​ On Emir 2 : Put yapma/ Putlara Tapma! / İnançlar / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Şubat '12

 
Kategori
İnançlar
 

On Emir 2 : Put yapma/ Putlara Tapma!

On Emir 2 : Put yapma/ Putlara Tapma!
 

Tevrat Çıkış (Exodus) / Bap 20'de yer alan “On Emir”den ikincisi “Put Yapmama; onlara tapmama emridir”: Açıkçası şöyle..:

2. Kendin için put oyma, yukarda göklerde olanın, yahut aşağıda yerde olanın, yahut yerin altında sularda olanın hiç suretini yapmayacaksın, onlara eğilmeyeceksin ve onlara ibadet etmeyeceksin.

İlkel toplumların tümünde Tanrı fikrinin simgeleştiği bir “Totem” bir “Put” veya heykel vardır. Toplum genellikle bu heykelin veya totemin Tanrının ruhunu temsil ettiğini kabul ederler. Birden fazla tanrıya inanılan evrelerde; toplumuna göre bu idollerin, heykellerin sayısı çoktu. Tanrılar, topluma göre çeşitli güçleri temsil ederlerdi .Gök Tanrısı; Deniz Tanrısı Yer Tanrısı vb..

Eski Türk Mitolojisi karıştırılacak olursa ; Bir çok Tanrıyla karşılaşırız: Ülgen(Ak Ana); Karahan; Umay Ana; Bayülgen (Gök Tanrı); Kızagan Tanrı; Erlik Han; Mergen Tanrı; Yayık Han; Karlık; Suyla; Utkucu ; Ayzıt(Güzellik) ; Oğuz Kağan; Ayhan; Dağhan; Denizhan; Basaman; Gökhan; Günhan; Yıldızhan; Hüma; Ürüng Ay Tolon; Kübey hatun; Semrük; Bürküt; Kartal Ana; Ötügen; Od Ana; Geyik Tanrıça… Bu Tanrı adları mensup olunan aşirete göre zaman zaman değişiklikler gösterse bile bu Tanrıların varlığına Türk toplumu uzun süre inanmıştır…

Eski Yunan Tanrı ve Tanrıçalarını saymak ve özelliklerinden sözetmek için koca bir Mitoloji kitabı yazmak gerekir.  Fakat, Yunan Tanrılarının en önemlisi kuşkusuz Zeus ve onun ailesidir. Bunlar : Afrodit, Apollon, Ares,Artemis, Athena, Hades, Hera, Hades, Poseidon, vs; vs … Yunan Tanrılarını saymakla bitmez. Meraklısı bir Yunan Mitolojisi kitabına baksın…

Sümer Mitolojisinde : Tanrılar insan biçiminde kişileştirildiğinde, Anu (gök) eril, Ki (yer) dişildi. Onların birleşmesinden hava tanrısı Enlil doğdu. Hava tanrısı Enlil yerden göğü ayırdı ve babası Anu göğü ele geçirirken, Enlil annesi Ki'yi, yeri, ele geçirdi. Enlil ile annesi Ki'nin birleşmesi- tarihsel devirlerde Ninmah, "yüce kraliçe", Ninhursag, ("kozmik dağın kraliçesi"; Nintu, "doğurgan kraliçe" gibi çeşitli adlar alırdı. Sümer dini ve onu takip eden diğer dinlerde yer bulan çeşitli anlatılara daha sonraları ortaya çıkmış Orta Doğu kökenli dinlerde de rastlanılır. İncil ve Kur'an'da yer alan tufan anlatısı buna örnek olarak verilebilir.

Daha sonra Sümer Tanrıları Mezopotamya’da benimsenmekle birlikte, bazıları ad değiştirmiştir: An, Cennetin tanrısı. Erken dönemde baş tanrıdır, daha sonra yerine Enlil baş tanrı olarak tapınılır. Pan-Mezopotamyalı olarak tanımlanabilecek An, Mezopotamya'nın her yerinde ve her dönem tapılırdı. Uruk kentinde, E'anna tapınağı vardı.

Enlil, hava ve fırtınaların tanrısı. Mezopotamya mitolojisinin baş figürlerinden olan Enlil, Pan-Mezopotamyalı sayılır, uzun süre Mezopotamya'nın baş tanrısı olmuştur. E'kur isimli tapınağı Nippur kentinde bulunurdu bu nedenle Nippur uzun süre Mezopotamya'nın dini başkenti olmuştur.
Enki, su ve toprak tanrısı; Ki veya Ninhursag, dünyanın tanrıçasıydı; Aşur, Asur'un baş tanrısıdır. Bir tür hava tanrısı; Ninlil, Sümer yaratıcı tanrıça; Inanna, Sümer aşk ve savaş tanrıçası; Marduk, Babil'in baş Tanrısı; Nanna (Sümer) veya Sin (Babil), Ay tanrısı; Utu (Sümer) veya Şamaş (Babil), güneş tanrısı; Ninurta, Sümer kökenli ve Pan-Mezopotamyalı olmuş bir tanrıdır.
Her toplumda insanlar kendi putlarını yapmışlar ve kendi putlarına tapmışlardır. Onun için yeryüzünde sürü sepet bir sürü Tanrı, Tanrıça oluşmuştur.

Müslümanlık kabul edilmeden önce de bugünkü Kabe’nin bulunduğu yerde dört tane Tanrıyı temsil eden dört tane taştan heykel bulunurdu ve insanlar buraya  hacca gelip bu taşlara taparlardı. Bu kutsal taşların adları : Lat, Menat , Uzza , Hubel ‘di.. . Ayrıca Mekke civarında kutsal sayılan 360 tane heykel vardı. Her kabilenin taptığı  ayrı bir putu vardı. Onlar da belli zamanlarda, Kabe’ye hacca gelirlerdi…
Hz. Muhammet Kabe’ye döndüğünde yaptığı ilk iş Kabe’ye gidip bu taş heykelleri kırmak olmuştur (Filmde bu işi Hz.Hamza yapmaktadır).

Daha sonraki evrelerde bu putu yasaklama işi, resmi, heykeli yasaklamaya dönüşmüş ve bu inanç günümüze kadar gelmiştir.

Hıristiyanlıkta resim yapmak yasak değildir. Batı resmi, Milattan sonra dinî konuları sembolik bir şekilde resmetmeye odaklanmıştır.Bu gelenek günümüze kadar süre gelmiştir.

“İslamda resim; Allah yarattıklarını taklit etmeyi insanoğluna yasakladığı sanıldığı için İslami resimler 18. Yüzyılın ortalarına kadar, daha çok soyut desenler ve yazının şekillendirilmesi Hat sanatı, Ebru ve Minyatür  ile sınırlı kalmıştır. İslam'da insan ve canlı resimleri çizmenin yasak olmasının başka bir sebebi'de şudur. İslam, resmi çizilen kişilerin (Peygamberler, Alimler, Önemli bir lider vs) resminin sadece resim olarak kalmaması; ilerde yaşayacak olan insanların, resimlerdeki kişileri aşırı yüceltip, bu kişilerin heykellerinin yapılıp putlaştırılma tehlikesi olduğundan canlı resimleri İslamda yasaklanmıştır.” (Vikipedi)

İşte putları yıkmanın ve bir daha put yapmamanın hikayesi. Bu bir bakıma Türk-İslam toplumunda Resim-Heykel Sanatının yasaklanmasına ; veya hor görülmesine; yok sayılmasına yol açmıştır. Sonuç ortadadır. Ve dünya sanatında ki yerimiz bellidir. Allah beterinden saklasın.

 

 

 

 
Toplam blog
: 2579
: 848
Kayıt tarihi
: 24.10.10
 
 

Mesleğim eğitimcilik… Şimdi artık emekli bir vatandaşım… biraz şairlik, biraz hayalcilik, biraz s..