- Kategori
- Gündelik Yaşam
Parayla satın alınamayacak şeyler de vardır sözü inandırıcı gelmiyor

Bedeli kadar paraya alınabilir-satılabilir ya da sahiplerinin satabileceği şeylerin (biz buna var olan her şeyin diyelim) %90’ını kesinlikle satın alırım da geri kalan %10 işte bu yazının konusu.
Biz bu âlemde esnafız, neyin satılıp neyin satılamayacağını bilmemiz lazım. Biliriz ki satılan şeye mal denir. Ve yine duyduk ki bu âlemde bazı şeyler satılık değilmiş. Biz de serde simyacılık var ya aksine fiyatı olmayan, satın alınamayan şeylerin peşindeyiz. Merak da ediyoruz doğrusu, insanlar çok da ihtiyaçları olsa buna rağmen mesela nelerini asla satmazlar? Mal namustur diye evindeki eski eşyayı bile satmayan insanların hani o bizim aklımızın bir köşesinde utanarak tuttuğumuz değerleri satabileceklerini nasıl düşünürüz?
Bizim önem verdiğimiz bazı şeylerin satmak istesek de zaten para etmediği konusu ayrı, hani alıcısı olsa ve dar günümüzde iyi para etse, onurumuzu hatta belki namusumuzu satar mıydık? Neden şüpheyle birbirimize bakıyoruz? Yalancılar, saklayanlar (görünüşte dürüst, el altından her şeylerini verenler) bizim dışımızda, hani ahlakın ve onurun simgesiyim diyenler, neden şüpheyle birbirimizin yüzüne bakıyoruz? Yoksa aslında doğru dedikleri kadar doğru, dürüst dedikleri kadar dürüst değil miyiz?
Yoksa “Hayat insana her şeyi yaptırır” mı diyoruz? Yoksa para her kapıyı açar mı? Bir de bu konuda aşılmaz setler koymamak lazım. Kendiniz yapmayın ama insanların hangi durumda olduklarını bilemezsiniz. Ve siz bu konularda hassassınız diye başkaları da hassas olmak zorunda değil. İster satar, ister atar; size ne milletin onurundan namusundan. Birileri “Para karşılığında kendini vermiş” olabilir, kurallarınız uyanlara işlesin. Çocuğu açlıktan ölmesin diye vücudunu satan kadın o…pu değil, onu o hale düşürenler o…pudur.
Yine de biz insanların neleri sattıklarını (mecbur olduklarında satılamaz denilen neleri de) ve ucunda ölüm de olsa, alıcılar dünyaları verseler neleri satmadıklarını bilmeliyiz. Alıcı da sınır olmaz. Onun sizin neyinizi isteyeceğini bilemezsiniz. Belli mi olur zülfünüzün teline milyon dolarlar akıtır. Saçınızdan bir tutam istese satar mıydınız? Böbrek, yürek kolay da bir dizide olduğu gibi Şehrazat’a yapılan 150 bin dolar karşılığında birlikte olma-üstelik de çocuğu için ihtiyaç içinde olan bir anneyseniz- ahlaksız teklifi size yapılmış olsaydı ne yapardınız?
Birilerine böyle teklifler yapılmış ve bu birileri ya reddetmiş ya da kabul etmiş olabilirler. Daha kötüsü para karşılığı çocuk yaştaki kızlarını verenler, bebeklerini satanlar… Bir fanatik Hıristiyan “para vereyim elindeki Kuran’ı yırt” dese ne yapardınız? Para için babanızı öldürür müydünüz (ki örnekleri var) dininizi terk edip başka bir dine girer miydiniz? Vatanınızı satar mıydınız?
Biliyorum, siz yapmazsınız ama o ölümcül denilen durumlara düşmediniz ki. Çocuğunuz ölecek ve kurtulması için para teklif ediliyor; kaç anne namusuna karşılık çocuğunu feda edebilir ki! Sanki “insan sadece kendini (canını) satamaz gibi bir durum ortaya çıkıyor ki bu bile garanti değil; çocukları ya da sevdikleri için kişi kendini feda edebilir. Ben –doğru da olsa-yine de “paranın satın alamayacağı şey yoktur” demek istemiyorum.