Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Kasım '13

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Oyun bağımlılığı

Oyun bağımlılığı
 

Günümüzde ismini sıkça duyduğumuz internet ve bilgisayar bağımlısı bireylerin yanı sıra azımsanamayacak derecede online oyun bağımlısı çocuk ve yetişkin bulunmaktadır. Hemen hemen hepimiz, bilgisayar, telefon, tablet vb. online oyun oynayabileceğimiz teknolojik aletlerden en az birisine sahibiz.

Ipsos KMG tarafından 2012 yılının ilk çeyreğinde gerçekleştirilen Türkiye’de bilgisayar ve internet  kullanım detayları ve alışkanlıklarımızı ortaya koyan araştırmanın sonuçlarına göre bireylerin;

Facebook    % 82

Chat             % 71

Müzik- film % 67

Oyun           % 55

Twitter       % 31 oranında kullandıkları saptanmıştır. Facebook kullanıcıları ile yapılan farklı bir araştırmada ise sadece oyun oynamak amacıyla facebook kullananların oranı azımsanamayacak niteliktedir.

TÜİK tarafından 2012 yılında yapılan bir araştırmada ise 16-74 yaş arası gruptaki tüm bireylerin % 37.8’i interneti düzenli olarak kullanmakta ve her gün veya haftada en az bir kez internet kullandığı tespit edilmiştir. İnternet kullanan bireyler içerisinde ise oyun oynamak için internet kullananların oranı % 49.1’dir. yani her iki internet kullanıcısından birisi online oyun oynuyor. Hatta 16 yaşın altı incelendiğinde oyun oynama oranının daha da arttığı gözlenmektedir.

Sanal dünyaya karşı korumasız olan çocuklarımız çok kısa sürede oyun bağımlısı olabiliyor. Aileler çocukların en enerjik ve verimli olabileceği dönemlerde gücünü doğru alanlarda kullanamayan ve yaramazlık yapan çocukları sırf zapt edebilmek adına oyunlarla veya tv ile baş başa bırakıyorlar. Ancak bilgisayar başında yalnız kalan çocuk sanal dünyada kendine yeni arkadaşlar buluyor ve yeni bir dünya oluşturuyor. Her geçen gün oyunlar zihni biraz daha ele geçiriyor ve gerçek dünyadan kopmaya başlıyorlar. Gerçek hayatında arkadaşlık kuramayan, kendini yabancılaştıran, soyutlayan, aklı sürekli sanal dünyasındaki tarlasında, köyünde, askerinde, kahramanında kaldığı için dikkatini toplayamayan, konsantre olamayan, yalnızlaşan saldırgan çocuklar meydana geldi. Bugün bir çok öğrencinin ağzından ‘ derslere dikkatimi toplayamıyorum ’veya ‘ ders esnasında başka bir dünyaya dalıyorum’ sözlerini velilerin ağzından ise ‘çocuğumda dikkat eksikliği var’ veya ‘ çocuğum okulunda sürekli kavga ediyor’ gibi cümleleri sıklıkla duyarız.

İnternet ortamında oynanan oyunlarda içerik temiz olsa bile kontrolsüz kullanımda psikolojik ve fiziksel olarak çocuğa zarar vermektedir. Kaldı ki Avrupa’da ve Amerika’da içeriğinden dolayı 18 yaşından küçüklerin oynaması yasaklanan oyunların ülkemizde oynanma yaşının 3 yaşa kadar indiği gözlenmektedir.  İçeriklerinde ise şiddet, küfür, kumar,  saldırgan eylemler ve cinsellik gibi birçok unsuru barındırmaktadırlar. Bu objelerin her biri bilinç altına yerleşir ve gerçek dünyalarını doğrudan etkiler.

Siz ne olmak istiyorsanız, internet sizi o yapıyor. Öfkemizi yansıtamadığımız gerçek bir olayın hıncını saatlerce sanal ortamdaki karakterlere şiddet uygulayarak veya kan dökerek alabiliriz. Hayatımızda tadamadığımız başarıları içselleştirdiğimiz sanal kahramanlarla gerçekleştirebiliyoruz. Ancak  farkında olmadan kahramanımızla sanal dünyada her level atlamamızda gerçek dünyadan bir level daha düşüyoruz.

Bu durumdan nasıl kurtulabiliriz?

Öncelikle oyun bağımlısı olup olmadığımızı anlamamız ve kabullenmemiz gerekir. Kendimize şu soruları muhakkak sormalıyız? Veya çocuklarımız üzerinde bu soruları gözlemlemeliyiz.

·         Online oyuna her gün muhakkak giriyor musunuz?

·         Online oyunda  her geçen gün daha fazla vakit geçiriyor musunuz?

·         Oyun oynayamadığınız zamanda stresli olma, oyuna girme isteği, kaygılı olma gibi hisler yaşıyor musunuz?

·         Oyun oynarken zaman kavramını kaybediyor musunuz?

·         Okulu, sosyal hayatınızı ve daha önceden zevk aldığınız şeyleri, oyun oynamak için

ihmal ediyor musunuz?

·         Fiziksel sorunlar yaşıyor musunuz? (örn. el bileğinde uyuşma, ağrı, his kaybı; gözlerde kuruluk, ağrı; migren ağrıları; sırt ağrıları; uyku bozuklukları, düzensizlikleri; beslenme düzensizlikleri, kilo alımı/kaybı; öz bakım sorunları (kişisel bakım ve temizlik )

Oyun oynama davranışımız bu sorulardan bir kaçını karşılıyorsa, bununla baş etmek için önlem almamız gerekmektedir. Bu önlemleri ise şu şekilde sıralayabiliriz;

·         Muhakkak ki oyundan daha çok zevk aldığımız bir iş bulamadığımız için oyun oynarız. Bu yüzden oyun dışında zevk alabileceğiniz eylemler sosyal aktiviteler bulun.

·         Bilgisayarı kendinize ve çocuğunuza yasaklamayın, bunun yerine saat ve içerik sınırlamaları getirin ve bu sınırlamalara mutlaka uyun.

·         Gerçek hayatla ilişkinizi artırın arkadaşlarınızla geçireceğiniz zamana önem verin.

·         Spor yapın.

·         Neden bu kadar çok oyun oynadığınızı düşünün ve değerlendirmesini yapın. Eğer bu sizin için bir boşluğu doldurmak, kötü duygularla baş etmek veya yalnızlıktan kurtulmak için bir araçsa gerçek hayatta bu boşlukları doldurmaya çalışın.

Bütün bunlara rağmen oyun oynama davranışımızı kontrol altında tutamıyorsak muhakkak bir uzman yardımı almalıyız.

 
Toplam blog
: 2
: 1232
Kayıt tarihi
: 26.06.13
 
 

Psikolojik Danışman ..