- Kategori
- Etkinlikler / Festivaller
Şakk-kaa

Geçtiğimiz günlerde, bir komedyen arkadaşım beni buldu ve sağlık çalışanlarına yönelik bir komedi etkinliği organizasyonda yardımımı istedi. Üsküdar’ın sınırlı bir bölgesinde kamudaki sağlık çalışanlarını 1 Nisan Dünya Şaka Günü’nde bir araya getirip onları hem güldürüp hem de bir mesaj verelim ve “ sağlık çalışanlarına şiddete hayır” diyelim dedik… Vira bismillah, kamu hastanelerinden birkaçını aradım; İl Sağlık Müdürlüğü, İlçe Sağlık Müdürlüğü görüşmeler; dilekçe yazmalar, gidip teslim etmeler, telefon görüşmeleri, davetler derken; bu hummalı çalışmanın sonunda anladım ki, o çok muzdarip olunan sağlıkta şiddet konusunda bile, konunun doğrudan ilgililerini bir araya toplamak neredeyse imkânsız… Etkinliğin, söz konusu hastane çalışanları için ücretsiz olduğunu ve kendilerinin onur konukları olarak davet edildiklerini yazının başında belirteyim.
İstanbul İl Sağlık Müdürlüğüdüzeyinde ilk aldığımız ve katılımı onaylayarak bizi de muştulayan cevabın, günlerce sonra “katılamayacak” a dönüşmesi – ki, olabilir, normal- ANCAK telefonda sürekli hatırlatmalarıma rağmen öncesinde “olur” verilmiş bir katılıma bir vekaletin ( yerine vekalet edecek bir ismin) dahi gönderilmemesi – sponsorlara, müstakbel sponsorlara ve haber ajanslarına etkinliğin ciddiyetini vurgulamak bâbında İl düzeyinde katılım bildirilmişken-; Anadolu Kuzey Kamu Hastaneleri Birliği isimli yapılanmadan 0 (sıfır) sayıda katılım; hakeza iki hastanenin de aynı başarı seviyesini yakalaması (!), bir hastaneden verilmiş olan 30 kişilik katılım onayının yine sıfır (0) olarak gerçekleşmesi, Üsküdar Belediye Başkanlığı’nın 0 (sıfır) ilgisizliği; sağlık ile ilgili bir mesleki dernekten almış olduğum “Derneğimizin faaliyet alanları arasında bu tür organizasyonlarda görev almak yer almamaktadır” şeklindeki duyarlılık timsali tarihî cevap v.s v.s derken sağlık çalışanı azlığı içinde ama katılanlarla mutlu güzel bir akşam geçirdik o gün. Hem güldük birlikte, hem de amacımıza uygun olarak, sağlık çalışanlarına şiddete hayır dedik. Etkinliğe gelen ve destek veren herkesin ayaklarına, gönüllerine sağlık! Umarım, o akşamki gülüşlerimiz ve vermek istediğimiz mesajlarımız (2 Nisan Otizm Farkındalık Günü dolayısıyla yakalarımıza taktığımız OTİZMİN FARKINDAYIZ kurdelaları ile birlikte) pozitif enerji olarak evrendeki gök kubbede yerini almıştır.
KIRMIZI KART GÖRMÜŞ FUTBOLCULARI TESELLİ GECESİ
Ve ben anladım ki, komedyen arkadaşım Şakkabaz ya da nam-ı diğer Rıfat Cenk, daha magazinsel bir şey yapsaydı, mesela KIRMIZI KART GÖRMÜŞ FUTBOLCULARI TESELLİ GECESİ adı altında bir etkinlik düzenleseydi, salonu doldurur taşırırdı, hatta eminim bu etkinliğe katılan çok sayıda doktorumuz dahi olurdu! Ey komedyen! Sen neden böyle ağır mesajlar vereceğim diye yırtınıyorsun ki! Heyhat! İnsanları kolay yoldan güldürmeye çalışsana sen! İllâ değerli mesajlar taşıyan bir yol ile olsun diye nedir bu çaba? Baksana, şiddetin doğrudan muhatapları; o hastane kapılarının camlarına “ ŞİDDETE HAYIR” afişleri asanlar dahi bu kadar ilgisizken, sana ne oluyor, ne bu işgüzarlığın senin de, beni de uğraştırıyorsun telefon başlarında, hastane köşelerinde? Üstüne üstlük anneyi, babayı, teyzeleri, kuzenleri, arkadaşları ısrarla davet etmeye çalış, gelsinler de birlikte hayır diyelim bir şeylere, destek olsunlar salonda bize maddi manevi de; doktorların, hemşirelerin, eczacıların, laborantların doldurmadıkları koltukları onlar doldursunlar diye.
Yani kısacası, nihayetinde 1 Nisan’da şaka yapılanlar biz organizatörler olduk! Şak-kaaa! Eee, işgüzarlık yaparsan olacağı da bu! 1 Nisan bu, şakaya gelmez ki!
GÜNÜN SÖZÜ
“ Yapılan iş ne kadar parlak olursa olsun, yüksek bir amacın sonucu değilse, büyük sayılmamalıdır.” ( La Rochefoucauld).
Şakkabaz’ın akıl hocasının kim olduğu anlaşıldı!
Kalınız sağlıkla…