- Kategori
- Kitap
Oblomov olmak ya da olmamak...

Bilmem Oblomov'u tanırmısınız. Bazen onun gibi olmak istiyorum. Gündelik hayatın koşuşturmacasında, günün getirdği işleri yetiştireceğim diye binbir dereden su getirirken Oblomov olup Oblomovluk yapmak içimden gelmiyor değil hani.
Oblomov kim mi?
Oblomov, Rus yazar İvan Gonçarov'un aynı isimli romanın kahramanı. Modernleşme sürecindeki Rusya'da, değişime ayak uydurmaya çalışan ama bir türlü bunu başaramayan Rus soylusu. Büyükşehirde okuduktan sonra, ailesinden miras kalan köydeki çifliğe dönmeyip küçük bir memuriyete başlar. Ne yazık ki bu işte de istediğini elde edemeyince memuriyeti bırakır ve yaşlı uşağı küçük bir eve taşınır. Giderek gündelik yaşamdan kopar, insanlardan ve sosyal hayattan uzaklaşır.
Gün içinde bir dizi plan yapar ama bir türlü bunları gerçekleştirmez. Düşünerek çok iş yapmıştır ve artık dinlenme zamanıdır. Çevresindeki insanların koşuşturmalarını anlayamaz ve ''Ne zaman yaşayacak bunlar?'' der. Yaşamak dediği de uyumak ve yemek-içmekten ibarettir.
İvan Gonçarov kitabında Oblomov'u şöyle tarif ediyor:
''Sabahleyin yataktan kalkıp, kahvaltı edip divanına uzanınca başını ellerine alıp, gücünü kuvvetini esirgemeden düşünceye dalardı. Sonunda, kafası hızlı çalışmadan yorulur ve rahat bir vicdanla kendi kendine ''Eh, bugün insanlık için yeterrince çalıştım'' derdi. O zaman Oblomov biraz dinlenmeye karar verir, çalışma yatışını değiştirerek daha rahat, hülyalara daha elverişli bir yatışla uzanırdı. Ciddi işleri bir yana bırakarak içine kapanmak, kendi yarattığı hayal dünyasında yaşamak Oblomov'un en büyük zevkiydi.''
Oblomov bilinçli bir ataleti yaşamı seçmiş ve artık kendi ismiyle özdeşleşen hastalağa tutulur. ''Oblomovluk''
Öyküyü okudukça, hayatımızın bir döneminde Oblomov'a benzeyen insanlarla karşılaştığınızı göreceksiniz ya da bizzat kendimiz bu hastalığa tutulmuşuzdur.
Şimdi düşünüyorum da Oblomovluk fikri bazen kulağa hoş gelse de... Yok yok, ben Oblomov gibi olamam! Hiç bir şey yapmadan, hiçbir şey üretmeden duramam.
Ya siz?