- Kategori
- Blog yazarları tartışıyor!
Öcalan "evet"i

Malum, 12 Eylülde Anayasa paketi ile ilgili “halk oylaması” var. AKP referandumda “evet” çıkarabilmek için bir taraftan adım adım Anadolu”yu dolaşıyor, diğer taraftanda “hayır” verecekleri halka şikâyete çalışıyor.
CHP, MHP, DP gibi partiler bu pakete “hayır” oyu vereceklerini açıklayarak, “hayır” denmesinin gerekçelerine halka anlatmaya çabalıyorlar.
İktidar partisinin kampanya yürütümünde iki temel öğe dikkati çekiyordu.
AKP nin ilk kullanmaya çalıştığı silah bu Anayasaya “evet demenin 12 eylül darbecileriyle hesaplaşma olacağı yönündeki iddiası idi.
Sayın AKP Genel Başkanı bu iddiasında “ne kadar samimi olduğunu” göstermek için de bir soldan, bir sağdan cunta tarafından darağacına yollanan gençlerin mektuplarını ve şarkılarını okuyarak, gözyaşlarına boğularak ağıtlar yakmıştı.
Sayın Erdoğan bu tavrıyla hem ülkücü tabandan, hem de devrimci tabandan “evet oyu” istiyordu.
Başbakanın 12 Eylülle hesaplaşma stratejisi öyle görünüyor ki geri tepmişti. Zira ne ülkücü kesim, ne de devrimci kesim başbakanın “sahte gözyaşlarına” kanmadı.
AKP*nin referandumla ilgili ikinci stratejisi “bu anayasaya hayır diyenler CHP ve MHP BDP ile ruh ikizleridir” kampanyasını yürütmek, CHP ve MHP tıpkı BDP gibi davranıyor, üçü de aynı çizgide karalamasıyla “evet” oylarını arttırmak.
AKP tarafından yürütülmeye çalışılan bu kampanyaya CHP de MHP de büyük tepki vererek, “AKP nin dönüp kendisine bakması gerektiği, Haburda, açılımda kol kola girdiği BDP ile kendi partisinin esas ruh ikizi olduğunu” kamuoyuna açıkladılar.
Tüm bu kavgalar sürüp giderken ve BDP nin aldığı “boykot” kararı tartışılırken, bu kez İmralı sakini Öcalan avukatları vasıtasıyla hemen devreye giriyor ve 12 Eylül de “evet oyu verilmesini” istiyor.
İşin bu noktaya gelmesinden önce ise bir takım gizli görüşme ve pazarlıkların yapıldığı da ortadadır.
15 Temmuz tarihli Taraf gazetesi, perde arkasında süren pazarlıkları deşifre etmiş ve bir ay önce ‘Ramazan ateşkesi’ manşeti ile PKK ile yürütülen “gizli pazarlığın” işaretini manşetinden vermişti. Şimdi PKK 20 eylüle kadar silahlarını susturmayı, BDP de Öcalan”ın talimatlarıyla “evet” cilerin yanında yer almayı, boykotu kaldırmayı düşünmektedir.
Referanduma giderken, AKP ilerde kendisini Yüce divandan kurtaracak Anayasa Paketini geçirebilmek için akıl almaz metod ve yollara başvurma eğiliminde gözükmektedir. MHP ve CHP yi “hayır” kampanyası yürüttükleri için BDP ve PKK ile “ruh üçüzü” olduklarını kürsülerden bangır bangır ilan eden AKP kurmayları ve Başbakan, son gelişmeler karşısında meydanlarda halka neler söyleyecekler doğrusu çok merak ediyorum.
PKK le gizliden “ateşkes” pazarlığı yapılmış mıdır, ?
BDP ile ve Öcalan*la boykotun kaldırılarak “evet” pazarlığı yapılmış mıdır?
Bütün bu değişiklikler yaşanırken MHP ve CHP yi sırf “hayır” dedikleri için halka şikâyet eden ve “bunlar BDP ve PKK nın ruh üçüzleridir” deme cesareti gösteren AKP şimdi Öcalan, BDP ve PKK ile ruh üçüzleri olmamışlar mıdır? Durup dururken PKK ateş kesiyor, BDP boykot kararından vaz geçiyor, en önemlisi de İmralı canisi Öcalan “evet” cilere açıkça “omuz veriyor.
Şimdi; Hayır dedikleri için CHP ve MHP yi BDP ile ruh ikizi olmakla suçlayan Sayın Erdoğan a muhalefet liderleri sormayacaklar mı; “Siz şimdi BDP, PKK ve Öcalan desteğiyle “evet” kampanyası yürütüyorsunuz, halkımıza açıklayın bakalım siz kimlerin ruh ikizlerisiniz. Öcalan a “evet” dedirtebilmek için hangi pazarlıkları yaptınız gelin bunu millete açıklayın” deme hakları doğmuştur.
Görüldüğü gibi son olaylarda göstermiştir ki PKK muhalefete değil, “evet” e çalıştığı, bunun karşılığında da bir takım pazarlıklar yürütüldüğü anlaşılmaktadır.
Dün muhalefeti PKK nin ruh ikizi olmakla suçlayan AKP zihniyeti bugün “kendi kazdığı kuyuya” kendisi düşmüştür. AKP PKK, BDP “evet” de birleşerek ruh üçüzleri mi oldular şimdi, bu sorunun cevabını elbette halkımız verecektir.
Sonsuzluk (Osman Özeker) 18.08.2010