- Kategori
- Deneme
Ölümsüzleştin yüreklerde (Uğurlar olsun)

ÖLÜMSÜZLEŞTİN YÜREKLERDE (UĞURLAR OLSUN
Yürek şarkı oldu dillerimizde
Kalem duygu yükü ellerimizde
Resim oldun çizdik gözlerimizde
Yaşıyorsun şimdi özlerimizde
Anıt oldun yere çizdik kazıldın
Yağız yiğittin sen göğe yazıldın
Kahpe kurşun ile düşüp anıldın
Yaşıyorsun şimdi gözlerimizde
Senin sevgin bu bil ki silemezler
Kırmızı karanfil al bilemezler
Naaşın suskun ya kal dilemezler
Yaşıyorsun şimdi yüzlerimizde
‘’Ölümün de yaşamın da incecik bir çizginin üstünde, her gün birileriyle veda eden ve asla ölümle hayatı birbirinden ayırmayan iki iyi arkadaş olduğunu hatırlatan insan…’’
Artık her 24 Ocak'ta hatırladığımız, yokluğunda kanayan yaraları siyasetin mehlemi kuruttu. Belki mumlarla süslü sokak duruyor. Bugün de gelenler oldu. İşte o kadar. Yoksun artık 24 Ocaklarda gördüklerim ve duyduklarım gösteriyor. Herkesin idealleri uğruna savaştıkları değişti. Yok, artık yüreklerde o ateş.
Hani ilk ölüm yılının anısı toplananlardan kaç kişi kaldı. Gazetecilik ilkelerine sahip çıkacak olanları ben görmüyorum. Keşke bayrağı senden aldılar en önde koşuyorlar diyebilsem.
Ne gazeteler gazete, ne basın, basın. Ne de o inandığın bir yumruk olduğun arkadaşların o arkadaşlar. Hiç biri senin yüreğim gibi; her sabah sevdikleriyle vedalaşıp, ölüme korkmadan merhaba diyecek kadar yürekli, ne de bu dava için ölecek kadar kahraman.
Düşünüyorum da bu kadar değişen, bu kadar menfaatkâr olan bu camiada siz nasıl kalır, nasıl işlerdiniz yazıları mısrala. Yok; ben inancımı kaybetmek istemiyorum. Ama birçoğunun haline bir bak. Bu bizim davamız diyenlerin, suyunu çıkarıp posasını çöpe attılar. Senin hayatla vedalaştığın, ölüme merhaba dediğin o gün
‘’Bir uğur ölür, bin uğur doğar ‘’ Demiş karanfiller bırakanlar, bizlerde şiirler yazmıştık, şarkılar söylemiştik:
‘’ Uğurlar olsun Uğurlar olsun ‘’ diye mum ışıklarında
Bin Uğur doğdu belki; ama bir Uğur olamadılar bir tanesi bile, kula kul odular. Direnenlerde perişan, ellerinde bir kalemler kaldı, birde titreyerek yazdıkları. Uğur olmak zor bu memlekette. Çok zor…
GÜLSEREN AKDAŞ