​ Oyun / Deneme / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Ekim '08

 
Kategori
Deneme
 

Oyun

Oyun
 

bu her zaman kafama takılan bir ilan olur hep... sonunda çizmiştimde...


Tanrı, diyor tüm bu yaşadıklarımıza. Dünya içinse şimdilerde Amerika da ki küresel kriz haberleri ne çok önemli, bizim içinse şehitlerimiz. Elbette hepsi doğrudur bunların ki şehitler en önemlisi. Tanrıysa oyun diyor tüm bu olanlara, ne komik geliyor önce, ama söyleyen Tanrıysa komik demek günah.

Bilgisayar oyunları oynamayı severim, bazen yine oynarım dayanamayıp ve belki tüm kafamda olan sıkıntılardan kurtarır beni. İçkiyi de bu sebeple içtiğini söyler bazıları, ya da içtikten sonra buldukları mazeretleridir ve inanır diğerleri. Bense oyun oynamaktan zevk alırım, içki içmekten zevk aldıklarını söyleyenler gibi. İçtiğim eski zamanlardaysa neden içtiğimin yanıtları hala yok, var belki de ben duymak istemediğimden yok.

Para öylesine çok olmuş ki, bazıları kriz diyorlar buna. Nasıl olur ki bu? Oysa dünyada para yok diye yakınan insan içinse para hiç yok bazen. Bugün işte konuşurken aklıma eskiden izlediğim bir belgesel geldi ve anlattım ağabeyime. Çocukluğumda izlediğim bir belgeselde küçük bir ufo yapıyorlardı, ama bir kabloyla enerjisini alıyordu ve sorunu da buydu. Hani hep deniyor ya ufo diye görünenler amerikanın gizli casus uçakları falan zaten diye. Sonra ağabeyime işte bir cep telefonundan bahsederken bilgisayarlardan bahsettim. Aslında bizlere yavaş, yavaş sundukları şeylerin en ileri olanları zaten yapıldı, ama en iyisi ortaya çıkarılıp da kullanılmaya başlanırsa ne olacak? Onu satanlar içinde iş bitecek, ona yazılım yapanlar içinde iş bitecek. Tamirciler vs. bilişimciler işsiz kalacak. Onların işsiz kalması pek sorun değil çoğunlukla, asıl sahipler para kazanamayacak ya o sorun diyorlar şimdi. Bil Gates 2 milyar dolar kaybetti, diyorlardı duymuşsunuzdur, hiç bir şey olduğundan değil, mesele şu küresel kriz.

Sonra doğru dedi konuştuğum ağabey, aslında suyla çalışan araba bile yapıldı da, hemen ört bas ettiler, diye ekledi. Petrolden nasıl kar edecekler, diyordu. Oysa petrolü almak için savaşıyorlar, o savaşanlar suyla çalışan araba olsaydı onu kullanmaz mıydı, onlar satmaz mıydı, değil mi? Ama o zamanda silah üreticileri, sonra siyasetçiler, onların haberlerini yapan gazeteciler işsiz kalmaz mıydı?

İnsan için oyun süresi çok uzun değil, 40 bazen 50 yıl, en fazla belki 90 yıl. Bu yıllar uzun gibi gelse de geri bakınca ne kısa geliyor değil mi? İnsanın ulaşabileceği ve başarabileceğinin sınırı yok, en çok yiyebileceği yemek sınırlı olsa da, kazanabileceği paranın sınırı yok. Ya da fazla çok olunca, birden aslında değersiz olması var. Belki şu küresel kriz dedikleri hikayede sadece budur. Yine savaş mı çıkmalı? Haliyle bizde 500 yılda bir olurmuş şu anki gibi nüfus yoğunluğu, ki o zamanlarda kesin bir şeylerde olurmuş. 500 yıl önce imparatorluk kurmuşuz gibi.

Piramitlerin sırları diyordu televizyonda bir ağabey; aslında eskiler bizden çok daha ileriydiler, mısırlılar yer çekimini etkisiz hale getirebiliyorlardı, o sayede o dev taşları kullanmışlardı. Hani bir film vardı, ya da hayalim, her neyse…

İnsanlar oyunu bilseler de, oyun olmazsa hayatlarının da olmayacağını sanıyorlar, ya da aç kalacaklarını, belki ondan oyunu kabul etmeyip gerçek bu diyorlar. Komik, ya da hayat işte, şükürler olsun. Bizimde oyunumuz şimdilerde budur belki, MS…

Her akşam eve gelirken gördüğüm gen bir kadın var çocuğuyla dilenen, ki dilenenler sadece sokakta yapmıyorlar bu işi. Mazeretler hep var ve seviyorlar da o tüm mazeretleri. Ya da öyleymiş gibi davranıyoruz. Kendimizi bile kandırıyoruzdur ve sonra ona yeni şeyler ekliyoruzdur hep. İyi oynuyoruzdur sonra ve kurtulamıyoruzdur o artık gerçek olan oyundan. Şehitler içinse gerçekti ölüm, ölmelerine neden olanlar içinse hala oyun. İzleyen bizler gerçekliğine üzülüyoruz, ama oyunu izledikçe ve tüm diğer dertlerimizi unutunca zevk alıyoruz belki. Her şey o oluyor, tüm oyunda taraf oluyoruz çünkü, sonra kazanmak istiyoruz, hatırlanmak istiyoruz belki ölünce.

Kimileriyse bazıları için güzel olan, ama pek çokları için gerçek ve kötü olan şeyler yaparak hatırlanıyorlar, hitler gibi. Bazılarıysa pek çokları için güzel, doğru ve gerçek şeyler yapıyor, ama oyundan zevk alanlar rahatsız ve onlar yenildikleri için belki de, sevmiyorlar. Ya da ben bir ruh hastasıyım ve tek gerçek de bu…

 
Toplam blog
: 17
: 361
Kayıt tarihi
: 17.05.08
 
 

1979 yılında teneke bir leğenin içine doğum yapmış annem evde... Yardımcısı olan şu meşhur ebe de..