- Kategori
- Mizah
Ölüyom aşkından

Seni görürke daha, imanıma bişey çakıldı
Ellerinde tenteli çantan, üzerinde mor manto varıdı
Düğünevinden geliyordun
Yanında anangil de varıdı
Seninle az bi bakasım vardı emme,
Olmadı
Olamadı
Olamayo da...
Sizin evin yanına gadar
Heyecandan üç ciğarayı bitiriyordum
Sen duman olup uçuyorudun emme,
Ben hep sonunda izmarit oluyordum.
Bigün beele, dolanırkene
Dedim hadi hayırlısı
Aşk dedikleri buudur herhal
Ağşam üstülerini çok severidim
Evinizin öğnünden geçerkene,
Her ara tadında yeni bir umut, yeni bir heyecan varıdı.
Evinizin tül perdesine bakarkana, boynum kopası oldu.
Az senin de bakasın varıdı emme,
Olmadı
Olamadı
Olamayo da...
Sonunda patatayı kafaya yiyen,
Hep ben oluyordum.
Herşeyi kabul ediyorum emme,
Bobağın o son sövmesi Hala kulağımda tın tın tıkırdar.
Emme ben gene de seni çok çok seviyorudum.
Arabamla sizin evin önünden geçerkene
Gavur yokuşundan aşşa virajın ağzından firene zor basıyordum.
Neden mi bitenem ?
Senin çöp dökme saatlerine geç kalıyordum.
Tam yanına geliveriyorum, anan karı çığırıp kovuveriyordu.
İkimizin de ödü zıplıyordu.
Sen eve doğru, ben portakal bahçasına doğru gaçıveriyorudum.
Az senin de gelesin varıdı emme,
Olmadı
Olamadı
Olamayo da...
Ağşam olunca bizimkilere söyledim.
Ben bile isteye isteye söyleyiverdim.
Bubam kim o kız dedi.
Kalenin yemenci Mehmet Efendinin kızı Dilek dedim.
Derke ta bubam koca sofrabezinin altından böğrüme dekmeyi bi kodu,
Dekmenin acısı belki geçerdi emme,
Hem anam karı da; " oğlum olmaz. Kalenin halkı, ağzını geremen ya" deme mi ?
Bizimkisi imkansız bir iş aşk hikayesine dönüşmüştü emme,
Olmadı
Olamadı
Olamayo da...
Ey Ya Rabbi . Bu ne eziyet.