PKK örgütü ile Devlet arasında -- MİT aracılığı ile -- yapıldığı söylenen görüşmeler devam ederken 16 Eylül 2010'da, Hakkari'nin Geçitli köyünde PKK'nın, bir minibüse  saldırarak 9 kişinin yaşamını yitirmesi  üzerine "OSLO Görüşmeleri" tıkandı.

Ancak, Öcalan görüşmelerin devam ettiğini açıkladı.

KCK da, bu doğrultuda, 2 Kasım 2010'da PKK'nın aldığı "eylemsizlik kararını" 2011 Genel Seçimlerine kadar uzattığını açıkladı. Ancak,14 Temmuz 2011'de Diyarbakır-Silvan'da PKK'lılar askerlere saldırdı ve 13 asker şehit edildi. Böylece "OSLO Görüşmeleri" sona erdi.

Medyaya yansıyan şekliyle durum böyleydi; ama bu konuda iki yıl önce kaleme aldığım bir blogda, bu sürecin bitmediğini ve görüşmelerin bir başka yerde ve bir başka şekilde devam ettiğini yazmıştım.

1993'te Özal'ın başlattığı Kürt açılımı da, bir şekilde sekteye uğratılmış ama bu konu Türkiye'nin gündeminden hiçbir zaman düşmemiştir.

-- PKK silah mı bırakıyor?

Öcalan'ın üzerindeki tecridin kaldırılması için cezaevlerindeki tutuklu PKK'lılar, 12 Eylül 2012'de süresiz açlık grevi başlattılar. Grevin 67. gününde Öcalan'dan gelen çağrı üzerine grev sona erdi. 

Bu eylemin sonrasında Başbakan Erdoğan, TRT'de katıldığı bir programda, Öcalan ile İmralı'da görüşüldüğü  açıklamasını yaptı. Daha sonra da 2013'ün  ilk günlerinde MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın sön günlerde İmralı'da Öcalan ile görüştüğü  basına yansıdı. 

"Yeni Çözüm Süreci" olarak adlandırılan bu dönemde, BDP'li Ahmet Türk ve Ayla Akad İmralı'ya giderek Öcalan ile görüştü. Bu süreçte, Hükümet, özellikle PKK'nın silah bırakmasını vurgulamıştı Ama, PKK,  bu yönde henüz  bir adım  atmış değildi .

Ateşkes ve silah bırakmanın, 21 Mart 2013 Nevruz Kutlamasında ilan edilesi beklendi...

Bakalım ne ya da neler oldu da, "Çözüm Süreci" 2015 Nevruz'una kaldı...?

Bunu da bir sonraki bloğumda özetlemeye çalışacağım

 

cdenizkent

02 Mart 2015

 
Toplam blog
: 979
: 1425
Kayıt tarihi
: 11.12.07
 
 

İstanbul doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimi İstanbul'da tamamladım. İstanbul Üniversitesi'nde..