- Kategori
- Etkinlikler / Festivaller
Ortaklar, Adabelen. O gün, ışıklar yağdı üstüne...

Hepsi de ışıl ışıl yağdı o gün. Kayboldu o adabelenin ışığında duyguları. Koşuyorlardı
her bir tarafına bakmak için.
Yağmur yağıyordu o gün. Hep o gün yağmurludur hava. Yağmur o yollarında, anıları "şimdi buradan kaç kez geçmiştir, kimbilir geleceğine dair neler düşündü, kaç kez mevsimleri döndürdü başında,?" Ülküsü , sevdası, ovası, yapıları ile.
Şimdi görünce ne buruk, ne doruklarda izledi yıkılışını, harap oluşunu. çare arıyordu izin verseler de şurayı restore etsek, diye iç geçirdiler.
O yapılarının çöküşü, kiminde kapısında kocaman asma kilit. Camları kırık, parçalanmış, dayanamamış yıllara, terkedilişe hüzüne, dökülüşe. "senede bir gün" melodi çalınmış içlerinde.
İçerilerine dalmak, duvarları sıvaları dökülmüş. Daha çok çökmüş .Çatıları daha çok çökmüştü. Ana idare binasındaki teras, balkon çatısı ise düştü düşecek sanki direniyor. En son düşmeli !!! Orada alınacak nice karar, yurt sevgisi var, heyecan, disiplin var çünkü.
Yapıların çöken çatılarında , lojmanlarında kaldı izlerim, duygularım, değerlerim. El mi elimi uzatmak için sabırsızlanıyorum ben.
Heyecanlarımı, duygularımı, hüzünlerimi bıraktım. Adabelen tepesinden yaydım dalga dalga ruhumu. Hissettiklerimi yaşadım. Yaşadım da hasret giderdim bir parça. Gözlerimi lojmanın ıslanan çatısında, bahçesinde, çimenlerinde brakırken.
Hayalini kurmaya çalıştığım o hasret çeken duygularımı ,bırakırken... Sıcak bir çay yudumladım sanki yutkunurcasına.(N.K)