​ Paranoyanın adı... (Gezi Parkı ve Taksim Meydanı korkusu) / Blog yazarları tartışıyor! / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Erdoğan Özgenç DOST MECLİSİ

http://blog.milliyet.com.tr/erdoganozgenc

21 Nisan '14

 
Kategori
Blog yazarları tartışıyor!
 

Paranoyanın adı... (Gezi Parkı ve Taksim Meydanı korkusu)

PARANOYANIN ADI…

İlk defa 1909 yılında başlamış 1 Mayıs kutlamaları, o günlerden beridir kutlanıyor ve uzun bir zamandır da Taksim tantanaları devam ediyor, yıl 2014 ve 21. yüzyıldayız hala aynı tantanalar var…

İnsanın aklına şu soru geliyor ister istemez;

1 Mayıs’ın Taksim de kutlanması için neden bu denli çok ısrar ediliyor ve neden aynı biçimde de orada kutlanmasından korkuluyor…

Manyaklık değilse nedir bu “paranoyanı adı?”

*** 

Şöyle 1910 senesinden bu yana geçen uzun zamana bir göz attım da,

İktidara gelen “hükümet” olanların neredeyse tamamı 1 Mayın İşçi Bayramının Taksim de kutlanmasına karşı çıkmışlar.

Bir tek “Bülent Ecevit hükümeti” karşı çıkmamış hatta Taksim de mi kutlanacak orada mı burada mı, diye konuşulmamış bile…

Kutlamak isteyenler “sendikalar” ama sendikacılık ölmüş bu ülkede farkında değiller. Hala işçinin memurun kanını emmeye devam ediyorlar.

Sendikacılık ölmüş diyorum çünkü çalışan nüfusun neredeyse binde biri sendikalı…

***

O hükümet bu hükümet beni ilgilendirmiyor, korkuyla yaşamazsınız,

Korkuyla baskıyla dayatmalarla yönetemezsiniz ülkeyi…

Aleyhinize slogan atılacak, ya da aykırı konuşmalar yapılacak tenkit edileceksiniz diye anlamsızca kısıtlamalar yapamaz hele hele “yasaklama” hiç yapamazsınız…

Nedir bu “1 Mayıs” paranoyası, kurtulun artık şu tuhaf alışkanlıklardan,

Siyaset dediğinizin büyük kökü; katılımcılıktan geçer, halkla iç içe olmakla aynı duyguları paylaşmaktan geçer…

Sadece bir kesimin(?) olurunu almak ne zamandan beri “katılımcılıktır” acaba?

***

Geçmiş beni ilgilendirmiyor, ben geleceğe bakarım. Ancak kimse bana ahkâm kesmeye kalkışmasın 1 Mayıs gerekçelerini de Taksim Meydanı tarihini de çok iyi bilirim…

Şu anda sadece 1 Mayıs için değil tüm kutlamalar tüm boykotlar tüm propagandalar için “Taksim meydanı” yasak…

Özellikle de solcu ve devrimci diye adlandırılan kesime…

“Yasaklarla” yaşayan bir ülkenin vatandaşı olmak mı bizim layığımız,

Öyle “cam çerçeve indirilecek” yalanlarıyla “yasakçı zihniyetin” arkasına saklanmak neyin nesi…

***

Söyleyin (halkın değil) “RTE polislerine” biber gazıyla copla şunla bunla şiddetle müdahale etmesinler, karşılarındakilerin “vatandaşları” olduklarını kabullensinler ve sabırla beklesinler.

Sizler de çıkacak olaylardan beslenebilmek için “hücum” emrini vermekten vazgeçin; bir tek olay bile olmaz bir damla kan ve gözyaşı akmaz…

Ne olur; burnunuz mu yere düşer? Hoş düşse ne olacak ki öyle bir kibirlendiniz ki “yere düşen burnunuzu bile almaya” tenezzül etmiyorsunuz artık…

***  

Ben iddia ediyorum; Doğu ve Güney doğudaki kentlerimiz dahil, herhangi bir gösteri ya da protesto eylemlerine “polis” bu denli acımazsızca müdahale etmesin en geç yarım saat içerisinde tüm eylemler sona erer ve eylemlere katılanların tamamı “kıçlarına baka baka” evlerine dönerler…

Ama özellikle AKP iktidarlarında benzeri olayları siyaseten kullanmak ve bundan beslenmek için “üzerlerine gidin vurun kırın hatta öldürün” deniyor, sonra da milletin “gıcığına” gittiği ölçülerde yasaklamalarla kotarılmaya çalışılıyor…

***

Ne oldu şimdi, Taksim’de bir yığın düzenleme yapıldı dünyanın parası döküldü meydana, niye trafik rahatlasın üç beş kılçıksız orada rahat rahat dolaşsın diye mi?

Madem kutlama yapılamayacak madem gösteri yapılamayacak, niye tonla para harcanıyor niye “milletin” sabrı taşırılıyor…

***

Gezi Parkı ve Taksim “paranoyası” doğrusu Türkiye Cumhuriyetine, hele hele bana göre kel alaka,

“Yeni Türkiye” safsatasına hiç yakışmıyor,

Tıpkı bazılarına (?) çok yakışsa bile koyun olmanın, biat’çı olmanın bedevi olmanın yakışmadığı gibi…

***

Bendeniz “Hükümet” bu yasakçı ve dayatmacı tavrından, gericilikle yüklü anlayışından, dinimizi inancımızı sömürmelerden vazgeçmediği sürece RTE ve ekibinden ve bunları görmelerine rağmen ısrarla bunlara destek olanlardan “gıcık” almaya devam edeceğim.

Sizleri bilemem…

İyi haftalar efendim…

Erdoğan ÖZGENÇ

Adana 21.04.2014 09.45

 
Toplam blog
: 846
: 425
Kayıt tarihi
: 26.06.12
 
 

Emekli banka müdürüyüm ama kart vizitimde "insan" yazıyor. Adana'da ikamet ediyorum. Herk..