Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 

13 Aralık '07

 
Kategori
Mizah
 

Ölümcül hastalık!

Ölümcül hastalık!
 

Bir varmış bir yokmuş günün birinde insanlar teker teker ölmeye başlamış. Nedeni bilinmeyen bir ölüm! Öyle birşeymiş ki bu, ne bilim ne teknoloji açıklayamıyormuş bu durumu! Gen tedavisinin binlerce hastaya umut ışığı olduğu bu devirde insanları öldüren bu şeyin nedenleri araştırılıyor ve araştırmayı yapanların da bir bir öldüğü görülüyor, bu nedenle de kimse bu işe bulaşmak istemiyormuş. Ölen insanların hiçbir şikayeti olmadığı gibi çoğunun maddi sıkıntısı da hiç yokmuş. Hepsi belli bir gelir düzeyini yakalamış insanlar olup tek ortak özellikleri biraz suratsız olmalarıymış. Suratsız, yani pek, hatta hiç gülmezlermiş! Bu hastalarla ilgilenen doktorların da zamanla daha az güldüğü ve ilerleyen dönemlerde onların da bu hastalıktan öldüğü görülmüş.

Aynı şekilde suratsız doktorların hastalarının da bu hastalığa yakalanma risknin yüksek olduğu tesbit edilmiş. Bu suratsızlığın ve sonucundaki ölümün nedenleri incelenmiş; tüm klinik ve labarotuvar araştırmaları, gen haritaları vs... hepsi yapılmış. Ama sonuç yok! Bu ölümlerden sorumlu tutulabilecek ne bir virüs ne de bir gen bulunabilmiş. Tek bilinen şey, bu suratsız insanların öldüğü ve bu insanlarla ilişkide bulunan insanların da potansiyel birer morg ziyaretçisi olmalarıymış. Tüm tıp dünyası durumu araştırırken Dr. Güleryüz diye bir doktor, hastalarının hiçbirinin bu hastalığa yakalanmadığını farkedip bu işin psikolojik bir salgın olduğunu ileri sürmüş. Gülme ve gülmeme fiilinin bulaşıcı bir durum olduğunu belirtmiş. Sonrasında, yıllar önce beyinde bulunan ayna sinir hücreleri tekrar araştırılmaya başlanmış.

Bu araştırmalar sürerken, gazetelerde ve dergilerde yazılıp çizilenler, hep insanları gülmeye teşvik edip, güleryüzlülerle arkadaş olmaya davet eder nitelikteymiş.. İş başvurularında, önce başvuranın gülme kaslarının, daha önce ne kadar çalışmış olduğuna ve hala çalışabilirliğine dair tetkikler istenmeye başlanmış. Kitleleri etkileyen bu durum ülkelerin dağılmasına kadar gitmiş. Güneş gören ülkelerdeki insanların daha çok güldüğü farkedildiğinde büyük göçler başlamış. O, fakir afrika ve güney amerika ülkeleri inanılmaz derecede gelişmiş. Kuzey ülkelerinde ise insanlar ya ölmüşler ya da ülkelerini terketmişler.

Gülen insanlar kurtulmuş. Kahkaha atanlar bu hastalığa en dirençli kişiler olup, onların çevresindekilerde de bu direnç gelişiyormuş.

Bu masal da burda bitmiş.

Gülmek bulaşıcıymış ve farketmesenizde çok ama çok iyi birşeymiş :))

Her daim gülmeniz dileğimle, sevgilerimle... :)

 
Toplam blog
: 71
: 2134
Kayıt tarihi
: 11.03.07
 
 

1979 doğumluyum. Severek ve isteyerek girdiğim tıp fakültesini bitirdikten sonra veterinerlik de oku..

 
 
 
 
 

 
Sadece bu yazarın bloglarında ara