​ Nöbetçi öğretmenler… / Eğitim / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Aralık '09

 
Kategori
Eğitim
 

Nöbetçi öğretmenler…

Nöbetçi öğretmenler…
 

Öğrenciler için nöbet tutma.


“ Gir içeri evladım ! Koridorda koşma ! “ ya da “ Haydi evladım zil çaldı ! Düzgün sıra olunuz !” , “ Bu ne gürültü böyle ! Ne dersiniz var sizin bakayım ?” bu cümleleri öğrencilik ( yaptınızsa öğretmenlik) yıllarınızda sık sık duymuşsunuzdur.

Kimlerden mi ? Hani dersiniz boş ise, gelmesini istemediğiniz, hani bayrak merasimlerinde sıra olmanız için önünüzde bitiveren, hani arkadaşlarınızla tartışırken “inzibat eri” gibi karşınıza çıkan, ders zilinin çaldığını bağırarak duyurmaya ve okul disiplinini sağlamaya çalışan “nöbetçi öğretmenler”den.

Nöbet tutmak öğretmenlerin asli görevleri arasındadır. Okul yönetimince boş veya en az dersinin olduğu günde, öğretmen sayısına göre, tam veya yarım gün öğrencilere göz-kulak ve okul yönetimine de destek olması için okulun belli yerlerinde ( giriş kapısında, koridorlarda, atölyelerde, bahçede ) görevlendirilen nöbetçi öğretmenleri unutmamışsınızdır. Sigara içilmesin diye tuvaletlere baskın yapanları da. Aynı “Hababam Sınıfı”ndakiler gibi.

1958 yılı Aydın Lisesi Ortaokul 1. sınıftayız. Nöbetçi öğretmenlerle ilk orada tanıştım. O zamanlar giriş kapısında hergün kılık-kıyafet kontrolü çok sıkı yapılırdı. Asla affetmezlerdi. Eskiler bilir, o dönemlerde, özellikle de subay şapkasına benzer, lacivert kumaştan, siperlikli lise şapkası olmayanları nöbetçi öğretmenler kesinlikle içeri almazlardı. Arkadaşlarımızın içeri girebilmeleri için çoğu kez arka duvardan şapkalarımızı onlara verirdik içeri girsinler diye. Sonraları şapkalara okul kimliklerinin yazılması şart olunca, bu da geçmez oldu. Hey gidi günler…

Öğrencilerin kılık - kıyafet ve davranışları konusunda –yönetmeliklere uygun şekilde - kontroller iyi yapılırsa, öğrencilerin duruma ayak uydurmaları sağlanır. Bu da sadece nöbetçi öğretmenlerin değil, tüm öğretmenlerin birlikte çalışmaları ve velilerin de düzenli desteğiyle olur.

1975-1990 yılları arasında yöneticilik ve öğretmenlik yaptığım Aydın Gazipaşa Ortaokulu’nda - sonradan ilköğretim okulu oldu – özellikle Pazartesi ve Cuma günleri okula giriş - çıkışlarda öğrencilerimizin iyi görünmesi ve davranışları için, nöbetçi öğretmenlerimizle birlikte –uyum içinde - onları – sürekli - yönlendirirdik. Öğrenciye yakışan görünümde olmalarını ve öğrenciye yakışır biçimde davranmalarını sağlardık. Bunun için de, okul yönetimi ve öğretmenler birlikte aynı davranışı gösterirdik. Velilerimizden de yönetim olarak desteklerini - çocuklarını - devamlı kontrol etmelerini – isterdik. İl çapında aranılan ve takdir edilen okul olmamız bundandı.

Ama günümüzde bunların hiçbiri – maalesef – tam yapılamıyor. Okullarımızda bu konularda yönetici ve tüm öğretmenlerin birlik ve beraberlik içinde olduklarını sanmıyorum. Birçok okulda gözlemledim. Yanından geçen öğrencisinin kılık-kıyafet ve öğrenciye yakışmayan davranışlarından hiç rahatsız olmayan, onları görmemiş gibi davranan, sadece dersini verip işinin bittiğini sanan bazı öğretmenlerimiz, ne yazık ki bu davranışlarını sürdürdükçe, birlikte bu konunun üzerine gidilmedikçe, sonuçta okul kapısından değil, kahvehaneden çıkan öğrenci davranışları görülecektir. Okulda sadece öğretim yapılmadığını, öğretimden daha çok EĞİTİM yapılması gerektiğini öğretmenlerimizin unutmaması gerekir. Bakanlığımızın adı “ Milli Eğitim Bakanlığı”dır.

Üzerine düşen görevi önemsemeyenler ve sorumluluklarını bilmeyenler oldukça da durum istenilen seviyeye çıkamaz. Öğretmenler kurulunda “nöbetlerle ilgili” alınan kararların uygulanması ve sonucunun değerlendirilmesi, çözümlerinin de bulunması gerekir.

Öğrencilerin yetiştirilmeleri için, okuldaki tüm öğretmenlerin nöbet tutma işlemlerinde birlikte hareket etmeleri en doğru olanıdır. Bir kısmı bu işi severek yaparken, bazılarının da (adam sende, bana ne.) anlayışı okulda olumsuz davranışlara yol açar. Nöbetçi öğretmenlerin tamamı okula zamanında gelir, sorumluluğunu bilerek işini yaparsa, okul yönetiminin ve diğer öğretmenlerin katkısı ile işler düzene girer. Görev anlayışı bunu gerektirir.

Sadece “Nöbet Defteri”ne imza atmakla bu işler yürümez. 36 yıllık gözlemlerime göre, nöbet defterlerine % 90 ”Nöbet normal geçmiştir.” şeklinde durumu belirtmek, okuldaki karşılaşılan olumsuzlukların üzerine gitmemek demektir. Hiç mi olumsuz bir durum yoktur? Genellikle, boş geçen derslerin adı yazılır. O kadar.

Okuldaki işlerin düzeltilmesini sadece nöbetçi öğretmenlerden beklemek de haksızlıktır. Olumsuzluğu gören ve ( bu nöbetçi öğretmenin görevi ) diye “es geçen” öğretmenler, görevini yapmaya çalışan meslektaşlarının işlerini zorlaştırdığı gibi, onların, öğrencilerin gözünde “inzibat eri” durumuna düşmelerine neden olur.

Sonuç olarak; okul içi ve dışında öğrencilerin davranışlarının düzeltilmesi okul yönetimleri, okuldaki tüm öğretmenler ve velilerin birlikte hareket etmeleri ile sağlanır. Tüm öğretmenlerimize sağlık, mutluluk ve başarılar dilerim.

Saygılarımla.

Ali İhsan ÖZÇAKIR

MEB. Bakanlık Başmüfettişi (E)

e-mail: aliihsanozcakir@hotmail.com

Web.Sitesi: aliihsanozcakir.googlepages.com

 
Toplam blog
: 172
: 4867
Kayıt tarihi
: 07.04.09
 
 

50 yıllık eğitimciyim. İngilizce öğretmenliği ve Bakanlık müfettişliği yaptım. Bunca yıllık eğiti..