- Kategori
- Edebiyat
Orhan Pamuk desem!

Edebiyat dünyasında yer edinmiş, köklüce bir yazardan çok kısaca nasıl bahsedilirse, o kadar bahsetmeye çalışacağım.
Hepimizin bildiği birçok Edebiyat Ödülü' nün yanı sıra 2006 yılında Nobel Ödülü'nü alan; en genç, ilk ve tek Türk yazarımız Orhan Pamuk.
İlk ödülünü, Karanlık ve Işık ile Milliyet Roman' dan alan yazar, bir kaç yıl sonra Cevdet Bey ve Oğulları adıyla yayımladığı kitabı ile Orhan Kemal Roman Ödülü'ne layık görüldü.
Nobel' den sonra hem Türkiye' de hem yurtdışında birçok eleştiriye uğrasada beklenen açıklamayı yapmamıştır. Aslında bu olayla ''İyi olan taşlanır'' ı bir kere daha akıllara getirmiştir.
Kitapları 60 dile çevrilen, 100' ü aşkın ülkede yayınlanan, yani sesini her dilden okura duyurabilen Orhan Pamuk' u diğerlerinden ayırt eden özelliği; uzun cümleler kurarak tarzını kabul ettirmesidir. Her ne kadar bir kesim; ''bir şey anlamıyorum,'' dese de bu noktada bence yazar farkını ortaya çıkarmaktadır. Çünkü Pamuk' un yapmak istediği de tam olarak budur:
Farkındalığı yakalayan okuru, diğer okurlardan ayırma metodudur bu.
Bu kadar popüler, araştırmacı ve iyi bir arşivci olan, aynı zamanda mekan ve tasvirlerdeki ustalığı ile okuyucuyu buluşturan Orhan Pamuk değerine, sahip olmanın kıymetini bilenlerden olabilmek dileğiyle...
‘’Aslında en iyi aşk; değil tanımak, hiç görmediğin kişiye duyulan aşktır.
Körler iyi aşık olurlar mesela!’’
Orhan PAMUK