​ Oruçluyum sömürüsü / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Ağustos '12

 
Kategori
Güncel
 

Oruçluyum sömürüsü

 

Dini vecibelerini yerine getirmek isteyenler oruç tutuyor...

Toplumumuzda oruç tutanlar da var tutmayanlar da...

Tutanların tutmayanlara, tutmayanların da tutanlara bir üstünlüğü yoktur ve olamaz da...

Her birey özgürce kendi inançlarını yerine getirebilir veya getirmeyebilir...

Konya’nın Yunak İlçesinin AKP'li Belediye başkanı kendisine hakaret ettiğini öne sürdüğü, bir market sahibini müşterilerinin gözünün önünde tokatlıyor... Bu durumun kameralara yansıdığını anlayan başkan “Oruçluyum ne yaptığımı bilmiyorum” açıklamasını yapıyor...

Oruç tutmak kişinin kendi tasarrufudur... Oruç tutmak; başkalarına hakaret etmek, aşağılamak, işleri savsaklamak, aksatmak, görevini gereği gibi yapmama hakkını vermez...

Toplumumuzda “oruçluyum” sömürüsü hızla yayılmaktadır... İş yerlerinde, resmi dairelerde, iş verimleri önemli ölçüde düşmektedir... Bu sıcaklarda oruç tutmanın zorluğu;  sinirlenmeleri, tahammülsüzlükleri de hızla artırarak kavgalı çatışmaları da beraberinde getiriyor...

İşini aksatanların, görevlerini gereği gibi yapmayanların, vatandaşa sinirlenenlerin hatta onları dövenlerin orucun arkasına sığınma hakları yoktur... Adam gibi orucunu tutabiliyorsan tutacaksın, tutamıyorsan yiyeceksin... Oruç tutan için bir kolaylık, öncelik, imtiyaz sağlanamaz...

Dini, tüm toplumsal ilişkilerimize kattığımız bir döneme doğru hızla yol alıyoruz... Din tüm kurum ve kuruluşlara hakim olmaya başlıyor... Okullarımızda uygulamaya sokulan ve binlerce ilköğretim okullarının imam hatip okullarına dönüştürüldüğü bir dönemin içindeyiz...

Malatya’nın Sürgü Beldesinde Ramazan Davulcusunun sürekli olarak Alevi vatandaşların evinin önünde davul çalmasıyla, buna Alevi vatandaşların karşı çıkmaları ve sonrasında da Alevi vatandaşların evinin taşlanması ile başlayan gerginlik hepimizi korkuttu... Ramazan davulcusunun şu sözleri ise daha korkutucuydu. “Bu benim davam değil, İslam’ın davası” demesidir...

Yetmişli yıllarda Güneydoğu Anadolu bölgemizin bir ilinin dağ köyünde öğretmendim... Ramazan boyunca köyün davulcusu demiyorum “tenekecisi”  tek başıma kaldığım okulun lojmanının önüne gelir, dakikalarca tenekesiyle konser verirdi... Ben de Ramazan boyunca bu gürültüye kalkar, gaz lambasını yakar, ışık cama vurunca tenekeci de uzaklaşırdı... Bende üç dakika sonra ışığı söndürür ve yatmaya çalışırdım...

Yaşadığımız olaylar gelecek açısından kaygı veriyor...

Dinsel sömürü her alanda gelişirken özgürlükler büyük darbe yiyor...

Yaşadığımız Didim’de de son yıllarda ezan sesinin ayarları çok yükseltildi ve nerdeyse bir gürültüye dönüştürüldü... Bunun hem dinsel, hem sağlık, hem estetik açıdan doğru olmadığını düşünüyorum...

Oruç tutmak kişisel bir ibadettir... Dinsel, duygusal, sömürü aracı değildir...

İyi Ramazanlar diliyorum...

  

 
Toplam blog
: 1410
: 1053
Kayıt tarihi
: 04.11.06
 
 

Emekli öğretmenim ve  emeklemeye devam ediyorum.  Emeklilik yaşamın sonu değil, yaşama yeni amaçl..