- Kategori
- Kent Yaşamı
Niye peki?

Gezginlerin gitmeye pek meraklı oldukları Mısır’a hiç yolum düşmedi. Ve hatta hiç düşlemedim bile! Oysa omzumda yıllardır Eski Mısır Hiyeroglifi ANK’ı taşıyorum!
Ben ise daha çok kimsenin gitmek istemedikleri yerlere gitmek istedim. Mesela Hindistan çok isteyip de gezemediğim bir yer! Ancak süre olarak 1 ay gibi uzun bir süre belirlediğim için şimdilerde yapamayacağım ama ileride muhakkak gerçekleştireceğim bir gezi!
Örneğin halen Güney Afrika’ya gitmeyi başarabilmiş değilim. Oysa iki sene evvel motosikletten düşmeseydim, AIDS’in dünyada en yaygın olduğu bu ülke hakkında, nihayet, kendi gözlerimle bir fikir edinmiş olacaktım.
Dün bir ilk yaptım, İhsaniye köyünden, öncelikle Fatih Sultan Mehmet Bulvarına, oradan Cumhuriyet Mahallesinden, Barış Mahallesine ve son olarak Ataevler Mahallesine ve arkasından 23 Nisan Mahallesine kadar yürüdüm. Yaklaşık 8 km’lik bir parkur. Bir ara yüzüme yağmur bile yağdı. Ve yürürken sol tarafımda yağmur bulutları, sağ tarafımda güneş vardı. Hep sağdan sola yürüdükçe, güneşle beraber yağmur bulutlarını kovuyordum.
Hiç bilmediğim yepyeni parklar buldum. Güneşten kaçmak için ağaçların altına saklandım. Yağmurla yüzleşebilmek için kollarımı açtım. Ve zihnimde sürekli gelgitler yaşayarak, devamlı düşünerek, bir saat on dakika yürüdüm.
Turist gözlerle baktım bulunduğum muhite: Evet, kesinlikle dünyadaki en güzel mahallerden biri değildi, daha çok bulmacaya benziyordu. Yollar planlanmış ve ip gibi uzun değildi. Keza apartman yükseklikleri birbirine yakın olsa da sürekli faklılıklar gösteriyordu. Bazen çok modern bir bölgede eskiden kalmış ve satın alınması başarılamamış küçük köy evleri bile vardı. Tipik bir Türkiye manzarası diye geçirdim içimden! Bizim bu bölge Türkiye’de pilot bölge seçildiği için, birçok sitede dış cephe yalıtım işlemleri yapılmış ve apartmanlar neredeyse yeni görünümündeydi. Diğer taraftan 1990 yılına dayanan bir mazisi olması itibariyle mahallelerde dikilmiş ağaçlar artık gerçek anlamda mahallelere hizmet verecek kadar yükselmişlerdi.
Ne var ki, yapılaşma, düzensiz, yönsüz ve karmakarışıktı. Çünkü hata bunu planlayanların seçimle gelen yerel yönetimler oluşuydu ve yıllardır bu durum, Türkiye’nin her yerinde, böyleydi. Hiçbir zaman, sırf bu sebepten, Almanya gibi olamayacaktık ve bunun tek nedeni, Türkiye’de kurulmuş olan sistemdi. Birkaç haftadır bunları düşünürken, bununla ilgili bir yasa değişikliği okudum. Ve bu yasayla nihai karar Çevre Bakanlığına bırakılıyordu. Ve içime biraz su serpildi.
Bir gün iktidar olursam, değiştirmeyeceğim o kadar az şey var ki! Samimi söylüyorum Atatürk’ün devrimleri bile, yapacaklarımla kıyaslanamayacak! O yüzden birkaç haftadır öncelikle bir yerel seçim kazanmam gerektiğini düşünüyorum. Bir sonraki yerel seçime katılmayı en sonunda hedefledim. Belki de bu gerçekleştirdiğim kendi muhitimdeki ilk geziydi.
Tüm bu olumsuzluklara rağmen son derece Atatürkçü mahalleler! Yobaz Bursa’dan tamamen farklı kadının özgür ve eğitimli olduğu, kılık kıyafetine karışılmadığı, laf, küfür yemeden, sere serpe gecenin on ikisine kadar gezebileceği, Türkiye’nin yaşam kalitesi açısından gördüğüm en muhteşem mahalleleri bunlar!
Bursa’da özgür ve bekar bir kadın olmak neredeyse imkansızdır. Çünkü Bursa, tıpkı bir Konya gibi, dini olan bir şehirdir. Bu onun tarih yapısından çok, kültürü ile ilgili bir sorunsalıdır. Sırf bu yüzden, tıpkı Konya’da olduğu gibi, Bursa’da yeni mahalleler oluşturulmuştur. Örneğin Uludağ üniversitesinin şehre katkısı sıfıra yakındır. Görükle adında bir mahallede yaşar gençlik. Her iyi bir işletmenin muhakkak Görükle şubesi vardır. Diğer yandan Görükle’ den eğlenmek üzere, zaman, zaman, Ataevler’e ve FSM’ye (Fatih Sultan Mehmet Bulvarına) de çıkılır. Ve tüm anlattığım bu yerler, şehrin batı yakasıdır.
Bursa’nın genelevi yoktur. Mahalle baskısı buna izin vermezken, Bursa’nın eski (evliya) merkezinde en az 7 tane pavyona izin verir. Türkiye çelişkilerinin ülkesidir, Bursa’da keza öyle! Eğer Bursa’da karınızı aldatmak istiyorsanız, muhakkak ondan izin almanız ya da onu hiç umursamamanız gerekir çünkü Bursa küçüktür, yakalanırsınız! Çoğu Bursalı kadın, kocasının sevgililerini bilir ve ses etmez; önemli olan nikahlı eşi olmaktır ya! Genelde sevgililer genç olur ve Görükle’de yaşarlar! Ve tüm Bursa bunu bilir!
Bir gün bir iş arkadaşım şöyle demişti: “Sen Türkiye’yi sevmediğin halde niye bu ülkede yaşıyorsun?”
Galiba doğru söylüyor.
“Niye peki?”