​ Parçalanma ve birleşme / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Temmuz '11

 
Kategori
Siyaset
 

Parçalanma ve birleşme

Son zamanlarda özellikle etnik kimliğe dayalı meslek örgütlenmelerini görünce, insan ister istemez kaygıya kapılıyor. Öyle ya, ne oluyor? Neden etnik kimliğe dayalı örgütlenmeler birden bire oluşmaya başlıyor?
Şimdi bu sorunun yanıtını vermeye geçmeden önce, işin bir başka noktasına gelelim…
Ülkeler bazında düşünürsek eğer, sermayenin zenginleşmesi işçi sınıfının sömürülmesi sayesinde gerçekleşir.
Ekonomik ve siyasi olarak güçlü, üretim araçlarının mülkiyetini ve sermayenin gücünü elinde bulunduran kesime karşı çalışanların tek tek direnmeleri, karşı koyabilmelerinin olanağı bulunmamaktadır. Her ne kadar sermayedar, ekonomik gücüyle tek başına bile olsa önemli bir varlık gösterebilirken…
Onun karsısında yer alan emekçilerin ise buna direnebilmelerinin tek yolu, aralarındaki farklılıkların her ne olursa olsun giderilip tek çatı altında birleşilmesinden geçmektedir.
Böyle olunca da emekçiler arasındaki din…
Dil
Cinsiyet
Irk
Siyasi görüş, gibi ayrımlar anlamını yitirmektedir.
Çünkü sermayenin karşısında direnmek, haklarını alabilmek için aralarında en küçük bir çatlağın olmaması ve yekpare olunması gerekmektedir. Yekpare yani tekparça olunmadığı zaman karşısında güçlü bir emekçi örgütü istemeyen sermaye tarafından darmadağın edilirler.
İşte onun için emekçilerin sınıf dayanışması çok büyük önem kazanmaktadır.
Hem zaten biraz dikkat edildiğinde sadece bizim ülkemizde değil tüm dünyada, sermayedarların sınıf örgütleri bir tane olurken, emeği savunan örgütlerin çokluğu şaşırtıcı gelmiyor mu?
Ülkemizde bile işçi örgütlerine bakıldığında bunların tamamen siyasi görüşlere göre ayrıldığı ve genelde sayının çok fazla olmadığı…
Ama iş memurlara gelince konfederasyon sayısının bile 8’i 10’u bulduğu ki bu arada bağımsız sendikaları dikkate almıyorum, çok ilginç değil mi?…
Bunları sunun için söylüyorum…
Emekçiler aralarındaki farklılıkları ne kadar azaltabilirse sermayenin karşısında o kadar güçlü olurlar.
Bu konuda sebep her ne olursa olsun, farklılıkların ön plana çıkarılması da sermayenin çıkarına hizmet etmektedir.
Burada dikkat çekmek istediğim nokta şu…
Sermayenin karşısında emekçilerin durumu neyse…
Emperyalizmin karşısında da ulus devletin durumu aynıdır…
Emperyalizm de sömürmek kaynaklarına el koymak istedikleri ülkeleri özellikle etnik ve dinsel parçalara ayırır.
Ve her defasında bunu “demokrasi” adına gerçekleştirerek ülkeleri etnik ve dini özgürlük temelinde parçalar.
Amaç
Kaynaklarına el koyup sömürdükleri ülkelerin birleşip, kendi ulusal değerlerine sahip çıkmalarını engellemek…
Onun için emekçilerin kaderiyle, ulus devletin kaderi bir noktada kesişir…
Çünkü her ikisi de birleşince kazanır…
Parçalanınca biliniz ki, kazanan emperyalizmdir…

30–06–2011
Nusret KEBAPÇI  

 
Toplam blog
: 207
: 398
Kayıt tarihi
: 07.07.06
 
 

Ben Ankara'da yaşayan kendi halinde okur yazar  bir öğretmenim...     ..