​ Okuma- Yazma öğretimini nasıl yapmalıyım? / Eğitim / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Eylül '07

 
Kategori
Eğitim
 

Okuma- Yazma öğretimini nasıl yapmalıyım?

Okuma- Yazma öğretimini nasıl yapmalıyım?
 

Okulların açılmasıyla birlikte öğretmen, anne ve babalarda bir telaş bir telaş. Özellikle ilköğretim 1. sınıfları okutan öğretmenlerimiz ve 1. sınıflarda çocuğu olan anne ve babalarda.

Okulların açıldığı ilk bir kaç hafta 1. sınıf öğrencilerin; okullara alıştırlmasını, onlara okulun sevdirilmesini, harflerin yazılış biçim ve yönlerini kavratabilmek için çizgi çalışmaları yapılmasını amaç edinen etkinliklere ayrılır.

Bu süreç, öğretmenlerin, anne ve babaların en çok yorulduğu, kaygılandığı, heyecanlandığı bir dönemdir.

Öğrencilerine sayfalarca çizgi alıştırmalarını ödev olarak veren öğretmenler mi istersiniz, o verilen ödevleri kendi-leri yapan anne babalar mı istersiniz...
Sevgili öğretmenlerim, ilköğretim öğrencilerine ödev verilmesi, yönetmelikçe boşuna düzenlenmemiştir.

30 yıllık öğretmenim. Meslek yaşamımın 6 yılını Md.Yetkili Öğretmen olarak, 7 yılını da idareci olarak geçirdim. Özellikle "Okuma-Yazma Öğretimi" konusunda kendimi yetiştirmeye, geliştirmeye çalıştım. Öğrencilerimin yazıları inci gibi olurdu. Çizgi alıştırmalarına ayırdığım süre en az 3 hafta olurdu. Öğrencilerime hiç bir ya da bir kaç sayfa yazma ödevi vermedim. Unutmayalım ki çocuk ne öğrenirse okulda öğrenir. Onlara, ödev olarak vereceğimiz çizgi alıştırmaları, onları okuldan soğutmamalı, usandırmamamlı, yazılarının bozulmasına yol açmamalı. Onları, çokça masallar anlatarak, tekerlemeler, bilmeceler, çocuk şarkıları söyleyerek yetiştirmeye, geliştirmeye çalışalım. Unutmayın sabırla koruk helva olacak. Okuma-yazma öğretiminde aceleye, paniğe yer yoktur.

Sevgili anne ve babalar yıllarını bu işe vermiş ve iki de çocuk yetiştirmiş bir öğretmen, eğitim yöneticisi ve baba olarak sizi çok iyi anlıyorum. Çocuklarınız başarılı olabilmesi için sizler de sabırlı olmalısınız. Çocuklarınıza inanmalı ve güvenmelisiniz. Onların gelişimini ve değişimini çok iyi gözleyebilmesiniz. Okuluyla ve öğretmeniyle sürekli ilişki içinde olmalısınız. En az haftada bir kez öğretmeniyle görüşmeye çalışınız. Kesinlikle çocuklarınızın yerine ödev yapmaya, öğretmeninin izlediği yol-yöntem dışında kendi yöntemlerinizle onlara okuma-yazma öğret-meye kalkışmayınız.

Bana kuşkuyla, kaygıyla bakan, ama zamanı da gelince de; " Hocam, benim çocuk hiç bir şey bilmiyor sanıyordum. Birdenbire benden daha güzel okumaya başladı. Bunu nasıl başardınız?" diyen onlarca öğrenci velimi anımsarım.

 
Toplam blog
: 190
: 3134
Kayıt tarihi
: 28.09.07
 
 

Emekli öğretmenim. Yurdunu, ulusunu seven, her konuda sorumluluk sahibi gençler yetişsin istiyorum. ..