- Kategori
- Gündelik Yaşam
Okyanusun diğer ucu...

Bazen kör olur insan...O körlük içinde suda kayıtsızca yüzen bir balık gibi yaşar gider... Sanır ki; okyanus aynı ve o koca okyanusta tüm balıklar yaşayıp gidiyorlar bir şekilde... Sonra o sakin sular içinde, bir zaman yolu bir yere düşer...Balıkların renklerinin soluklaştığı, okyanusun çoraklaştığı bir yerde açılır o kör olan gözler...İçten içe sezdikleri, bildikleri en gerçek haliyle karşısında duruyordur...Okyanus aynı okyanustur ama o bölümde, o yerde bir şeyler vardır ki sanki oraya ait değildir, olmamalıdır da...Olan yoksunluktur...Sırnaşık bir yosun gibi dolanır ayaklarına...Öldür Allah çıkmaz...
Bugün yolum bir aşevine düştü. Bu koca okyanusun başka bir bölümüne...Gerçek en canlı haliyle karşımda çırılçıplak dururken, onunla yüzleşemeyecek kadar güçsüz yakalandım... Oysa bilirdim yoksulluğu...Onlarca insanın ortasında öylece dururken tüm sözcüklerimin anlamını kaybettiğini hissettim...Sadece bana gülümseyen insanların gülümsemelerine karşılık verdim...Oysa bir şeyler söylemek isterdim...Gözlerine keder oturmuş bu insanlara ne söylenebilir ki...Kelimelerin bir anlamı olur mu söylense de...
Yaşlılar, genç kadın ve adamlar...Ve o küçük çocuk...Üzerinde mavi çiçekli yazlık bir elbise...Ayağında terlikleri...Uzun, at kuyruğu saçları...Yüzünde herşeyden habersiz gülümsemesi...Elinde yemek kapları sırasının gelmesini bekliyor...Yanımda duruyor başını kaldırıp utangaçca gülümsüyor ve ona baktığımı görünce başını eğiyor...Minik çenesini okşuyorum...Eğiliyorum adını soruyorum...Mırıltılarla cevap veriyor...Söylediklerini anlayamıyorum...Çakır gözleri pırıl pırıl, insanın içine işliyor...Bir kadın yanıma yaklaşıp "O konuşamaz." diyor..."Tüm kardeşleri gibi o da konuşamıyor." Çocuğun adını soruyorum kadına, Ayşe olduğunu söylüyor. Ayşe gülümsüyor..."Peki" diyorum "Söylediklerimi duyabiliyor mu?" Başını sallıyor kadın "Duyar duyar" diyor "Sokakta oynarken arabalar korna çalınca kaçıyor." Sıra Ayşe'ye geliyor. Yemek kaplarını uzatıyor. O tatlı gülümsemesiyle dolan kapları alıp evine doğru yol alıyor. Bu küçücük çocuk, bu koca okyanusun başka bir ucunda hayatı göğüslemeye çalışıyor.
Burada başka bir zaman başka bir hayat yaşanıyor gibi...Sanki bir fotoğraftan kesilip başka bir fotoğrafa yerleştirilmiş gibiyim...Uzun zamandır içine baktığım ve artık tanıdığımı sandığım bir fotoğrafın içindeyim şimdi...Bildiklerim, okuduklarım ete kemiğe bürünüyor burada...Evlerinde ocak yanmayan insanlar bunlar, yiyecek bir parça ekmeğe muhtaç olan insanlar...Ekmeklerini, yemeklerini devlet veriyor onlara...Çaresizler...Her öğle vakti kaplarını getirip evlerine yemek götürüyorlar...Sıcak bir kap yemek, bir kaç ekmek...
Ve Ayşe yanımdan gülümseyerek geçip gidiyor. Ellerindeki yemek kaplarını sallayarak kocaman bir kadın edasıyla yürüyor. Ayşe okyanusun diğer ucuna yürüyor...Diğer balıkların aklının bile alamayacağı bir bölümüne...
FOTOĞRAF: Murat Anıl