- Kategori
- Şiir
Niğde yolu

VUSLAT YOLU
Vuslata yaklaştıkça hasret büyüyor
Saatler kalmışken dakika bile hainleşiyor
Otobüsün camında sana giden yolu sanki biri,
Çekip çekip uzatıyor lastik misali
Yelkovan pis pis sırıtıyor
Bir ileri iki geri mi gidiyor..
Şoför dikiz aynasında alaycı,
Gaz pedalına küsmüş sanki
Nasıl miskin nasıl hain
Vites topuzundaki tesbih bile kendini çekiyor
Sünüp duran yola hiç aldırmıyor
Muavin durmadan acı bir su veriyor
Yarısını kucağıma yılan olmuş
Zehiri gibi geliyor Altunhisar yolunda
İki kadın gelin kaynana ön tarafta
Aksaraydan bindiklerinden beri
Pek neşeli anladım sülalenin seceresini
Komşu olduk sanki yıllardır apartmandaki gibi
Hepsi anlaşmış hain müttefikler gibi
Otobüs camları gözümde parmaklık gibi
Yol müebbete giden iddianame sanki
Uyuşturan oturduğum yeri
O koltuk ışıksız bir hücre gibi
Kadınlı çocuklu koğuşun içinde,
Bir sakar muavin ve miskin şoför,
Malta düdüğü çalan gardiyan gibi
Sen de durup duruyorsun öyle
Otobüsle yarışa girmiş bi türlü geçemediğimiz
Hasan dağının ardında müttefiklere meyilli gibi
Canavar kesildi hasret sana ramak kala
Duymuyor musun bu yana doğru koşsana
Hasretlik yarim durma öyle oralarda
Hain yelkovanla şoföre,
Sünük sünük uzayan Bor asfaltına
Ve Hasan dağına küfür ede ede
Geliyorum yarim gözlerinde
Mavi yolculuk yaptığımız
Sahilde seninle sevişmeye.
30.08.2012