Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 

25 Ağustos '15

 
Kategori
Futbol
 

Osmanlı'nın TT Arena kalesini fethi ve kale komutanı Muslera...

Osmanlı'nın TT Arena kalesini fethi ve kale komutanı Muslera...
 

“Osmanlı tokadı Aslan'a işlemez”

Birkaç gün öncesinin bir haber başlığı bu; içeriği de şu:

“G.Saray, eski adıyla Ankaraspor, yeni adıyla Osmanlıspor'a ligde hiç yenilmedi. İki ekip geçmişte 12 kez karşılaştı. Hükmen sonuçlanan iki maç dahil 8 mücadeleyi G.Saray kazanırken, 4 maç berabere bitti. Osmanlıspor, Aslan'a karşı İstanbul'da oynadığı son iki maçta berabere kaldı.”

Galatasaray açısından 12 maçın dökümü:

8 galibiyet (ikisi, ligden ihraç nedeniyle hükmen)
4 beraberlik (son ikisi İstanbul’da)

(Demek ki galibiyetlerden ikisi, öteki takımlara da olduğu gibi “havadan” gelmiş. Osmanlıspor, 4 beraberlik aldığına göre, “osmanlı tokadı” 4 kez “tam” değil “yarım” işlemiş.

Hani “Galatasaray’a Osmanlı tokadı işlemez”di?)


*****

“Osmanlı tokadı Aslan'a işlemez”e herkes inanmıştı kuşkusuz!

Osmanlıspor, Süper Lig’in yeni takımı. Lig’de yeni demek, kimilerine göre yenilmekle eşdeğerdi çinkü.

Niye ki?

Küçümseme..

(Adı “küçük” nice takım, geçmiş yıllara bakıldığında şampiyonluğa giden takımlara çelme takmış, kendi düzeylerindekilere yenilmiş. İçlerinde, “Büyükler”den o kadar puan almasına karşın, “küme”ye düşen ya da son anda düşmekten kurtulan takımların olduğu görülecektir. Onun için küçümseme; gevşemeyi, vurdumduymazlığı, işi hafife almayı birlikte getirdiği için “Büyükler”, bunun sonucunda hüsrana uğruyorlar.)

*****

Lig başı ya...

Zamana gereksinme olduğundan söz edilir durur. Oysa bu, ancak, kadrosu baştan aşağı yenilmiş takımlar için geçerlidir. Bunu Galatasay için düşünmenin doğruluğunu da düşenmek gerekir.

Osmanlıspor, Lig’in yeni bir takımı. Uyum için zamana gereksinim varsa, onlar için vardır; Galatasaray için yoktur.

İlk haftalarda, özellikle “Büyükler”de tökezlenmeler olur.

Beşiktaş, ilk hafta coştu, ikinci hafta kendi evinde yenildi.

Beşiktaş’ın yenilmesi, bir ölçüde normal sayılabilir. Çünkü karşısında Trabzonspor vardı. O Trabzonspor ki, geçen sezona göre daha derli toplu olacağı sinyali veriyor/du.

Fenerbahçe, Rize’de Rizespor’a takıldı; bir puanla yetindi. Fenerbahçe’nin durumu ise farklıydı.

Sözün kısası, “3 Büyükler”in teklemesi ve onları bir maça bakarak asmak kesmek ya da onlara güzelleme yapmak abartılıdr.

*****

Maçın gidişatı mı?

Yani TT Arena kalesinin düşmesi,  fethi!

Osmanlı, TT Arena kapılarına dayandığında, cephe gerisindekiler tedirgindi! Çünkü kale komutanı Muslera, birkaç ay önce öncesinin komutanı değildi.

(O ünlü kale komutanı, geçen hafta Sivas seferinde, “gülle” misali gelen topu “içeri buyur” etmişti Oysa o, bir zamanlar, en güvenilir kale komutanıydı.)

Osmanlı’nın “topçusu” Serdar Deliktaş, bulduğu delikten içeri sızdı, attığı “gülle” ile kale komutanı Meslera’yı avladı; kalede ilk gediği açtı. Hele, Gabriel Torje namlı “ecnebi topçu”nun çok uzaklardan kaleye gönderdiği “gülle” misali top, kale komutanı gafil avladı; kale duvarının dibinden içeri girdi.

Artık, kalede düşmüştü.

(Kale komutanın arkadaşların ise, karşı tarafın kalesine gidişleri, uçakların dağı taşı dövmesi/ bombalamasından farksızdı. Uzaktan atılan “gülle”ler, bir türlü kaleye düşmüyor, kale duvarlarının kenarlarını bile yoklamıyordu. Bir ikisi yoklar gibi oldu, onları da Ahmet namlı kale komutanı elleriyle bertaraf etti.)

Bırak Yılmaz, Umut Bulut gibi namlılarla birlikte hareket eden iki yabancı ünlü komutan, Podolski ile Sneijder, “son darbe”yi indirecek komutan değil, “öncü” görevi üstlenmiş “gözcü”den farksızdı. Çünkü kaleyi bulmayan “gülle” atışlarıyla korku saldılar sadece!.

Artık, kale düşmüştü.

İkinci yarıda, “hakemlerin sevgili kulu”, “ dokunulmazlık sözleşmesi” yenilediği belli olan “dokunulmaz adam”, cenk sahasında kimseye “zaiyat veremeden”, “cenk bitti” borusuyla, o aşina olunan gösterisini yapamamanın hüznüyle soyunma odasına “ricat” etti.

Cephe gerisindekiler üzgündü. Çünkü 3 puan, “ganimet”  olmuştu.

Son söz:

 “3 Büyükler”in teklemesinden yola çıkarak, onları bir maça bakarak asmak kesmek ya da onlara güzelleme yapmak abartılıdr.
 

https://www.facebook.com/turgutcelik

https://twitter.com/#!/turgutcelik

turgutce@yandex.com

 
Toplam blog
: 2458
: 2418
Kayıt tarihi
: 10.11.08
 
 

24 Kasım 1944'te İspir'de doğdum. Ankara Kurtuluş Lisesi'ni, Dil ve Tarih - Coğrafya Fakültesi Tü..

 
 
 
 
 

 
Sadece bu yazarın bloglarında ara