- Kategori
- Aşk - Evlilik
Nimeti kaybetmek

Taksi geldi. Otogara gideceğiz. Adam eşyaları yüklerken teyzem kulağıma eğilip "Nimet'in nişanlısı bu adamdı" diyor. Yüzüne dikkatle bakıyorum. Bavulları alıp bagaja yerleştiriyor. Yüzünde okuyamadığım sert bir ifade var. Çatık kaşlar, kırlaşmış bıyıklar, yüzünde derin çizgiler...
Yıllar önce, daha ben küçük bir çocukkken, Nimet vardı. Nimet hep pencere önünde, o tatlı sonbahar ışıkları içinde oturur, danteller örerdi. Büyük bir özenle bembeyaz nakışlar ortaya çıkardı. Kuşlar, çiçekler, yapraklar ortaya çıkar Nimet onları dizinin üzerine serer eliyle düzeltirdi. Sonra memnun memnun başını sallardı. Etrafında koşuşturup duran bizlere gülümser örmeye devam ederdi. Bazen, gözleri yorulduğunda, dantelini bırakır pencereden bakardı. Nimet'in hayatı, geleceği o danteller üzerindeydi. Onlar hayalleriydi. Bembeyaz ve nakış nakış. Sevdiği bir nişanlısı vardı. Taksi şöforü. Kumral bir delikanlıydı. Görünce içi ısınmıştı Nimet'in belki. Belki bu yüzdendi bu dantellere gösterdiği özen.
Bir gün hastalandı. Gençti önemsemedi. Boylu poslu bir kızdı. Güçlü kuvvetli.Kırmızı yanakları vardı. Uzun kirpikleri. Ama bu önemsemediği hastalık her gün daha da kötüye gitti. Onun parlak yüzünü sararttı. Onu yataklara düşürdü. Hayalleri bir bir uçup gitti pencerelerden. Bir gün herşey daha da kötüye gitti. Yapılacak bir şey kalmadığını söylediler. Bir süre sonra da Nimet veda etti hayata. İlk defa o zaman duydum kanser kelimesini. İlk defa o gün korktum sevdiklerimin kanser olabilme ihtimalinden.
Aynadan adamın yüzüne bakıyorum. Çok sevmiş Nimet'i. Öyle dediklerini hatırlıyorum. Şimdi aklından geçiyor mudur aceba? 20 yıl sonra, o ölmeseydi nasıl bir hayatı olabileceğini düşünüyor mudur aceba?
Nimet'in dantelleri geliyor aklıma...Sandıklarda sararmış dantelleri...Hayalleri gibi onlar da yitip gittiler mi aceba?
FOTOĞRAF:http://www.fiyonk.net/blog/