​ Ömer'i sevip de Ömer'le çelişenler / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Kasım '14

 
Kategori
Güncel
 

Ömer'i sevip de Ömer'le çelişenler

Ömer'i sevip de Ömer'le çelişenler
 

Yeni Cumhurbaşkanlığı sarayı 1 milyar 300 milyon liraya inşa edildi, eski parayla 1.3 katrilyon, yani 1300 trilyon...
 
Yeni Cumhur başkanlığı sarayını, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve destekçileri şevkle savunuyor, aşkla destekliyor; bu sarayın maliyetini çok görüp eleştirenlerin eleştirisini çok görüyor, garipsiyor, abartılı buluyorlar.
 
Tayyip Erdoğan'ın kendisi, tarafı olduğu İslamcı zihniyeti, muhafazakârlar ve sunni dindarların büyük bir çoğunluğu Halife Ömer'i çok sever, adaletli yönetimine hayran olur ve özlemle anarlar. Halife Ömer'e atfedilen bir çok hikâyeyi adları gibi bilirler.
 
Halife Ömer'e atfedilen bir 'Gömlek' hikâyesi vardır. Ömer'i sevenler iyi bilir bu hikâyeyi, gene de tekrarlayalım:
 
"Halife Ömer konuşma yapmak üzere iken halkın arasından bir ikazla karşılaşır. Bazı kaynaklarda Selman-ı Farisi olduğu kaydedilen kişi, devlet başkanının sırtındaki gömleğin hesabını sorar. “Dağıtılan kumaştan bize elbise çıkmadı, sen bunu nereden buldun? Hesabını vermeden konuşamazsın.” der. Hz. Ömer, halkın arasındaki oğluna sözü bırakır. O da kendi payını babasına vererek elbise yapmasını sağladığını anlatır. Tatmin olan kişi ‘şimdi konuşabilirsin’ diyerek sözü Halife’ye bırakır."
 
*
 
Şimdi, Ömer'i sevenlerin, Ömer'e nasıl çeliştiğini anlatalım:
 
Türkiye, ekonomik olarak büyüklükte dünyanın 17'ncisi, ama insani gelişmişlik açısından dünyanın seksen küsürüncü ülkesi...
Türkiye, adaletsiz gelir dağılımında dünya dördüncüsü...
Türkiye sermayesinin %77'si, Türkiye'nin %10'luk kesimine ait; %90'lık kesime de ülke sermayesinin %23'ü ait.
Milyonlarca çiftçi, milyonlarca asgari ücretli, milyonlarca emekli borç içinde ve karın tokluğuna yaşıyor.
Yüz binlerce öğretmen atama bekliyor, yüz binlerce üniversite mezunu işsiz, işsiz sayısı milyonlarca...
Tayyip Erdoğan döneminde yaygınlaşan taşeronluk sistemiyle millete büyük bir zulüm yapılıyor, taşeronlar çalışanların imanını gevrediyor.
 
Tüm bunlar capcanlı yaşarken, bin üç yüz trilyona saray yaptırman, 350 trilyona uçak alman elbetteki göze batar, vicdanlı insanları elbetteki rahatsız eder. İşte budur, Ömer'i sevdiğin halde Ömer'le çelişmen...
 
*
 
Cumhurbaşkanının sarayını, uçağını eleştirenlere, Erdoğan destekçileri, Atatürk'ün Savarona'sında ve Anıtkabir'den örnek verirler, 'Onlar da yokluk içerisindeyken yapıldı' derler.
Evet, yokluk içerisindeyken yapıldı. Evet, fuzuli masraflar yapıldı. Ama unutmayın ki, onlar dini siz gibi bayrak edinmedi. Siz gibi göstere göstere Ömer hayranı olmadılar. Siz gibi Ömer'in hikâyelerini yâd etmediler.
 
Onların fuzuli masraflarını savunmuyorum; ama senin hem Ömer'i bayrak edinmen, hem de Ömer'le çelişmen göze batıyor.
Ve bu savurganlık, ne Erdoğan döneminden, ne de Atatürk döneminden ibaret, bu savurganlığın kökeni, Erdoğan'ın ve destekçilerinin çok sevdiği Osmanlı'ya dayanır.
 
Osmanlı, mali durumunu düzeltmek için aldığı dış borçlara saraylar yaptırdı.
Osmanlı, halk yoksulluktan inlerken 'Samur devri' diye, 'Lale devri' diye adlandırılan savurganlık dönemlerini yaşadı.
 
*
 
Asgari ücretli, evinin kirasını nasıl vereceğini düşünürken; 1300 trilyonluk saray da, 350 trilyonluk uçak da yerin dibine batsın!
 
Ömer'i sevip de Ömer'le çelişenlerin, Ömer korkulu rüyaları olsun!
 
-Mustafa Yıldırım - 10.11.2014
 
Toplam blog
: 480
: 715
Kayıt tarihi
: 03.11.12
 
 

Konyalıyım. Edebiyat okudum. Amatör yazar ve şairim. ..