​ Otosansür! / Blog / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Ağustos '13

 
Kategori
Blog
 

Otosansür!

Otosansür!
 

wordpress.com


 Değerli Blog yazarımız  Cem Beraat Çamsarı, çok sevimli ve biperva uslubuyla “Otosansür” konusuna giriyor ve “bir yazar için en büyük tehlike kendisine otosansür uygulamasıdır; hele bugünün Türkiye’sinde…” diyor.

Dışından bakınca bu söz çok doğru gibi gözüküyor ve gerçek bir yazarın  günümüzde en büyük erdeminin “korkusuz” olmak olduğu anlaşılıyor. Doğrudur, cesaret bir yazarın özellikle siyasi bir amaç ortaya koymuş bir yazarın en büyük erdemlerinden biridir ama yalnızca birisidir.

Biz bu bloglarda yazanlar “gerçek” yazar mıyız, yoksa otobüse binmiş insanlardan her biri şoför için  neyse; biz de acaba “yazmanlık” için o kadar değerde olan insanlardan birisi miyiz?  “Yazsınlar da ne yazarlarsa yazsınlar; ama dişe dokunan bir şey olmasın..” kaygısında olan bir “Editorial Board” karşısında senin gerçek bir iradenin hükmü olabilir mi?

Aslında burada herhalde bir oyun oynuyoruz. Karşımızda elinde Demokles’in Kılıcı’nı taşıyan bazı insanlar var ve biz şu veya bu şekilde bu kılıca takılmamak için kendimizce taktikler geliştiriyoruz.  Herkes burada son derece özgür bir şekilde yazdığını söyleyebilir mi? Belki bir derece… Ama sınırları yeterli görmeyen bir çok arkadaşımızın da ortamdan ayrıldığı da bir gerçektir…

O zaman herkesin bir dereceye kadar otosansür uyguladığı bir gerçeklik. Bunu nasıl yadsırız. Bu kadar rahat olmamızın bir nedeni Devletin elinin henüz buralara kadar uzanmamasıdır. Onlar şimdilik gerçek basınla; “tweet” lerle; facebook’la ugraşıyorlar. Elleri henüz Bloglara uzanmadı… Veya biz öyle sanıyoruz.

Biz bunca otosansürle yazılarımızı yazdıktan sonra, yazılarımız bir Yazmanlık Dairesine gidiyor mu, oradaki Editör arkadaşlarımız bazı yazılarımızı  bir iki gün tutuyor kendi ölçütlerine vuruyor ve sonra Avukat, hukukçu arkadaşlarına danışıyorlar mı? Çok olasıdır ki, bu sorunun yanıtı “Evet”dir… Yoksa bir çok yazı, Editör tarafından teşekkür edilerek iade edilmezdi.

Onun dışında Editör’lerin ne gibi dış “tasallutları”, dış odakların hücumlarını kahramanca karşıladıklarını da bilmiyoruz. Her bir yazımız hiç kimseyi rahatsız etmiyor mu? Herkes her yazımızdan çok mu memnun? Hiç sanmıyorum.

Öyle sanıyorum ki bu yazılar yüzünden Gazete, ve Editörler içerden veya dışardan  belli  bazı etkileri savuşturmaya çalışıyor. Gazetenin ve bu Blog’un özgürlüğünü kahramanca savunmaya çalışıyorlar; bir bakıma bu görünmez kahramanlara minnet borçluyuz.

Diğer yandan bir de günümüz Basın Mensuplarını düşünün. Hele eli kızgın kalemli bazı köşe yazarlarını… Her gün “Ne zaman içeri gireceğiz…” , “Ne zaman işten atılacağız…” diye titremiyorlar mı?” Bu korkuları gerçek değil mi? Bu baskıları kim yadsıyabilir? İşte dün Can Dündar’ın işten kovuluşu… En büyük gazeteler bile bu baskılara karşı duramıyorlar. Baskıya kılıç kalkanla karşı durabilen ancak bir iki gazete var. Gerisi hep yalakalık peşinde. Türk basınının ne halde olduğunu ne yazık ki her gün içimiz sızlayarak seyrediyoruz. En ılımlı çizgilerde kendini ve gazetesini savunmak isteyenler bile sonunda ortamdan dehleniyorlar… Yazık ki, ne yazık..!

Ortam kimlere kalmış belli…! Bütün bunlar ne için? Resmi ilandan bir kemik alabilmek için! Yazık…

Belki de durum Abdulhamit devrini bile geçmiştir… Ama hala birilerini kandırır gibi Demokrasi türküleri söyleniyor, birileri birilerini kandırmaya çalışıyor. Ama artık kolay kolay bu öyküleri kimse yutmuyor.

Otosansür’e gelince… Bu da ayrı bir hikaye… Yazar olup da “ben arkadaş otosansür uygulamıyorum…” diyen babayiğit var mıdır?

O babayiğitin bazı şeylere ağız dolusu küfürle girişmesi gerekirdi ama gerçek bir yazarın “Terbiyesi ve uslubu…”  buna asla izin vermez. Peki, bu nedir?

Kötü bir dönemden geçiyoruz ikiyüzlü, riyakar bir dönem : Hadi biraz da gavurca katalım işin içine de söyleyeceğimiz  tam olsun . “Hypocrisy”   devrimizin  ana  mottosudur bana göre. Gerisi yalan.

Ama devrimizde Cem Beraat Çamsarı gibi kahraman arkadaşlarımıza da ihtiyaç vardır. İnşallah onu gelecekte, siyasetin en ön saflarında görürüz. Hem de “Otosansürsüz”.

 
Toplam blog
: 2579
: 848
Kayıt tarihi
: 24.10.10
 
 

Mesleğim eğitimcilik… Şimdi artık emekli bir vatandaşım… biraz şairlik, biraz hayalcilik, biraz s..