- Kategori
- Deneme
Olmak için..

Yaşam yanılmanın, insanlar yanıltmanın ustası..
I -
" Kör ettiler gözlerimi, gör dediler ' olmak ' için,
Dinlemeden sözlerimi, sor dediler ' olmak ' için..
II -
Arzularsan hakk katını, yık zahiri gör batını,
Dergaha doğru atını, sür dediler ' olmak ' için.."
.
.
" Olmak beni çok utandırıyor.." dedi Yüzündendüşenbinparça, sağ işaret parmağıyla ittirdiği toz tanesi bir türlü masanın kenarından..
" Ne olmak? " diye sordu Ancaberaberkancaberaber;
" Unutma senin içinde ben de varım.."
" Unutma senin içinde ben de varım.."
Toz tanesi düştü, sonunda masanın kenarından.. Ne oldu toz tanesi? Toz tanesinin yere düşmesi bi' otuz küsur yılı buldu.. O masa değişti, o kenar yuvarlaklaştı, o erkek öldü, o kadın başka bir için kenarından.. Otuz küsur yıl boyunca düşen toz tanesinin öyküsünü bir muhabir, günlerce dolaşıp haber bulamadığından, düşerken sarılan ne saçma bir adamsın, tuttu haber yaptı.. " Toz tanesi oluyor, toz tanesinin olmak'ına tanıklık et ey okuyucu!.." diyerek bağırdı.. Herkes toz tanesinin haberini aradı, herkes toz tanesinin haberini okudu.. Muhabir meşhur oldu, lüks bir semtten bir ev aldı.. " Toz tanesi, en çok ne olmak istemişti? Toz tanesi, en çok ne olamadı?" dedi dedi durdu.. O toz tanesi, o masanın kenarından bir türlü..
" Olmak işte.." dedi, işaret parmağını, baş parmağının altına alıp bastırarak kütletti.. Bir şey olmak. Geçen gün, bir arkadaşım, beni başka bir arkadaşıyla tanıştırıyordu; " Muhabbetine doyum olmaz.." dedi benim için.. Sonra baktım kendime, bildiğin içre içre, muhabbetim için çalışıyorum.. Muhabbetime doyum olmasın istiyorum.. Anlıyor musun? Geçen yıl da benim için " Çok güvenilir biridir.." derlerdi.. Bir yıl yalan söylemedim ben.. Sustum, en konuşulası zamanlarda bazen, içine yalan kaçmasın diye kelimelerin.. Ulan, buna ne hakkınız var?..
Sessizlik, birkaç nokta boyu.. " Haklısın, şuna bak, her yerin yama içinde.." dedi, toz tanesiyle bir an göz göze gelerek.. Bi' otuz küsur yıl, ben diyeyim.. Toz tanesi küçük, toz tanesinin ömrü uzun.. Tanıklık et ey okuyucu..
" Sen de varsın, annem de var, bi' yanlışlık yapan görevliler de var. Hanginizi taşıyayım dersin? Kimi taşımaya karar versem, biriniz düşeceksiniz.. Sizi düşürmesem, ben kalkamam.." diye devam etti, masanın kenarındaki kaldığı yerinden.. " Unut herkesi, biri olmak zorunda da kalmazsın hem.." dedi, Ağlasamsanadertağlamasambana.. O zaman toz tanesi yere düşene kadar sayıyoruz; 1 gün, 2 hafta, aylar, derken; otuz küsur yıl.. Hangimizin hayatı uzunsa ilk o olsun; Günah Peygamberi!..
"- ne kadar iyisin."
"+ kötü biri olma hakkımı bana geri verin.."
"+ kötü biri olma hakkımı bana geri verin.."
"- senin gibi birini hayatım boyunca görmedim."
"+ sevmiyorum gerçekten hiçbirinizi.."
"- sen varken gözüm arkada kalmaz."
"+ ölürseniz üzülmem.."
"- vefalı oğlum benim."
"+ ben artık gitmek istiyorum.."
"- iyi ki varsın."
"+ hiç makamına ermek ne güzel.."
Aradan otuz küsur yıl geçer, toz tanesi sonunda yere düşer.. Toz meclisi toplanır, en yaşlı toz açılış konuşmasını yapar ve düşen toz tanesi, alkışlar arasında kürsüye davet edilir.. Üstünü silkeleyerek yavaşça kürsüye yaklaşır, çapındaki çapakları temizler ve 6.Mayıs.Bindokuzyüzdoksan-fi tarihinde başlayan otuz küsur yıllık ömrünü anlatmaya başlar;
" Toz oldum!.."
24.Aralık.2016
Kerem Porazan
* Dipnot :
Yüzündendüşenbinparça, Ancaberaberkancaberaber, Sessizlik ve Ağlasamsanadertağlamasanbana hâlen nefes alıyor yaşamak adına, evren denen âlem 'de...