​ M.L Türk Ordusuna kurban ol sen emi? / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Ocak '11

 
Kategori
Siyaset
 

M.L Türk Ordusuna kurban ol sen emi?

M.L Türk Ordusuna kurban ol sen emi?
 

İstikbal göklerdedir.


Elin adamı Türkiye’ye konuk olarak geliyor ve cesaretle “Türk Ordusu Kıbrıs’ta işgalci”dir diyebiliyor. 

Yunanistan Başbakanı Papandreu bu cesareti nereden alıyor acaba? 

Başbakan esti, gürledi ama bir türlü kendisinden beklediğimiz sözü söylemedi. (Türk Ordusu işgalci değildir.) 

1963 Aralığında, Kıbrıs Türk toplumuna yöneltilen saldırıların bir katliama dönüşmesi üzerine, Türkiye, caydırıcı askeri önlemler almak gereğini duymuş ve Türk savaş uçakları ada üzerinde uçmaya başlamışlardı. Daha sonra da bildiğimiz gibi Ecevit Kıbrıs’a bir çıkartma yapmıştı. 

(Ne yani, katliamlara göz yumacak, son Türk öldürülene kadar bekleyecek miydik? 

Çiller zamanı 

Bilindiği gibi Türkiye ile AB arasında 1996 başında Gümrük Birliği anlaşması imzalanmıştı. Bu anlaşma bize Türkiye olmaksızın Avrupa’nın saptayacağı gümrük ve dış ticaret politikalarına uyma zorunluluğu getirmişti. Gümrük Birliği çerçevesinde biz karşı tarafa hiçbir kısıtlama getirememiş ama bizim hem ulaşımımıza hem de ihracatçımıza ciddi engeller konulmuştu. “Kota limitleri yetersiz olduğundan, Türk TIR’larının yetmediği noktada Avrupa ülkeleri bizi kendi araç filolarını kullanmaya zorlamış, bu da maliyetleri iki katına çıkartmıştı. O günlerde gazetelerde “Gümrük birliğinin diyeti Kıbrıs mı?”Diye manşetler çıkmıştı. 1960 ta imzalanan anlaşmada Türkiye’ye tanınan haklar da adeta geri alınmıştı.  

Daha sonra Kıbrıs üzerinde oynanan oyunlar su yüzüne çıkmış ortaya bilmem kaç sayfa ve dosyadan oluşan Annan Planı ortaya atılmıştı. 

O günlerde CHP Lideri Baykal New York'ta başlayacak görüşmelerle ilgili olarak şunları söylemişti: 

“Şu anda var olan iki ayrı toplumun hukuki eşitliği olduğu gerçeği tanınmalı, sınırlar adil çizilmeli, Türk toplumunun toprak bütünlüğü zedelenmemelidir. Ancak şu andaki sıkıntı BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın tarafları müzakere etmek için değil, kendi hazırlattığı projeyi onaylatmak için çağırmasıdır. "Şimdi nasıl olup da bu savunduğumuz davadan vazgeçme noktasına gelebildik? Ortadaki planı aynen kabul etmek doğru değildir. Uzlaşma hakkımızdan vazgeçmek olamaz. Bu yüzden uzlaşma sağlanıncaya kadar müzakerelere devam edilmelidir. Türkiye'nin planı aynen kabul etmesi müzakere ve uzlaşma değildir" Eğer Annan planı aynen kabul edilirse Türkiye'nin dış politikasında çok büyük bir kırılma olur. Hükümetin izlediği politika teslimiyetçi bir noktadır.” Baykal çok haklıydı. 

Allahtan, Nisan 2004 de KTC ve G K R Y’ nde yapılan referandumlar ile oylamaya sunulan plan, Türk tarafından % 65 kabul gördüğü halde Rum oylarının % 76 red şeklinde olduğundan hayata geçirilememiştir. 

Sağ iktidarlar tarafından yapılan yanlış politikalar neticesinde Türkiye bu günlere gelmiştir. 

Avrupa birliğine girmek batsın ya! 

Yıllar önce Gümrük Birliği’ne girdik diye çok sevinmiştik, daha sonra AKP iktidarı Ankara’da AB ye girdik havasında havai fişeklerle kutlamalar yapmıştı. Ortada fol yoktu, yumurta yoktu. Üstüne üstlük ertesi gün AKP Hükümeti, bu anlaşmanın bazı maddeleri Türkiye açısından kabul edilemez nitelikler taşımaktadır diyerek AB ye nota vermişti. Önce kutlama, sonra nota. Bu nasıl mantıktır anlamak mümkün değil elbette. 

Evet, onların bizi asla almayacakları Hıristiyan topluluğuna ve de neredeyse çökmüş AB ye girmek için bu tavizler nedendir? (Böyle söylüyorum diyerek sakın beni kelleci milliyetçi sanmayın ha! Bizlere uyguladıkları insanlık dışı olduğu için kızdığımdan söylüyorum. Yoksa her dine, görüşe saygım vardır. Önce insan olmayı öğrensinler.) 

AB dediğimiz topluluk ne zaman yanımızda olmuştur? PKK yı besleyen onlar değiller mi? Ermeni Soykırımını destekleyenler onlar değil mi? 

Bakın çok uzağa gitmeye gerek yok. Bugün Silivri Ceza Evinde özgürlüğü elinden alınan İşçi Partisi Lideri Doğu Perinçek; Lozan’da, Berlin’de, Paris’te sözde Ermeni soykırımı yalanlarını emperyalistlerin suratına çarptığı için 

Oralarda gözaltına alınmıştı değil mi? 

Aynı Perinçek, ; “Türkiye’nin savunması Kıbrıs’tan başlar” diyerek Denktaş ile omuz omuza mücadele ettiği için mi ? 

Emperyalist güçler tarafından kara listeye alınmıştı? 

Ya Balbay? Tek silahı elindeki kalemi olan Balbay, ne için bugün hapiste? 

Balbay, Türk Silahlı Kuvvetleri içinden bir grup subayla ve bazı sivillerle birlikte AK Parti iktidarını darbe ya da mümkün olan başka anti-demokratik yoldan devirmeyi amaçlayan bir komploya dâhil olmakla suçlanıyor. Ne kadar komik değil mi? 

Profesör Mehmet Haberal, 13 Nisan 2009’da Ankara’da gözaltına alındı. 17 Nisan’da ise tutuklandı. Haberal, yaklaşık 1.5 yıldan bu yana cezaevinde yatıyor. Neden? Ergenekon terör örgütü üyesiymiş. Güldürmesinler Allah aşkına. Değerli bir bilim adamına Amerika ödül verirken, biz hapse atıyoruz. 

Tuncay Özkan ne yaptı acaba? 

Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmak istiyormuş. (Vay be! Sen neymişsin meğer de biz bilmiyormuşuz Özkan!) 

Cumhuriyet Mitingi yapmam, Kanaltürk'ü kurmam, AKP iktidarına muhalif olmam, ondan kurtulmak istemem, Atatürkçü olmam ile suçlanıyorum diye feryat ediyor. Adil yargılanmak istiyorum diyor.(Her insan gibi onun da hakkıdır bu. Yargılanır gerçekten suçu varsa cezasını çeker yoksa özgürlüğüne bir an önce kavuşur değil mi? Ama şu var ki emperyalist güçler onların yurt severliğinden çekiniyorlar ve özgür kalmalarını istemiyorlar gibi geliyor bana. Gerisi boş!) 

Keşke onlarında dokunulmazlıkları olsaydı diyorum. O zaman kimse dokunamazdı değil mi? Günümüzde iktidarı her eleştiren potansiyel suçlu veya Ergenekoncu oluyor ya! Bunun adı da, ileri demokrasi işte! 

İşte böyle dostlar. 

Cumhuriyet Mitinglerinde, kendi kanalında yalanları, dolanları meydana çıkartması, iktidarı eleştirmesi suç oldu. 

Buna benzer onlarca aydınımız uyduruk bir davaya muhatap edildiler. 

Yahu, bunların gizlisi saklısı yoktu ki. Meydanlarda bağırıyorlardı veya köşelerinde yazıyorlardı. Üstelik seçimle gelen seçimle gider diyor, halka bunu anlatıyorlardı değil mi? 

Bu nasıl bir hukuktur, bu nasıl bir adalettir anlamak mümkün değil. 

Diğer yandan yer altında gizli işler çevirenler, devleti yıkmaya kalkanlar, acımasızca katliam yapanlar hırlısı, hırsızı hiçbir şey olmamışçasına salınıveriyorlar. 

KOPENHAG KRİTERLERİ? 

AB ye girmek için adaylık için başvuruda bulunan ülkelerin tam üyeliğe kabul edilmeden önce karşılaması gereken kriterleri belirtmiş. Neymiş onlar? 

İstikrarlı ve kurumsallaşmış bir demokrasinin var olması, Hukuk devleti ve hukukun üstünlüğü, İnsan haklarına saygı, vb. 

Nerede bu saygı acaba? 

Biz onlara taviz verdikçe işte bir Yunan Başbakanı da gelir bizim yurdumuzda bizim ordumuza işgalci der. Bizi istemeyen Avrupa Birliğine aslında hiç ihtiyacımız yok. Türkiye her bakımdan önemli bir konumdadır, yeter ki bizi rahat bıraksınlar kendi petrolümüzü de domatesimizi de uçağımızı da üretebiliriz. Allah bu güzel ülkemize verimli topraklar, şahane bir doğa ve dört mevsimi vermiş. 

Bakınız şimdi bilmeyen dostlarıma bizi o çok istiyormuş görünenlerin gerçek yüzlerini gösterecek birkaç örnek sunacağım.  

Türkiye’ye gerçek söylenmiyor. Türkiye’nin adaylığını kabul edelim diyenlerin gerçek eğilimi, Türkiye’nin AB’sine asla üye olamayacağı yönündedir.Avrupalı yöneticilerin büyük bir kısmı Türkiye’nin bu projede yeri olmadığını biliyorlar ve bir araya geldiklerinde bunu dile getiriyorlar. 

Valerie Giscard d’Estaing 

Bugün Türklerin ayakları altında ezilip inleyen Hıristiyanlar vakti gelince onları yargılayıp cezalandıracaktır. Türk Ordusu Şeytan’ın Ordusudur. Martin Luther 

Fanatik ve cahil insanlar. Barbar millet. Türkler her zaman Türk kalacaklardır. Parlamentoları var diye Türk’lere zaaf göstermeyelim. Ne tip insan olduklarını unutmayalım.-Lord Salisbury 

Avrupa’nın geleceğinde ne olursa olsun Türkiye’nin yeri yoktur.Bu ülkenin globalleşmesinin temel prensiplerine sahip olmadığını ve uluslar arası kardeşliği içine sindiremediğini de görmeliyiz. Türkiye’nin birliğe girmesine asla izin verilmemelidir. Aydınlanma Türkiye’ye ulaşmadı, ulaşmayacaktır. HELMUTH SCHMİDT 

Yeryüzünden silmek istediğim iki millet vardır. Bunlar İspanyollar ve Türklerdir. ABD BAŞKANI TRUMAN 

Buna benzer daha bir yığın söz bulabiliriz ararsak. İşte Avrupa’nın gerçek yüzü budur. Biz onları bırakalım da kendimize bakalım. Nasılsa onlar bize muhtaçlar…  

 
Toplam blog
: 375
: 801
Kayıt tarihi
: 30.04.08
 
 

İstanbul Kadıköy doğumluyum. Herhangi bir menfaat grubuna bağlanmadan, açık fikirli, dürüst, önya..