- Kategori
- Öykü
O şimdi aramızda (son)

Katiller, öldürene kadar tedirginlik hissederler. Cinayeti işlediklerinde ise tedirginlik zafer sarhoşluğuna dönüşür. Beyinleri öldürme anını, o büyük zaferi tıpkı bir film makinesi gibi defalarca oynatmak ister. Film makinesi filmi her oynattığında, katil vahşi bir zevk alır. Bu tadına doyulmaz duygu hali zaferin en doruğa çıktığı noktadır.
Bay M’nin katili de her şeyi en ince noktasına kadar hesaplamıştı. Bay M, az sonra evinden çıkacaktı. Kısa ve güçlü adımlarla önce dosdoğru yürüyecek sonra sağ taraftaki sokağa, tam da kendisinin bulunduğu yere sapacaktı. Bay M, onun orada bulunmasına aldırmayacaktı. Kendisi arkasına sakladığı bıçağı yavaşça ortaya çıkaracak, Bay M’nin karnına dürtecekti, sonra bir daha, bir daha... Bay M, kanlar içinde yere yığılırken, o sakin adımlarla olay yerini terk edecekti.
Bay M, evinden çıktı. Tıpkı katilin düşündüğü gibi kısa ve güçlü adımlarla dosdoğru yürümeye başladı. O sırada biri, Bay M’nin bir tanıdığı Bay M’ye seslendi. Bay M, gülerek karşılık verdi tanıdığına.
Tanıdığı Bay M’ye ne tarafa gittiğini sordu. Bay M, gideceği yeri söyledi. Tanıdığı da o tarafa gidiyordu. Bay M, o gün her sabah gittiği yoldan gitmedi.
Bay M, ertesi gün öldürüldü.
Kader dediğimiz şey, toplu iğne başı gibi küçük, nice olaydan örülmüş bir zincir gibidir. Bu zincir insanı hayatı boyunca bağlar.