- Kategori
- Haber
Ödül ölüm oldu, demokrasi çağ atladı...

Seçim
Demokrasimiz kim ne derse desin AKP iktidarında çağ atlamıştır. Siyasetin araçları çağın gereklerine göre biçimlendiğinden eski CHP vekillerinin cıgara paketi üzerine yazdığı vatandaşın tayin, terfi taleplerinin devri çoktan mazi oldu.
Tayin terfi konusu temelden halledilerek tüm imam hatipliler yönetici konumuna yükseldiler. Ve cumhuriyete sövmekten sabıkalı olan üniversite hocaları Ankara’da uygun makamlara yerleştirilerek cumhuriyet sabıkalı hale getirildi!
Seçim dönemlerinde dağıtılan kumanya kömür rekorunu egale ederek elektriği suyu olmayan evlere bile beyaz eşya dağıtımı ile iktidar tarihe geçti.
Seçim kazanmak için her şeyin mübah olduğu demokrasimiz dünyanın ilgisine mazhar olmaya devam ediyor.
Siyaset esnafı yerel seçimlerde yine işi kıvırdı, koltuklar baki...
CHP’de belediye başkanlığı için aday olma hayali kuranlar eğer aşiretten CHP’li değilse ve Baykal muhalifi ise vetoyu yediler. Gündemdeki Kamil Saka olayı Türkiye’de yaşanan Baykal ve Önder Sav seçiminin bariz bir yansıması. Birgün gazetesinden Nazım Alpman’ ın dünkü köşe yazısı akıllara ziyan derslerle dolu.Zahmet edip okumayacaklar için özet.Kamil Saka Edremit’in Güre beldesi için yine adaydır. Çünkü halk tarafından sevilir, örnek bir başkanlık sergilemiştir.Fakat kusuru da yok değildir hani; Baykal ve avanesine muhaliftir!Davulun tokmağı Baykal ve Önder Sav’ın eline geçtiği için Kamil Saka’ya ders verme zamanı gelmiştir.Kamil Saka’nın adaylığı veto ediliredilmesine ama yine Saka’nın yakın bir akrabası rakip olarak çıkarılır.Ve seçmene ve gelecekte siyasi kariyer planı yapan aday adaylarına verilmek istenen mesaj gayet açıktır:Baykal’a karşı gelirsen olacağı budur, başarılı olmak bir daha seçilmek için kriter değildir.Biat edeceksin ki aday olacaksın.
Doğrusu tanık olduğum süreç en hafifi deyimle bulandırıcı. Ve Saka olayı tek örnek değil…
Övünmek için söylemiyorum. Bu CHP ve Baykal’ın iktidar olmak gibi bir derdi yok!Blogda yazdıklarım, yazılarım tanık. Kılıçdaroğlu’nu bile bir dönem ötelemek için İstanbul adayı yaptılar bana göre. Ha AKP ha CHP diyorum ya birkaç yazıdır emin olun farklı olduğunu söylemek isterdim, söyleyemiyorum. Siyaseti “meslek” olarak seçmiş ve bekleyen güruhun eline geçen fırsatı yerel halkın ortak beklentileri ve duyarlılığını dikkate alarak harcamak istenmeyen ‘esnaf’ iş bitirmek için tam gaz devam ediyor. Son günlerde duyduğumuz Sevigen olayı doğrusu vicdanıma “iyi ki iktidar değilmiş” dedirtti. Muhalefetken böyle kumpasa giren kim bilir iktidar olunca neylerdi. Fakat ey toplumun vicdanı okur farkında mısın akp’li yandaş medya olaya pek yüklenmiyor. Çünkü argo tabir ile “malı esas götüren” iktidarın yandaşı, ayrıntılar gazetelerde dolu merak eden okusun!
Vatan gazetesinin haberi ile ortalığa dökülen bu cerahatli durum medyanın beş yıldır akp’ye tanıdığı krediyi, görmezden gelmeyi affettirmez ama doğrusu okur olarak DYH’ye yazılan cezayı da iyi okuyorum… Umarım yargı gerekeni yapar ve umarım medya da yıllardır Kızılay’a akın eden muhalif sendikaların eylemliliklerini cigara paketi olarak gören zihniyetten vaz geçer, ders olur!
Nereden nereye… Seçim demenin demokrasi demek olmadığını bilen, nafile kürek çeken kalem olarak daha çok akıntıya kürek sallarız. Lider sultasının demokrasi diye ilaçlı Yeşilçam gazozu gibi yutturulduğu demokrasi oyununu seçmen anlamadığı sürece malum sonuç kaçınılmaz. Ve fakat en azından kömür, kumanya alanlar bedavaya gitmemiş oluyor değil mi?
Recep İvedik’in rekor kırıp tavan yaptığı memlekette daha ne olmasını bekliyordun ey gafil. ”Cahalsın!” ya da “Cahallık etme!” derdi çevresine öğüt verirken ışığı bol olsun rahmetli babaannem. Cahallar İvedik seyreder, uyur.
Genç ve reşit olmayan çocuklar aday tanıtım toplantısına katıldılar diye Ankara Belediyesinin Harikalar diyarında saat dokuzdan sonra ödül niyetine kapalı havuz açtırılıp birer, birer süren soysuzluğa kurban ediliyorsa söz biter bir yerlerde…
Demokrasimiz çağ atladı.
Yerel seçim yarışında aday toplantısına MP3 alacağım hayaliyle katılan lise öğrencisi Tolga Taşkın ödül olarak girdiği havuzda yaşamdan koptu, koparıldı. Kanal D ekibi acılı ailenin evine girdiğinde biz acılarını paylaşmış çıkıyorduk.
Anlatılanlara göre Tolga ile havuza giren arkadaşları olayın siyasi parti ayağını çoktan inkar etmeye başlamışlar.
Demokrasimiz çağ atladı.
Çocukluğumda tayin işleri yapardı siyasetçiler. Şimdi milyon dolarlar götürüyorlar, olmadı Tolga’lar kurban diye veriliyor siyasi rant, ihtiras Tanrısına…
Çağ atladık...
Ankara. 20 Şubat 2009