- Kategori
- Siyaset
Öğüttür; Tutarsan "Bey" Olursun, Tutmazsan Sefil Olursun!!!
Siyasetçilere akıl vermek veya yol göstermek haddimize değildir.
Politikacı büyüklerimize bir şeyler hakkında salık vermek de doğru düşmez.
Yalnız, Şeyh Edebali’nin Osman Bey’e öğüdünü sizlerle paylaşmak isterim:
“Oğul,
İnsanlar vardır, şafak vaktinde doğar, akşam ezanında ölürler. Avun oğlum avun.
Güçlüsün, kuvvetlisin, akıllısın, kelamsın. Ama, bunları nerede, nasıl kullanacağını bilmezsen sabah rüzgarında savrulursun, gidersin.
Öfken ve nefsin bir olup aklını yener.
Daima sabırlı, sebatlı ve iradene sahip olasın.
Dünya senin gözlerinin gördüğü gibi büyük değildir. Bütün fethedilmemiş gizemler, bilinmeyenler, görünmeyenler, ancak senin fazilet ve erdemlerinle gün ışığına çıkacaktır.
Ananı, atanı say; bereket büyüklerle beraberdir.
Bu dünyada inancını kaybedersen yeşilken çorak olur, çöllere dönersin. Açık sözlü ol. Her sözü üstüne alma, gördün söyleme, bildin bilme.
Sevildiğin yere sık gidip gelme, kalkar muhabbetin itibar olmaz.
Üç kişiye acı: Cahiller arasındaki alime, zenginken fakir düşene, hatırlı iken itibarını kaybedene. Unutma ki; yüksekte yer tutanlar, aşağıdakiler kadar emniyette değildir.
Haklı olduğunda mücadeleden korkma.
Bilesin ki, atın iyisine doru, yiğidin iyisine deli derler.”
İşte...
Şeyh Edebali’nin öğütleri böyle...
Türkiye’miz zorlu bir dönem içinde.
Ortadoğu gibi kaosun ve karmaşanın her an dingin olduğu bir bölgede, hem kalkınmaya hem de istikrarlı bir devlet olmaya meylediyor.
Dediğim gibi...
Siyasetçilere ve devlet idarecilerine yol gösterecek hâlimiz yok.
Zaten böyle bir küstahlığa da yeltenmeyiz.
Yalnız, ne olursa olsun ya da gerçekleştirilirse gerçekleştirilsin...
Yöntemimiz, “Sulh” ve “İtidal” olsun.
Yukarıdaki öğütlerden almak isteyenler alır...
Başına taç yapar...
Ülkeyi daha “huzurlu” bir yere dönüştürür.
Veya...
Böyle sürgit birbirimizle didişir dururuz.