- Kategori
- Kitap
Nietzsche Ağladığında / Irwin D. Yalom

Yıl 1999 17 Ağustos (evlilik yıldönümümüz) deprem 600 km.uzaklıktan bile bizi uykularımızdan uyandırmıştı. Düşünüyorum da oradakilerin yaşadıklarını. Ben aklımı yitirirdim herhalde. Aynı yıl 12 Kasım Düzce depremini yine hissettik... Deprem korkum depresyona dönüşmüştü. Yoldan otobüs veya kamyon geçse ben panik,çünkü mahallemizden fay hattı geçiyor.. Yıl 2000, Denizli de beşik gibi sallanıyor ve ben uyumak için günlerce saat 04.30'u bekledim. Çocuklarla birlikte yatıyorum. Evin her köşesine yiyecekler, su şişeleri sakladım, çocuklar bulur da bir-iki gün daha fazla yaşarlar diye. Gündüz okula gidiyorum. Deprem kimseyi etkilemiyor, "Dua et yat, " diyorlar sadece.
Sonra korkuyla artan sırt ağrılarım, bir sürü tahlil ve aşırı baskıdan kaynaklanan vertigo. Ortakulaktaki denge organında bulunan kristal parçacıkların yolunu şaşırması... (Halk arasında öğretmen hastalığı da deniliyormuş.) O güne kadar hiç duymamıştım. Doktorum nörolog bana ilaçla tedavisi olduğunu ama kendi kendine de zamanla geçeceğini söyledi. Benim ilaçlarla aram pek iyi değil. Tamam dedim. Evde yalnız kalmaktan korktuğum için rapor istemedim. Okul Müdürüm anlayış gösterdi.
Dersleri okul kütüphanesinde oturarak yapıyordum. 7 tane süper öğrencim vardı, o yıl Türkiye birincisi oldular sınıfca. Şimdi hepsi birer ingilizce öğretmeni.Çok akıllı ve anlayışlıydılar, sessizce test çözüyorlardı. İçlerinde birisi de Gölcük depremini bizzat yaşamış, ama hiç söylemedi. Beni hasta eden deprem onu hiç etkilememişti. Takdir ettim. Birgün öğretmenler odasında sürekli mide rahatsızlığı çeken bir bayan arkadaş, diğer bir arkadaşa alçak sesle bu kitabın adını söyledi.
Doktoru mutlaka okuyun demiş. Ben okul çıkışı dolmuştan şehir kütüphanesinin önünde indim. Şans ya yeni olmasına rağmen kitap pırıl pırıl rafta duruyor. Aldım hemen ve o arkadaştan önce okudum bile...Çok kişiye önerdim bu kitabı, ama pek okuyan olmadı.
Orhan Pamuk'un Yeni Hayat romanındaki ilk cümle gibi aynen;
"-Birgün bir kitap okudum ve hayatım değişti."
Dünya görüşümü farklılaştıran bir kitap bu,yazanın eline sağlık, Nietzsche'nin de yüreğine!
Okuduğum Tarih:27.03.2001.Salı.saat15.00
Bitirdiğim Tarih:07.04.2001 Cumartesi Saat 02.00
Kitabın Adı:Nietzsche Ağladığında
Yazarı:Irwin D.Yalom
Çeviren:Aysun Babacan
Ayrıntı Yayınları.6.Basım
Düşüncelerim:
Kitabı bitirdim. Genel anlamda hoşuma gitti. Öğretici bir kitap.Özellikle yaşamında mutluluğu bulamayan, arayış içinde olanlara ve hastalık hastası olanlara mutlaka okumasını öneririm. Tıp ve Psikoloji alanında bilmediğim ya da yanlış bildiğim çok şeyler öğrendim....
Alıntılar:
"En ulu ağaç, en yükseklere uzanan ve köklerini en derinlere, hatta kötülüğün içine salan ağaçtır."
"Yürümeyi öğrenmenin ilk adımı, kendi kurallarına uymayan insanların, başkaları tarafından yönetileceğini anlamaktır.başkalarının kurallarına uymak insanın kendisini yönetmesinden daha çok kolaydır."
İyi bir kılavuz sel sularının önünde set olmalıdır, koltuk değneği değil.Kılavuz öğrencisine bütün izleri göstermelidir, ama gideceği yolu göstermemelidir."
Yayınevi Notu:
...Konu: Ümitsizlik.
Bir gün, erkeklerin başını döndüren kadın, Salome, Nietzsche'den habersiz Breuer'e gelir. 'Avrupa'nın kültürel geleceği tehlikede, Nietzsche ümitsiz. Ona yardım edin, ' der. Breuer Salome'yi tekrar görebilmek umuduyla 'peki' der. Ve varoluşun kader, inanç, hakikat, huzur, mutluluk, acı, özgürlük, irade... ve neden, nasıl gibi en önemli duraklarından geçen bir yolculuk başlar... Kendisiyle ve hayatla yüzyüze gelmekten çekinmeyenlere...
(Arka Kapak)